Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4243 E. , 2022/4749 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4243
Karar No : 2022/4749
DAVACI : … Mağazacılık Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. … , Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU :
1-.28/09/2018 tarih ve 30549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğe eklenen 12/C maddesinin,
2- 07/11/2018 tarih ve 30588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 12/C maddesinin değiştirilmesine ilişkin bulunan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, ” … ” markası altında perakende sektöründe 8000′ den fazla mağaza ile faaliyet yapıldığı, 28/09/2018 tarih ve 30549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana yönetmeliğe eklenen 12/C maddesi ile hızlı tüketim mallarının satışının yapıldığı büyük mağaza ve zincir mağazalar ile bayi, işletme ve özel yetkili işletmelerce, azami fiyatları tarifeyle belirlenen malların temini karşılığında üretici ve tedarikçiye birim miktar başına yapılacak ödemenin tarifedeki azami fiyatın %85’inden az olamayacağı düzenlemesinin getirildiği, 07/11/2018 tarih ve 30588 Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile 28/09/2018 tarihlhinde yönetmeliğe eklenen 12/C maddesinin değiştirildiği, yapılan ekleme değişiklik ile azami fiyatları tarifeyle belirlenen hızlı tüketim mallarının temini karşılığında üreticiye birim miktar başına yapılacak ödemenin, tedarikçiler ile büyük mağaza, zincir mağaza, bayi, işletme ve özel yetkili işletmeler için tarifedeki azami fiyatın %85’inden, bunların dışındaki perakende işletmeler için ise %80’inden az olamayacağı, büyük mağaza, zincir mağaza ve tedarikçilerce bir gün içinde üreticiden teslim alınan 1. fıkra kapsamındaki malların en fazla %5’inin satılamadığı gerekçesiyle iade edilebilir şeklinde düzenleme yapıldığı, yapılan düzenleme ve değişikliklerin tüketiciye bir faydasının bulunmadığı, örnek olarak, azami birim fiyatı 1,00 TL ekmeğin üreticisine en az 0,85 TL ödemek zorunda kalan zincir mağazaların ucuz ekmek satamayacağı, yönetmelikler yürürlüğe girmeden önce azami fiyatı 1,00 TL olan ekmeğin üreticilerden 0,50 TL’ye satın alınarak 0,60 TL’ye tüketiciye satılabildiği, artık aynı ekmeği 0,85 TL’ye almak zorunda kalan perakendecinin kar edebilmesi için en az 0,95 TL’ye satabileceği, bunun tüketici lehine olmadığı, perakende mağazalar ekmek için üreticiye 0,85 TL öderken bakkalların 0,80 TL ödemesinin ya da bakkallar dilediği miktarda ürün iade edebilirken, büyük mağazalar, tedarikçiler ve bayilerin yalnızca ürünlerin %5’ini iade edebildikleri, yapılan düzenlemelerde kamu yararının bulunmadığı, tüketici lehine bir durumun yaratılmadığı, ticaret yapma özgürlüğünün engellenerek, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık meydana getirildiği ve bu durumun toplumun geneli için olumsuz neticeleri olacağı, takdir yetkisinin serbestçe kullanılacak bir keyfiyeti ifade etmediği, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmesi gerektiği, büyük mağazaların hem ekonominin hem de çalışanların kayıt altına alınmasında önemli bir görev üstlendikleri, bu sektörün ayakta kalmasının ülke ekonomisi için önem arz ettiği, hak ve menfaatlerin korunması ve rekabet esaslarının ihlal edilmesinin adalet duygusunu incittiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Yönetmelik değişikliklerinin perakende işletmeler ile tedarikçiler karşısında rekabet gücü daha zayıf olan üreticilerin korunmasına, israfın önlenmesine ve kaynakların verimli kullanılmasına yönelik olduğu, üreticinin temel alındığı, tüketiciler aleyhine herhangi bir durum oluşmadığı, söz konusu ürünlerin belirlenen azami fiyatın altında satıldığına dair bir bilginin bulunmadığı, düzenlemelerin kamu yararı ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14/03/2022 tarih ve E:2021/3771, K:2022/840 sayılı kararı uyarınca; yargılama giderlerinin tamamının davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DDANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 28/09/2018 tarih ve 30549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile eklenen 12/C maddesinin ve 07/11/2018 tarih ve 30588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve ilgili Yönetmeliğin 12/C maddesinin değiştirilmesine ilişkin Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
28/09/2018 tarih ve 30549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 06/08/2016 tarih ve 29793 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğe 12/C maddesi eklenmiş; 07/11/2018 tarih ve 30588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile de söz konusu Yönetmeliğin 12/C maddesi, başlığı ile birlikte değiştirilmiştir.
