Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/6728 E. , 2022/5039 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/6728
Karar No : 2022/5039
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. ve 5. maddelerinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması ile anılan Yönetmeliğin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla somut norm denetimi yoluyla iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun’un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin konu ve sonuç kısmında, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. ve 5. maddelerinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemine yer verilmesine rağmen, dilekçenin içeriğinde, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği, diğer yandan dilekçede Yönetmeliğin bir bütün olarak iptal edilmesi gerektiği iddia edilirken aynı zamanda hukuka aykırılık iddiaları açıkça ortaya konularak ek 5. maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinin iptalinin ve yürütülmesinin durdurulmasının istenildiği görülmektedir.
Dilekçenin konu ve sonuç kısmında iptali istenilen 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi incelendiğinde, serbest çalışan hekimlerin muayenehanelerine müracaat eden hastalarının teşhis ve tedavilerini özel hastanelerde yaptırmalarına ilişkin Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin yanı sıra, aynı fıkranın (e) bendinin (4) numaralı alt bendi ile (o) bendinin de değiştirilmiş olduğu, söz konusu hükümlerin ise doğrudan serbest çalışan hekimlere yönelik olmadığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında devlet üniversitelerinde profesör ve doçent olan öğretim üyeleri ile vakıf üniversitesi kadrosunda bulunan tıp ve diş hekimliği fakültelerindeki öğretim üyelerinin özel hastanelerde çalışmalarına yönelik olduğu görülmekle, dosya kapsamından, davacı tarafından Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı fıkranın (o) bendinin de iptalinin istenip istenmediği ve anılan hükümlere yönelik davacının menfaatinin ne şekilde etkilendiği, Yönetmeliğin tamamına yönelik bir iptal isteminin olup olmadığı açık ve net olarak anlaşılamamaktadır.
Bu haliyle dava dilekçesinin konu ve sonuç kısmıyla içeriği arasında çelişki bulunduğu ve dava konusu edilen Yönetmelik değişikliğinin tam olarak hangi hükümlerinin iptalinin istenildiğinin açıkça anlaşılamadığı, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin hangi maddelerinin veya maddelerin hangi kısımlarının dava konusu edildiği açıkça gösterilerek, bu kısım ya da kısımlara yönelik iptal isteminde bulunulması, iptali istenilen her bir düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık sebeplerinin ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin -menfaatini ortaya koyan bilgi ve belgeler de sunulmak suretiyle- farklı hususlara yönelik düzenlemeler bakımından ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
Öte yandan, Anayasa’nın, “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152. maddesinde, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda, her ne kadar davacı tarafından, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla somut norm denetimi yoluyla iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmekte ise de, bakılmakta olan davada, ancak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Anayasaya aykırılığı ileri sürülerek iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulabileceğinden, yenilenecek olan dilekçede bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiği muhakkaktır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenerek noksanı tamamlandıktan sonra dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun’un 15. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, kesin olarak 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.