Danıştay Kararı 12. Daire 2018/1161 E. 2022/3118 K. 30.05.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/1161 E.  ,  2022/3118 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1161
Karar No : 2022/3118

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …’yu temsilen Türkiye … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kocaeli Karaaraçları ve İş Makineleri Tamir Fabrikası Komutanlığında işçi statüsünde çalışan davacının, iş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 30/03/2015 tarihli işlemin iptali iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 13/09/1995 tarihinde uzman çavuş olarak görev yapmakta iken yaralandığı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Eski Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananların İşçi Olarak Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamına sadece zorunlu askerlik hizmetini yaptığı esnada malulen emekliye ayrılmayı gerektirmeyecek şekilde yaralananların dahil olması sebebiyle, uzman çavuş olarak görev yapmakta iken yaralanan davacının bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının sözleşmesinin feshinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin ikinci fıkrasına uygun olmadığı, aynı Kanun’un 18. maddesinde sayılan sebeplerin de davacı hakkında geçerli olmadığı, feshin sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği, davacının gereken şartları taşıdığının işe alınırken davalı kurum ve İŞKUR tarafından tespit edildiği, kazanılmış hakkın söz konusu olduğu, davalı idarenin kendi hatasına dayanarak işlemi her zaman geri alamayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 4847 sayılı Kanun’un 30. maddesi gereğince istihdam hakkının terörle mücadelede yaralanan herkesi kapsamadığı, davacının adli yargıda da dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, dava konusu işlemin iş mevzuatından kaynaklandığı, idari işlem olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 13/09/1995 tarihinde Batman ili, Sason ilçesinde terörle mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonda yaralanan davacı, 09/09/2013 tarihinde Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Eski Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananların İşçi Olarak Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında, Kocaeli Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne iş başvurusunda bulunmuştur.
Başvurusuna istinaden anılan Yönetmelik hükümleri uyarınca Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kocaeli Karaaraçları Bakım Merkezi Komutanlığında saat ücretli işçi statüsünde 17/02/2014 tarihinde işe başlamıştır.
Ancak; davacının dosyasının incelenmesi neticesinde, zorunluk askerlik görevi sırasında değil, uzman çavuş olarak görev yapmakta iken malul sayılmayacak şekilde yaralandığının tespiti üzerine 31/03/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 30/03/2015 tarihli işlemle iş sözleşmesi feshedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan; davacı tarafından 24/04/2015 tarihinde … İş Mahkemesinde işe iadesine karar verilmesi talebiyle açılan davada verilen “davanın kabulü ile feshin geçersizliği ve işe iadesi” yönündeki karar; Yargıtay … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla bozularak davanın reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idari dava türleri olarak; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptali için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların sayıldığı ve idari yargının, idari eylem ve işlemlerin hukuki denetimini yapmakla görevli olduğu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının, idari dava türlerinden biri olduğu, idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdarenin, İdare hukuku alanında, kamu gücüne dayalı olarak re’sen ve tek yanlı irade açıklaması ile tesis ettiği işlemler, hukuk alanında yeni durum oluşturmasıyla idari işlem kimliği kazanmakta ve kural olarak bu işlemler, özel yasal düzenlemeler dışında idari yargı denetimine tabi bulunmaktadır.
Kamu işçiliği için iş sözleşmesinin imzalanması öncesindeki sürecin tamamen idare hukuku alanında bulunduğu ve idarelerce; kamu gücü kullanılarak re’sen ve tek taraflı olarak, idare hukuku ilkeleri içinde tesis edildiği açık olmakla birlikte; özel sektör işçilerinin iş hukukundan kaynaklanan tüm uyuşmazlıkları ile kamuda çalışan işçilerle iş sözleşmesi imzalandıktan sonraki iş mevzuatına dair uyuşmazlıkların, iş hukukuna ve dolayısıyla adli yargının görev alanına girdiği hususu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının saat ücretli işçi olarak iş sözleşmesini imzalaması üzerine 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışmaya başladığı ve davalı idarece söz konusu iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, öte yandan; davacı tarafından aynı konuda iş mahkemesinde açılan davanın, adli yargı yerince yargılaması yapılarak işin esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünün adli yargı mercilerinin görevinde olmasına rağmen, işin esasına girilerek verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 30/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.