Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/507 E. , 2022/3303 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/507
Karar No : 2022/3303
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : 31 Aralık 2007 tarihli Başemir yazısı ile yürürlüğe giren MSY: 46-1 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Dernek Üyeliği İşlemleri Yönergesi’nin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde yer alan “İstisnai Memur”, “Devlet Memuru”, “Sözleşmeli Devlet Memurları” ibareleri ile “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde yer alan “İstisnai Memur”, “Devlet Memuru”, “Sözleşmeli Devlet Memurları” ibarelerinin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinde; sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, uygulama işlemine dayanak teşkil eden düzenleyici işlem için öngörülen dava açma süresi geçmiş olsa dahi, düzenleyici işlem veya uygulama işlemi yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği belirtilmekte olup; kanun koyucunun, düzenleyici işlemlerin mümkün olduğu kadar dava konusu edilip, yargı yerlerince hukukilik denetiminin yapılabilmesini sağlama amacını taşıdığı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Dernek Üyeliği İşlemleri Yönergesi’nin 31/12/2007 tarihli Başemir Yazısı ile yürürlüğe girdiğinde ihtilaf bulunmamaktadır. Dairemizin 21/03/2022 tarihli ara kararıyla da davalı idareden, dava konusu MSY: 46-1 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Dernek Üyeliği İşlemleri Yönergesi’nin ilan edilip edilmediği, edilmiş ise ne surette ve hangi tarihte ilan edildiği ile Yönergenin davacı Sendika veya sendika mensuplarına tebliğ edilip edilmediğinin, edilmiş ise buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin aslı veya onaylı birer suretlerinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği; davalı idare tarafından ara kararına cevaben verilen 16/05/2022 kayıt tarihli dilekçede, Yönergenin yürürlüğe girdiği tarihte ve kapsamındaki personelin görevli olduğu tüm kurumlara yazılı olarak ilan edildiği; Yönergenin yürürlüğe girdiği tarihte davalı idare teşkilatında görevli devlet memurlarının sendika üyeliği yasal olarak mümkün olmadığından dava konusu Yönergenin sendika tüzel kişiliğine karşı bir tebliğinin yapılmadığı belirtilmiştir.
Dava konusu Yönergenin, 23/01/2008 tarihli yazı ile davalı idare teşkilatında görevli personelin görev yaptığı kurumlara dağıtımının yapılması istenilmiştir. Ancak davacı Sendika tarafından dosyaya sunulan 18/09/2020 tarihli tutanakta imzası bulunanların Yönergenin ilan edildiği tarihte davalı idarenin personeli olarak görev yapıp yapmadıkları ortaya konulmadığı gibi yürürlüğe girdiği tarihte Yönergeden haberdar olduklarına ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı görüldüğünden, bu hususun netleştirilmesi üzerine davanın süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davacı Sendika tarafından, 31 Aralık 2007 tarihli Başemir yazısı ile yürürlüğe giren MSY: 46-1 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Dernek Üyeliği İşlemleri Yönergesi’nin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde yer alan “İstisnai Memur”, “Devlet Memuru”, “Sözleşmeli Devlet Memurları” ibareleri ile “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde yer alan “İstisnai Memur”, “Devlet Memuru”, “Sözleşmeli Devlet Memurları” ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; aynı maddenin 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine dava açabilecekleri; anılan Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan hükümlerin incelenmesinden görüleceği üzere; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği, ayrıca söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı halinde, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı Sendika tarafından, ilk olarak 31 Aralık 2007 tarihli Başemir yazısı ile yürürlüğe giren MSY: 46-1 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Dernek Üyeliği İşlemleri Yönergesi’nin bir kısım maddelerinin iptali istemiyle Danıştay Onikinci Dairesinin E:2020/4635 sayılı esasına kayıtlı davanın 27/10/2020 tarihinde açıldığı, anılan Dairenin 19/04/2021 tarih ve K:2021/1948 sayılı kararıyla dava konusu Yönergenin veya ilgili hükümlerinin hangi