Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5296 E. , 2022/3729 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/5296
Karar No : 2022/3729
DAVACILAR : 1) …
2) …
3) …
VEKİLLERİ : 1) Av. …
2) Av. …
DAVALI : … Genel Müdürlüğü
DAVANIN ÖZETİ : Davacılar tarafından, 18/06/2022 tarih ve 31870 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği”nin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Nöbetçi Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun’un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış, Kanun’un 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde, uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Dava dilekçesi incelendiğinde, Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliğinin Anayasaya, uluslararası sözleşmelere, Lozan Antlaşmasına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Vakıflar Kanununa ve mevzuatlara aykırı olduğu ileri sürülmesine karşın yönetmeliğin hangi hususlar bakımından söz konusu hukuk normlarına aykırılığı ortaya konulmaksızın açılan davada, dilekçe içeriğinde anılan Yönetmeliğin 6. maddesine, 8. maddesine, 9. maddesine, 10. maddesine 12. maddesine, geçici 1. maddesine ilişkin hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği, dilekçenin sonuç kısmında yine anılan yönetmeliğin tümünün iptalinin ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği görülmektedir.
Davacılar tarafından, dava konusu Yönetmeliğin tümünün iptali murad edilmekte ise hukuka aykırılık sebeplerinin açıkça ortaya konulması suretiyle; dilekçede sayılan maddelerin iptali istenilmekte ise dilekçenin sonuç kısmının bu isteğe uygun şekilde düzenlenmek suretiyle davanın tereddüte yer bırakmayacak şekilde açılması gerekmektedir.
Bu durumda, yönetmeliğin tümünün iptalini gerektiren hususlar açıklanmaksızın, sadece dilekçe içeriğinde belirtilen maddelerin hukuka aykırılık gerekçeleri üzerinde durularak sonuçta yönetmeliğin tümünün iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenerek dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, kesin olarak, 18/08/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.