Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/8512 E. , 2022/6559 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/8512
Karar No : 2022/6559
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Davacı … vekili Av. … tarafından, Kars ili, Sarıkamış ilçesinde askerlik görevini yapmakta iken vefat eden müvekkilinin kardeşi … adına şehitlik unvanı verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle … Bakanlığı’na karşı açılan davada, Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Erzurum İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 12/10/2022 tarih ve E:2022/2267, K:2022/2071 sayılı karar ile Erzurum 2. İdare Mahkemesinin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 18/11/2022 tarih ve E:2022/2056, K:2022/2013 sayılı kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Yasanın 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesinin 1. fıkrasında; göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.
30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7329 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na eklenen “Askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklara dair hükümler” başlıklı 20/C maddesinin 1. fıkrasında, “Bu madde; Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar ve yedek astsubaylar ile erbaş ve erleri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır.” hükmüne yer verilmiş; 13/07/2022 tarih ve 31892 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7415 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile de anılan fıkraya, “Bu uyuşmazlıkların çözümünde ilgilinin görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir.” hükmü eklenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Ankara 2. İdare Mahkemesinin 28/04/2022 tarih ve E:2021/2702, K:2022/875 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 08/09/2022 tarih ve E:2022/3908, K:2022/2969 sayılı kararıyla, 2577 sayılı Kanun’un 20/C maddesi uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde davacının görev yaptığı Kars ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Erzurum Bölge İdare Mahkemesinin bulunduğu yerdeki Erzurum İdare Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine iadesine karar verilmesi sonucu Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Erzurum İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 12/10/2022 tarih ve E:2022/2267, K:2022/2071 sayılı karar ile Erzurum 2. İdare Mahkemesinin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 18/11/2022 tarih ve E:2022/2056, K:2022/2013 sayılı kararı üzerine yetki uyuşmazlığının ortaya çıktığı anlaşılmıştır.
Bakılan davada ortaya çıkan yetki uyuşmazlığının çözüme kavuşturulabilmesi için 13/07/2022 tarih ve 31892 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7415 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 2577 sayılı Kanun’un 20/C maddesinin 1. fıkrasına eklenen özel yetki kuralının bu davada uygulanıp uygulanamayacağının ortaya konulması; başka bir deyişle, özel yetki kuralının yürürlüğe girdiği 13/07/2022 tarihinden önce İdare Mahkemelerince esasa ilişkin olarak verilen nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurularında, anılan özel yetki kuralının istinaf mahkemelerince dikkate alınıp alınmayacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır.
Usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usul işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir. Başka bir deyişle, tamamlanmış usul işlemleri, yeni yürürlüğe giren usul hükmünden etkilenmeyecektir.
Nitekim, medeni yargılama hukukuna ilişkin usul kanunu niteliğindeki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 448. maddesinde, “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.” denilmek suretiyle usul hükümlerinin zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık ilkesi benimsenmiş, tamamlanmış işlemler ise istisna kapsamında tutulmuştur.
Dava, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayan ve bir kararla sonuçlanıncaya kadar devam eden çeşitli usul işlemlerinden ve aşamalarından oluşmaktadır. Yargılama sırasında yapılan bir usul işlemi ve kesiti tamamlanmış ise artık yeni kanun o usul işlemi hakkında etkili olmayacak dolayısıyla da uygulanmayacaktır.
Bu açıklamalar kapsamında, usul kurallarından biri olan yetki kuralının nihai karar verilinceye kadar mahkemece gözetilmesi, yeni bir yetki kuralının yürürlüğe girmesiyle birlikte derhal uygulanırlık ilkesi uyarınca yetkisizlik kararı verilerek dava dosyasının yetkili Mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir. Zira, dava dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girdiği andan nihai kararın verilmesi anına kadarki süreçte yetki kuralına ilişkin usul işleminin tamamlandığından söz edilemez. Ancak, nihai kararın verilmesiyle mahkemece dosyadan el çekildiğinden esasa ve usule ilişkin tüm işlemler tamamlanmış olacaktır. Nihai kararın verildiği tarih itibarıyla yetkili mahkemece uyuşmazlık çözüme kavuşturulmuş olacağından, sonradan yürürlüğe giren yetki kuralı Mahkemenin yetkisizliği sonucunu doğurmayacaktır.
Bakılan davada, Ankara 2. İdare Mahkemesince 13/07/2022 tarih ve 31892 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7415 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 2577 sayılı Kanun’un 20/C maddesinin 1. fıkrasına eklenen özel yetki kuralı yürürlüğe girmeden önce 28/04/2022 tarihinde uyuşmazlığın esası hakkında nihai karar verilerek usule ilişkin işlemler tamamlanmış olduğundan, anılan özel yetki kuralının uygulanamayacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacının kardeşi … adına şehitlik unvanı verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle Milli Savunma Bakanlığı’na karşı açılan davada, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili olan Mahkemenin, genel yetki kuralı gereğince dava konusu işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın Ankara 2. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Erzurum 2. İdare Mahkemesi’ne ve taraflara bildirilmesine, 27/12/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.