Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/579 E. , 2022/2617 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/579
Karar No : 2022/2617
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
2- … Bakanlığı
3- … Bakanlığı
4-… Bakanlığı
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından;
1- 19/01/2005 tarih ve 25705 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği’ne 18/12/2020 tarih ve 31338 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile eklenen “Acil Kullanım Onayı (AKO)” başlıklı 10/A maddesinin 1. fıkrasının yürütmesinin durdurulması ve iptali,
2- İçişleri Bakanlığının “Bazı Faaliyetler için PCR Testi Zorunluluğu” konulu, 20/08/2021 tarih ve 13441 sayılı Genelgesi’nin 4. ve 5. maddelerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali,
3-11.530,00 TL (1000 gram sertifikalı külçe gümüşün davanın açıldığı tarihteki TL cinsinden değeridir.) manevi tazminatın faiz tahakkuk ettirilmeden karar tarihindeki 1000 gram sertifikalı gümüşün piyasaya değeri üzerinden ödenmesine karar verilmesi,
istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller” başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun’un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, otuz gün içinde bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında da, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Öncelikle usûle ilişkin olarak; uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinde yer alan “aynı yanlışlık” ifadesinden ne anlaşılması gerektiğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Kanun maddesinde düzenlenen hususun aynı yanlışlıkların tekrarlanması olduğu, ancak bu durumda davanın reddedileceği, aynı yanlışlık kapsamına girmeyen durumlarda ise yeniden dilekçe ret kararı verilmesi gerektiği açıktır.
Dilekçenin reddedilmesi üzerine verilen yenileme dilekçesinde yanlışlıklardan bir kısmının düzeltilmesi hâlinde ise, artık aynı yanlışlığın varlığından söz edilemeyecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden;
-Dairemizin 14/10/2021 tarih ve E:2021/5623, K:2021/4756 sayılı kararıyla; davacı tarafından aşıların acil kullanım onayına yönelik düzenleme içeren Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nin 10/A maddesinin 1. fıkrasının; Sağlık Bakanlığının Covid Sağlık Çalışanları Rehberi’nin ve bu Rehber’de yer alan PCR testi, maske, HES kodu, kapatma gibi uygulamalara ilişkin tüm idari işlemlerin; İçişleri Bakanlığının “Bazı Faaliyetler için PCR Testi Zorunluluğu” konulu, 20/08/2021 tarih ve 13441 sayılı Genelgesi’nin iptalinin ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği, dava dilekçesinde, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi olmayan birden fazla istemin yer aldığı, ayrıca Covid Sağlık Çalışanları Rehberi’nin ve bu Rehber’de yer alan uygulamalara ilişkin tüm işlemlerin iptali gibi muğlak, tarih ve sayısı belli olmayan istemlere yer verildiği, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddesine uygun düzenlenmediği, davanın, 2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddesine uygun olarak yenilenen bir dilekçeyle açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği;
– Yenilenen dava dilekçesinde; davacı tarafından aşıların acil kullanım onayına yönelik düzenleme içeren Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nin 10/A maddesinin 1. fıkrasının; salgının seyrine göre kişilerin toplu olarak bulunduğu diğer etkinlikler veya faaliyetlere katılacak hastalığı geçirmemiş veya aşısız kişiler için İl / İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararlarıyla HES kodu üzerinden PCR test kontrolü zorunluluğu getirilebileceği ve salgınla mücadele sürecinde salgının yayılımını artıran tokalaşma/sarılma gibi faaliyetlerden bir müddet daha uzak durulmasının öneminin vatandaşlarımıza hatırlatılmasına yönelik çalışmaların valilik ve kaymakamlıkların koordinasyonunda sürdürüleceğine ilişkin düzenlemeler içeren İçişleri Bakanlığının “Bazı Faaliyetler için PCR Testi Zorunluluğu” konulu, 20/08/2021 tarih ve 13441 sayılı Genelgesinin 4. ve 5. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasının; ayrıca 11.530,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda üzerinde durulması gereken husus, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği kuralına istinaden dilekçenin reddedilmesi akabinde davanın reddine karar verilebilmesi için yenileme dilekçesinde yapılan yanlışlıkların, bir önceki dilekçede yapılan yanlışlıkların aynısı olup olmadığıdır.
Yenilenen dava dilekçesi incelendiğinde, davacı tarafından verilen yenileme dilekçesinin ilk dilekçe ile birebir aynı olmadığı, aynı yanlışlıkların tekrarlanmadığı, dilekçe ret kararına esas alınan dilekçe ile bu karar üzerine verilen yenileme dilekçesinde yapılan hataların birbirinden farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından yenilenen davada, dava konusu edilen düzenlemeler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı, dava konusu düzenlemelerin amaç ve kapsamlarının birbirinden farklılık arz ettiği dikkate alındığında, ayrı ayrı değerlendirilmeleri ve hukuka uygunluk denetimlerinin ayrı ayrı yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, her idari işlem aleyhine ayrı dilekçe ile dava açılması gerekmektedir.
Ayrıca 11.530,00 TL manevi tazminatın da hangi düzenleme nedeniyle talep edildiği belirtilerek, o düzenlemenin iptali istemiyle birlikte aynı dilekçede dava konusu edilmesi gerektiği de açıktır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, dava konusu edilen ve aşıların acil kullanım onayına yönelik düzenlemenin de yer aldığı 19/01/2005 tarih ve 25705 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliğinin, 11/12/2021 tarih ve 31686 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış olduğu hususunun da davanın yenilenmesi halinde dikkate alınması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, istemi halinde … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta avansından artan kısmının davacıya iadesine, 17/05/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.