Danıştay Kararı 10. Daire 2022/6369 E. 2022/5274 K. 16.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/6369 E.  ,  2022/5274 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/6369
Karar No : 2022/5274

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, … ili, … ilçesi, … köyü, … Mezrasında bulunan mal varlığına terör olayları sebebiyle 1988 yılından beri ulaşamadığından bahisle, 5233 sayılı Kanun kapsamında uğranıldığı iddia edilen zararların tazminine yönelik olarak 13/05/2019 tarihinde yapılan başvurunun 30/05/2007 tarihine kadar olan döneme ilişkin kısmının süre yönünden, bu tarihten sonraki döneme ilişkin kısmının ise vatandaşların mal varlıklarını kullanmalarına herhangi bir engel, yasaklama kararı ya da terör kaygısı olmadığından bahisle reddine dair … tarih ve … sayılı Siirt Valiliği Terör Zararları Tespit Komisyonu Başkanlığı 1 No’lu Zarar Tespit Komisyonu Kararının maddi tazminat yönünden iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… Temyiz No:… sayılı kararıyla; temyiz incelemesine konu edilmek istenilen davanın, idari başvurusunun 150.000,00-TL maddi tazminat istemine ilişkin olması, diğer bir değişle dava değerinin 150.000,00 TL olması sebebiyle, davanın değeri itibarıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde sayılan temyiz yolu açık olan davalardan olmaması (temyiz parasal sınırının 2022 yılı itibariyle 261.000,00-TL) nedeniyle, iş bu davada verilen idare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusuna ilişkin Daire kararının kesin olduğu, bu karara karşı temyiz yolu kapalı olduğundan, davacının temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu uyuşmazlığın 2019 yılına ait olduğu, bu nedenle de 2019 yılına ait parasal sınırın uygulanması gerektiği, aksi yöndeki Bölge İdare Mahkemesi kararının dava açma hakkı, mahkemeye erişim hakkı ve hükmün denetlenmesini talep hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.” kuralı yer almış, maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar”da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; aynı Kanun’un Ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 25/11/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL olduğu görülmüştür.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; “verilen kararların tarihine göre” değil, açılan davalardaki parasal miktara göre belirleneceği hükme bağlandığından, bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırlar yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; … ili, … ilçesi, … köyü, … mezrasından terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığını iddia eden davacı tarafından, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 5233 sayılı Kanun kapsamında 150.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Siirt Valiliği Terör Zararları Tespit Komisyonu Başkanlığı 1 No’lu Zarar Tespit Komisyonu Kararının maddi tazminat yönünden iptali istemiyle 25/11/2019 tarihinde davanın açıldığı, davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine Bölge İdare Mahkemesince kesin olarak karar verildiği, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı tarafından temyizi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla da dava değerinin 150.000,00 TL olması sebebiyle, davanın değeri itibarıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde sayılan temyiz yolu açık olan davalardan olmaması (temyiz parasal sınırının 2022 yılı itibariyle 261.000,00-TL) nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verildiği, anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasının davacı tarafından istenildiği anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı 25/11/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL, davaya konu edilen tazminat miktarının ise 150.000,00 TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2019 yılındaki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; bakılan dava 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığından, uyuşmazlıkta verilecek kararın temyiz edilebileceği açık olup temyiz dilekçesinin verilmesi üzerine dosyanın tekemmülünün sağlanarak Danıştay’a gönderilmesi gerekirken temyiz isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabul edilerek temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.