Danıştay Kararı 10. Daire 2022/756 E. 2022/3756 K. 12.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/756 E.  ,  2022/3756 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/756
Karar No : 2022/3756

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Av. …
2- … Kalkınma Ajansı /…
VEKİLİ: Av. …

TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 2018 ve 2019 yılları Kalkınma Ajansı payı ödemelerine ilişkin olarak Şubat 2020 Maliye gelirleri payından … Kalkınma Ajansı adına 42.214.336,46 TL kesinti yapılması işleminin; iptali ile mezkur bedelin kesinti tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline, kesinti yapılan tutarın kesinti tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, Sayıştay Başkanlığının 2018 yılı Kalkınma Ajansları Denetim Raporunda; “5449 sayılı Kanun’da yer alan hükmün anlaşılması için yürürlüğe girdiği tarihteki mevzuatın dikkate alınması gerektiği, borçlanmanın hariç bırakılmasına ilişkin ifadenin Kanunun yayımlandığı tarihte yürürlükte olan mülga yönetmelik hükümleri uyarınca borçlanmanın gelir kalemleri arasında sayılmasından kaynaklandığı, daha sonra yürürlüğe giren yönetmelik hükümleriyle borçlanmanın gelir unsuru olmaktan çıkarıldığı, dolayısıyla Kanunda bahsi geçen “borçlanmanın hariç tutulması” amacının yeni yönetmelik ile yerine getirildiği, belediye ve il özel idarelerin gelir kesin hesap cetvellerinde yer alan pay hesabına esas gelir kalemlerinin toplamından borçlanmanın çıkarılmasının ikinci kez borçlanmanın hariç tutulması anlamına geleceği, bu durumun Kanun’un amacına aykırılık teşkil edeceği, bütçe geliri niteliğinde olmayan borçlanma tutarının, ajans katkı payı hesaplanırken bütçe gelirlerinden indirilmemesi gerektiği, aksi uygulamanın ajansların eksik katkı payı almalarına, mali yapılarının olumsuz etkilenmelerine sebep olacağı” şeklinde belirtilen görüşüne ve idarelerinin tespitlerine uygun olarak dava konusu işlemin tesis edildiği, İdarelerinin dava konusu borç alacak ilişkisinde taraf olmadığı, itiraz ve iade taleplerinin Belediye ve Kalkınma Ajansına yapılması gerektiği, hukuka aykırı Mahkeme Kararının yürütülmesinin durdurulması ve temyiz incelemesi sonrasında kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından, davacı belediyenin idarelerine aktaracağı pay hesabında borçlanma tutarını pay hesabından düştüğü, borçlanma tutarının zaten belediyenin gelir kalemi olmadığından hesaba dahil edilmediği, gelir kalemi olarak bütçeye girmeyen bir meblağın ajans katkı payından düşülmesinin borçlanma tutarlarının ikinci defa düşülmesi anlamına geleceği, bu durumun hakkaniyete ve kanun mantığına aykırı olduğu, ileri sürülmektedir.
Davalılar yanında Müdahil Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, kalkınma ajanslarına aktarılacak paylar bakımdan borçlanma tutarının matrahtan indirilmesi yönündeki talebin yasal mevzuat ve Sayıştay denetim raporları gereği hukuken kabulünün mümkün olmadığı, aksi yöndeki yaklaşımın hukuk kuralının amaçsal yorumuna aykırılık teşkil edebileceği, Kanunun amacı hilafına kalkınma ajanslarının eksik katkı payı almalarına ve dolayısıyla mali yapılarının olumsuz etkilenmelerine neden olacağı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davalı İstanbul Kalkınma Ajansının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin ve davalılar yanında müdahilin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptali ile kesinti yapılan tutarın davacıya ödenmesine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı İstanbul Kalkınma Ajansına iadesine, artan posta ücretlerinin aidiyetine göre iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.