Bu nedenle, 28/09/2018 tarih ve 30549 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu maddesinin, 07/11/2018 tarihinde değiştirildiği görüldüğünden, bu kısıma yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı, Perakende işletmelerin açılış ve faaliyete geçiş işlemlerinin kolaylaştırılması, perakende ticaretin serbest piyasa ortamında etkin ve sürdürülebilir rekabet şartlarına göre yapılması, tüketicinin korunması, perakende işletmelerin dengeli bir şekilde büyüme ve gelişmesinin sağlanması ve perakende işletmelerin faaliyetleri ile bunların birbirleri, üretici ve tedarikçilerle ilişkilerinin düzenlenmesi amacı ile yürürlüğe konulmuş olan 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un, 16. maddesinde; “(1) Bakanlık; a) Perakende sektörünün ve perakende işletmelerin ülke genelinde dengeli bir şekilde yayılması, büyümesi ve gelişmesine yönelik çalışmalar yapmaya, b)(…), c) İstatistiki bilgileri derlemeye, düzenlemeye ve yayımlamaya, ç) Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak oluşan tereddütleri gidermeye, ikincil düzenlemeler yapmaya ve her türlü idari tedbiri almaya, görevli ve yetkilidir.
(2)(2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 203 üncü maddesiyle değişik) Cumhurbaşkanı; a) (…)(1) faaliyet konusu ve kollarına göre perakende işletmelerin açılış ve faaliyete geçişinde, işletme sayısı ve bunların birbirlerine yakınlığı, ulaşım imkânları, işletmelerin çevreye, altyapıya ve trafiğe getireceği yükler ile can ve mal güvenliği riski gibi ekonomik, sosyal, demografik ve çevresel faktörler açısından gözetilecek kriterleri belirleyerek, PERBİS işyeri açma ve çalışma ruhsatı onay sürecine dâhil edilmek üzere belirlediği kriterleri Bakanlığa iletmeye ve bu hususlara ilişkin usul ve esasları yönetmelikle düzenlemeye, b) (…)(1) 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunda belirtilen diğer müesseseler ile bu Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki işletmelerin açılış ve faaliyeti ile kapanış işlemlerinin PERBİS üzerinden gerçekleştirilmesine yönelik konularda karar vermeye ve bu hususlara ilişkin usul ve esasları yönetmelikle düzenlemeye, c) Bu Kanun kapsamına giren hizmet sektöründeki işletmeleri faaliyet konusu, bulunduğu yerleşim yeri veya kolları bazında, Bakanlığın teklifi üzerine kapsam dışında tutmaya, yetkilidir. (3) Üst meslek kuruluşları, ikinci fıkranın (a) bendine göre verecekleri görüşlerini otuz gün içinde Bakanlığa bildirir.” hükmü, 17. maddesinde; (1) Bakanlık, bu Kanunun uygulanması, uygulamada çıkan sorunlar ve şikâyetlerle ilgili olarak perakende işletmeler nezdinde denetim yapmaya yetkilidir. (2) Yetkili idareler, yetki alanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla, doğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine, bu Kanun hükümleri çerçevesinde perakende işletmeler nezdinde ön inceleme mahiyetinde olmak üzere gerekli denetim ve uygulamaları yapmak ve önlemleri almakla görevli ve yetkilidir. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükmü getirilmiştir.
5362 sayılı Esnaf Ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun, “Fiyat tarifelerinin tespit şekli” 62. maddesinde; Bu Kanuna tabi esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı bulundukları odalarca hazırlanır ve odanın mensubu olduğu birlik yönetim kurulu tarafından fiyat tarifesinin sunulmasından sonra otuz gün içinde onaylanır veya reddedilir. Onaylanan fiyat tarifesi belediye, mülki amirlik ve ilgili odaya yedi gün içerisinde bildirilir ve bu andan itibaren yürürlüğe girer. Fiyat tarifeleri, uygulanacak azami hadleri gösterir.
Belediyeler veya o yerin en büyük mülki amiri tespit edilen bu tarifeleri uygun bulmadıkları takdirde esnaf teşekkülü ile anlaşmaya varamazlarsa onbeş gün içinde o yerin mülki amirinin ya da görevlendireceği yardımcısının başkanlığında, ticaret ve sanayi veya ticaret odasından bir temsilci ile esnaf ve sanatkârlar odaları birliği temsilcisinden teşekkül edecek bir komisyonda görüşülüp karar verilmesini isteyebilirler.
Komisyon kararları salt çoğunlukla alınır. Komisyon, tarifeleri uygun bulmadığı takdirde tarife yürürlükten kalkar.