tarihte ve ne şekilde öğrenildiğinin ortaya konulamaması nedeniyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun şekilde düzenlenmeyen dava dilekçesinin otuz gün içerisinde yeniden dava açmakta serbest olmak üzere reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından verilen 12/07/2021 kayıt tarihli yenileme dilekçesinde; davalı idare bünyesine devlet memuru olarak görevli bir kısım üyelerinin dernek kurma taleplerinin davalı idare görevlilerince şifahen dava konusu edilen Yönerge uyarınca reddedilmesi üzerine bu durumdan 18/09/2020 tarihinde tutulan tutanak ile müvekkilinin haberdar edildiği belirtilerek Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Dernek Üyeliği İşlemleri Yönergesi’nin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde yer alan “İstisnai Memur”, “Devlet Memuru”, “Sözleşmeli Devlet Memurları” ibareleri ile “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde yer alan “İstisnai Memur”, “Devlet Memuru”, “Sözleşmeli Devlet Memurları” ibarelerinin iptali istemiyle bakılan davanın yenilendiği, Danıştay Onikinci Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2021/5677, K:2021/4850 sayılı kararıyla dosyanın Danıştay İkinci Dairesine; Danıştay İkinci Dairesinin 22/12/2021 tarih ve E:2021/18880, K:2021/5166 sayılı kararıyla da Dairemize gönderilmesi üzerine dosyanın Dairemiz esasına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Dernek Üyeliği İşlemleri Yönergesi’nin 31 Aralık 2007 tarihli Başemir yazısı ile yürürlüğe girdiği, dava dilekçesi ve ekinde dava açma süresini başlatacak nitelikteki bir uygulama işleminin ve bu işlemin davacı Sendikaya hangi tarihte tebliğ edildiğine dair bir belgenin sunulmadığı; sadece davalı idarenin personeli olan sendika üyeleri ile davacı Sendika yetkililerince imzalanan ve dava konusu Yönergeden 18/09/2020 tarihinde haberdar olunduğu hususunun tutanak altına alındığına ilişkin 18/09/2020 tarihli belgenin dosyaya sunulduğu görülmektedir.
Dairemizin 21/03/2022 tarihli ara kararıyla da davalı idareden, dava konusu MSY: 46-1 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Dernek Üyeliği İşlemleri Yönergesi’nin ilan edilip edilmediği, edilmiş ise ne surette ve hangi tarihte ilan edildiği ile Yönergenin davacı Sendika veya sendika mensuplarına tebliğ edilip edilmediğinin, edilmiş ise buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin aslı veya onaylı birer suretlerinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği; davalı idare tarafından ara kararına cevaben verilen 16/05/2022 kayıt tarihli dilekçede, Yönergenin yürürlüğe girdiği tarihte ve kapsamındaki personelin görevli olduğu tüm kurumlara yazılı olarak ilan edildiği; Yönergenin yürürlüğe girdiği tarihte davalı idare teşkilatında görevli devlet memurlarının sendika üyeliği yasal olarak mümkün olmadığından dava konusu Yönergenin sendika tüzel kişiliğine karşı bir tebliğinin yapılmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda, davacı Sendika tarafından bir kısım maddelerinin iptali istenilen Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Dernek Üyeliği İşlemleri Yönergesi’nin 31 Aralık 2007 tarihli Başemir yazısı ile yürürlüğe girdiği ve davalı idare teşkilatında görevli tüm personele ilan edildiği dikkate alındığında anılan tarihten itibaren 60 gün içerisinde açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 27/10/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın esasının, yukarıda anılan mevzuat uyarınca süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, davalı idarenin personeli olan sendika üyeleri ile davacı Sendika yetkililerince imzalanan ve dava konusu Yönergeden 18/09/2020 tarihinde haberdar olunduğu hususunun tutanak altına alındığına ilişkin 18/09/2020 tarihli belge üzerine davanın açıldığı görülmekle birlikte; anılan tutanağın düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bir uygulama işlemi olarak da kabulü mümkün görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, aşağıda ayrıntısı gösterilen … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde, posta gideri avansından artan tutarın ise kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz edilebileceğinin taraflara duyurulmasına, 16/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.