Danıştay Kararı 10. Daire 2022/5890 E. 2022/4941 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/5890 E.  ,  2022/4941 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/5890
Karar No : 2022/4941

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMALARIN_ÖZETİ : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, Şırnak ili, Beytüşşebap ilçesi, … köyü, … mezrasında ikamet etmekte iken terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığı ve halen dönüş yapamadığı belirtilerek mal varlığına ulaşılamadığından bahisle uğranılan zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan 26/04/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; … İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının, davalı vekili tarafından 22/04/2022, davacı vekili tarafından 14/06/2022 tarihinde kayda giren ve Danıştaya hitaben verilen dilekçeler ile temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun’la idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun’un anılan Kanun’la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun’un “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin anılan maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştay’da temyiz isteminde bulunulabileceği; “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde 6. fıkrada sözü edilen kararın Danıştay’ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (b) bendinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup; aynı Kanun’un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun’da öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmin edilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının başvurusunda ve dava dilekçesinde herhangi bir miktar belirtilmediği görüldüğünden; uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (b) bendi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, .Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararı 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin diğer bentlerinde sayılan davalara da ilişkin olmaması nedeniyle, her ne kadar Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, tarafların TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE, yatırılan posta ücretinden artan kısmın davalı idareye iadesine, 08/11/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.