Komisyon kararına karşı, ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren on gün içinde ticari davaları görmeye yetkili mahkeme nezdinde itirazda bulunabilirler. Bu mahkemenin kararı kesindir.” hükmü yer almıştır.
5174 sayılı Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunu’nun 12. maddesinin birinci fıkrası ı) bendinde; “Gerektiğinde 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununun 125 inci maddesinde sayılan mal ve hizmetlerin azamî fiyat tarifelerini, kendi üyeleri için, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe uygun olarak tespit etmek ve onaylamak.” görevine, Odaların görevleri arasında yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümler dayanak alınmak suretiyle, 06/08/2016 tarih ve 29793 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelik yayımlanmış, amacı; perakende ticarette uyulacak ilke ve kurallar ile perakende işletmelerin denetimine ve denetim sonucunda uygulanacak yaptırımlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek olarak belirlenmiş, perakende ticareti gerçekleştiren işletmelerin uymaları gereken ilke ve kurallar düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğe 28/09/2018 tarih ve 30549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile 12/C maddesi eklenmiştir.
Yönetmeliğin “Perakende işletmelerce üretici ve tedarikçiye yapılacak ödemeler” başlıklı 12/C maddesinde; “Hızlı tüketim mallarının satışının yapıldığı büyük mağaza ve zincir mağazalar ile bayi işletme ve özel yetkili işletmelerce, 5362 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 12 nci maddesi çerçevesinde azami fiyatları tarifeyle belirlenen malların temini karşılığında üretici ve tedarikçiye birim miktar başına yapılacak ödeme, tarifedeki azami fiyatın yüzde seksenbeşinden az olamaz.” kuralı getirilmiş, 07/11/2018 tarih ve 30588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile 12/C maddesi yeniden düzenlenmiş ve madde hükmünde; ” (1) 5362 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 12 nci maddesi çerçevesinde azami fiyatları tarifeyle belirlenen hızlı tüketim mallarının temini karşılığında üreticiye birim miktar başına yapılacak ödeme; tedarikçiler ile büyük mağaza, zincir mağaza, bayi işletme ve özel yetkili işletmeler için tarifedeki azami fiyatın yüzde seksen beşinden, bunların dışındaki perakende işletmeler için ise yüzde sekseninden az olamaz.
(2) Büyük mağaza, zincir mağaza ve tedarikçilerce bir gün içinde üreticiden teslim alınan birinci fıkra kapsamındaki malların en fazla yüzde beşi satılamadığı gerekçesiyle iade edilebilir.” kuralına yer verilmiştir.
Davacı tarafından bir ticari faaliyetle ilgili olarak üretici, tedarikçi ve satıcı arasında oluşan doğal piyasanın bu kural ile bozulduğu, örneğin ekmek satış fiyatı konusunda üst sınırı belirlenmiş iken bu düzenleme ile bir de üst sınır belirlenerek, daha düşük fiyattan satışın engellendiği ileri sürülmesine karşın, davalı idarece, düzenlemede tavan veya taban fiyat uygulamasının yer almadığı, üreticiye yapılan ödemeler için bir alt sınır getirildiği davacının üretim maliyetinden ziyade kâr marjının düşüyor olmasından şikayet ettiği belirtilmektedir.
Perakende işletmelerin faaliyetleri ile bunların birbirleri, üretici ve tedarikçilerle ilişkilerinin düzenlenmesi amacı ile yasa koyucu tarafından kabul edilen ve yukarıda hükümlerine yer verilen Yasa ile davalı idare yetkilendirilmiştir.
Esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı bulundukları odalarca hazırlanmakta, uygulanacak azami hadleri göstermektedir. 5362 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile 5174 sayılı Kanunun 12 nci maddesi çerçevesinde azami fiyatları tarifeyle belirlenen hızlı tüketim mallarının temini karşılığında üreticiye birim miktar başına yapılacak ödeme, tedarikçiler ile büyük mağaza, zincir mağaza, bayi işletme ve özel yetkili işletmeler için tarifeyle belirlenen azami haddin yüzde seksen beşinden, diğer perakende işletmeler için yüzde sekseninden az olamayacağı belirlenmekle birlikte, sözleşme dönemi içinde tarafların işletme ölçeğinde meydana gelen değişimler göz önünde bulundurularak, alacaklı üretici veya tedarikçinin küçük işletme, borçlunun ise büyük ölçekli işletme olduğu hâllerde, üretim tarihinden itibaren otuz gün içinde bozulabilen ve buna bağlı olarak insan sağlığı açısından tehlike teşkil etmesi muhtemel hızlı tüketim mallarına ilişkin ödemelerin süresinin de teslim tarihinden itibaren otuz günü geçemeyeceği, bu sürenin, vadeli araçlarla yapılan ödemelerin vadesi için de geçerli olduğu belirtilmiştir. Tarife ile tespit edilen hızlı tüketim mallarının birim miktarı başına ödenecek azami fiyatın perakende satış yapan tüm işletmeler için geçerli olması esası benimsenmekle birlikte alım satım gücü yüksek olan perakende satış yapan işletmelere göre daha düşük olan diğer perakendeci işletmeler için yüzde seksenbeş değil de yüzde seksen gibi birim miktar başına asgari ödeme miktarının belirlenmesinde, mali güce göre bir oranlamanın esas alınmasında, yine üreticinin desteklenmesi adına iade edilen düzenlemenin konusunu oluşturan hızlı tüketim mallarından satılmayanların en fazla yüzde beşinin iade edilebilmesinde amaca ve hakkaniyete aykırılık görülmemiştir.
