Danıştay Kararı 10. Daire 2022/8335 E. 2022/6574 K. 27.12.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/8335 E.  ,  2022/6574 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/8335
Karar No : 2022/6574

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Valiliği
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Mağazacılık Gıda Tekstil Petrol Elektronik Turizm Nakliyat İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN_ÖZETİ: Savunma alınmamıştır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:

Dava; davacı şirket tarafından, “…” isimli alışveriş merkezinin 6-7 Ekim 2014 tarihlerinde gerçekleşen terör kaynaklı şiddet olaylarında tahrip edildiğinden bahisle 5233 sayılı Kanun kapsamında zararlarının tazmin edilmesi istemiyle yapılan başvuru neticesinde 233.357,94 TL ödeme teklif edilmesine ilişkin Batman Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; … İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere reddedildiği, davalı idare tarafından … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun’la idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun’un anılan Kanun’la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun’un “İstinaf” başlıklı 45. maddesi, 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin anılan maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştay’da temyiz isteminde bulunulabileceği; “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesi, 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği, kurala bağlanmıştır.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup aynı Kanun’un Ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun’da öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2022 yılı için temyiz sınırı 261.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Bu durumda; 233.357,94 TL ödeme teklif edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı, ayrıca davaya konu edilen parasal miktarın, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihindeki güncel temyiz parasal sınırın altında kaldığı görüldüğünden, … Bölge İdare Mahkemesince verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmiş ise de kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, temyiz aşamasında yatırılan posta avansı miktarından artan kısmın isteği halinde davalı idareye iadesine, 27/12/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Temyiz başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.” kuralı yer almış, maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; aynı Kanun’un Ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 23/12/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL olduğu görülmüştür.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan tam yargı davalarında verilen kararların, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; “verilen kararların tarihine göre” değil, açılan davalardaki parasal miktara göre belirleneceği hükme bağlandığından; bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırlar yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davanın 233.357,94 TL ödeme teklif edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle 23/12/2019 tarihinde açıldığı, dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolunda verilen karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince reddi üzerine anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istemiyle temyiz başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı 23/12/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL; davada iptal istemine konu işlemin miktarın 233.357,94 TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2019 tarihindeki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; bakılan dava 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığından, temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.