Davalı idarece, Yasayla tanınan yetkinin, perakende satış yapan işletmelerin, tedarikçi ve üretici ile olan ilişkilerinin düzenlenmesi ya da üretici ve tedarikçilere yönelik ticaretin korunması ve devamlılığının sağlanması adına kullanılmasının, ticari işleyişe müdahale olarak adlandırılamayacağı gibi, yetki aşımı olarak da değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Kaldı ki, üreticiye yapılacak ödemede asgari bir oranın belirlenmemesi durumunda, tüketicilere daha düşük fiyattan satış yapılacağının kabulü mümkün değildir. Düzenleme ile yalnızca üretici ve küçük esnafı korumaya yönelik ticari hayatta eşitsizlik yaratıldığı ileri sürülmekte ise de, malın fiyatında bir değişiklik yapılmayıp, tedarikçi ya da üreticiye ödenecek tutarın asgari oranını belirlemekte, alım ve satım arasındaki kâr yine perakendeci tarafından saptanmakta, ancak alınan malın karşılığı tutarın daha hızlı üretici yada tedarikçiye dönüşü sağlanmakta, tutarın perakendecinin elinde kalma süresi kısalmaktadır. Dolayısıyla tüketiciye daha yüksek fiyattan satış yapılmasını gerektirir yüksek fiyattan bir mal alımı söz konusu olmadığından, davacı iddiasında isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14/03/2022 tarih ve E:2021/3771, K:2022/840 sayılı kararıyla Dairemizin 15/04/2021 tarih ve E:2018/5513, K:2021/1864 sayılı kararının, temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının onanması, davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Dava, 28/09/2018 tarih ve 30549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğe eklenen 12/C maddesinin ve 07/11/2018 tarih ve 30588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 12/C maddesinin değiştirilmesine ilişkin bulunan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dairemizin 15/04/2021 tarih ve E:2018/5513, K:2021/1864 sayılı kararıyla; 28/09/2018 tarih ve 30549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 07/11/2018 tarih ve 30588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin iptali istemi yönünden ise davanın reddine, 423,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 211,50 TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 211,50 TL’sinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 5.940,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5.940,00 TL vekalet ücretinin de davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Anılan kararın, davacı tarafından davanın reddine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından ise aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kararın davanın reddine ilişkin kısmı onanmış, davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı ise bozulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhinde hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade etmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14/03/2022 tarih ve E:2021/3771, K:2022/840 sayılı kararıyla, Dairemizin 15/04/2021 tarih ve E:2018/5513, K:2021/1864 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmı onanmış, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısma bağlı olarak davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı ise, “28/09/2018 tarih ve 30549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile getirilen düzenlemenin, 07/11/2018 tarih ve 30588 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirildiği ve davanın açıldığı 27/11/2018 tarihi itibarıyla yürürlükte olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından dava tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan bir düzenlemenin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşıldığından, davanın bu kısmında davalı idarenin haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Dairemizce verilen kararın davanın reddine ve davacı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı onanarak, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı ise temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğundan, gelinen noktada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda “kararın davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısımları” ile sınırlı olarak aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinden Dairemizin 15/04/2021 tarih ve E:2018/5513, K:2021/1864 sayılı kararı ile davacı üzerinde bırakılmasına hükmedilen ve İdari Dava Daireleri Kurulunun incelemesinden geçerek kesinleşen … TL mahsup edildikten sonra kalan … TL’nin de davacı üzerinde bırakılmasına,
2. Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
3. Taraflarca yatırılan posta gideri avansından artan kısmın karar kesinleştikten sonra istemleri halinde taraflara iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.