Danıştay Kararı 12. Daire 2018/1266 E. 2022/3699 K. 14.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/1266 E.  ,  2022/3699 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1266
Karar No : 2022/3699

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Atakum Belediye Başkanlığında …olarak görev yapan davacının, yedi yıllık fiili uzman erbaş hizmet süresini tamamlamamış olduğundan bahisle görevine son verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı ve …tarih ve E.…sayılı işlemlerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’n 14. maddesi ile 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 5. maddesine; “Uzman erbaşların 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92. maddesi hükmünden yararlanabilmeleri için en az yedi hizmet yılını tamamlamış olmaları gerekir.” hükmünün eklendiği, bu kapsamda 09/05/2011 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak göreve başlayan davacının 31/12/2015 tarihinde sözleşmesinin sona ermesi neticesinde kendi isteği ile görevinden ayrılmak suretiyle anılan kurumda 4 yıl 7 ay 22 günlük fiili uzman erbaş statüsünde hizmetinin olduğu, davacı tarafından, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 5. maddesinde yapılan düzenlemenin 10/02/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, buna karşın kendisinin 31/12/2015 tarihi itibarıyla görevinden ayrıldığı belirtilerek söz konusu kanun değişikliğinin kendisine uygulanamayacağı, görevinden ayrıldığı tarihteki yasal düzenlemeler dikkate alınarak görevinin devamına karar verilmesi gerektiğinin iddia edildiği, ancak söz konusu düzenlemede, Kanun’un yürürlük tarihinden önce görevinden ayrılmış olanlara ilişkin herhangi bir istisna hükmüne yahut geçici maddeye yer verilmediği, bu itibarla uzman erbaşların 10/02/2016 tarihinden itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi kapsamında açıktan atanabilmeleri için görevlerinden ayrıldıkları tarihe bakılmaksızın en az 7 hizmet yılını tamamlamış olmalarının gerektiği, bu durumda, 09/05/2011-31/12/2015 tarihleri arasında toplamda 4 yıl 7 ay 22 günlük fiili uzman erbaş statüsünde hizmeti bulunan davacının, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca en az 7 hizmet yılını tamamlamış olmadığından bahisle görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu …. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uzman erbaş statüsünde olan ve 3269 sayılı Kanun kapsamına giren kişiler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olan başkaca bir statüdeki kişiler yönünden kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığı, yalnızca uzman erbaş statüsünden Devlet memurluğuna açıktan atanmak isteyenler yönünden böyle bir süre şartı getirilmesinin Anayasa’nın 10 ve 70. maddelerine aykırı olduğu, Mahkemece bu iddialarının değerlendirilmediği, askerlik görevinden ayrıldığı 31/12/2015 tarihindeki yasal düzenlemeler gereğince kendisinin Devlet memurluğuna atanma talebine dair herhangi bir yasal engel ve süre yönünden bir kısıtlama bulunmadığı, hukuk düzeninin kişilerin kazanılmış haklarına halel getiremeyeceği, idari işlemlerin geriye yürümezliği ve hukuki güvenlik ilkeleri çerçevesinde hukuki kazanımların korunmasının hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, 09/05/2011 ila 31/12/2015 tarihleri arasında Jandarma Genel Komutanlığı emrinde toplamda 4 yıl 7 ay 22 gün süre ile uzman çavuş olarak görev yaptıktan sonra sözleşme süresinin sona ermesi sonunda kendi isteğiyle görevinden ayrılmıştır.
11/02/2016 tarihinden itibaren Atakum Belediyesi ile sözleşmesi bulunan …adlı şirket bünyesinde çalışmaya başlamış, anılan şirkette çalıştığı esnada belediyede münhal kadro oluşması nedeniyle 29/06/2016 tarihinde yaptığı başvurunun kabulü ile 15/07/2016 tarihinde 10. Dereceli …kadrosuna açıktan ataması yapılmıştır.
Bu süreç içerisinde, davacının atamasının yapılmasından önce 10/02/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesi ile 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 5. maddesine, “Uzman erbaşların 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi hükmünden yararlanabilmeleri için en az yedi hizmet yılını tamamlamış olmaları gerekir” hükmü eklenmiş, davacının özlük dosyasında yapılan inceleme sonucunda atama tarihi itibarıyla 7 yıllık fiili uzman erbaş hizmet süresini tamamlamadığı tespit edildiğinden bahisle 21/09/2016 tarihli dava konusu işlemle davacının görevine son verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından 23/09/2016 tarihinde davalı idareye başvuru yapılarak uzman erbaşlık görevinden ayrılış tarihinin 31/12/2015 tarihi olduğu, ayrılış tarihindeki yasal düzenlemelere göre açıktan atama şartlarını taşıdığı, görevine devam ettirilmesi gerektiği yolunda talepte bulunulmuş, davalı idarenin 27/09/2016 tarihli dava konusu işlemi ile “Kanun’un yürürlük tarihinden önce görevinden ayrılmış olanlar için herhangi bir istisna hükmü yahut geçici maddeye yer verilmediğinden atamasının yapıldığı ancak, 08/09/2016 tarihinde idareleri kaydına giren Devlet Personel Başkanlığının 10/08/2016 tarihli görüş yazısında “Uzman erbaşların 10/02/2016 tarihinden itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92 nci maddesi kapsamında açıktan atanabilmeleri için görevinden ayrıldığı tarihe bakılmaksızın en az yedi yıl hizmet yılını tamamlamış olmaları gerektiğinin” belirtildiği, bu nedenle atama tarihi itibarıyla 7 yıllık hizmet süresini tamamlamamış olduğundan memuriyetine son verildiği bildirilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ”Memurluktan çekilenlerin yeniden atanmaları” başlıklı 92. maddesinde; “657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler.” hükmü öngörülmüştür.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun ”Hizmet Süresi” başlıklı 5. maddesinde; “Uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlar ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler.” kuralına yer verilmiştir.
06/06/2000 tarih ve 24071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Personel Başkanlığı tarafından hazırlanan 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa Tabi Olarak İstihdam Edilen Uzan Erbaşların Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Atanmalarına İlişkin Tebliğ’de “3269 sayılı Kanuna göre Uzman Erbaş kadrolarında istihdam edilmeleri sebebiyle 657 sayılı Kanun’un 54. maddesi de dikkate alınarak azami adaylık süresi kadar çalışmış ve kendi istekleriyle sözleşmelerini feshetmiş olmak kaydıyla Uzman Erbaşların, 657 sayılı Kanunun 97. maddesinde belirtilen sürelere tabi olmaksızın yürürlükteki Başbakanlık genelgeleri çerçevesinde açıktan atama izni alınması suretiyle aynı Kanunun 92. maddesine göre koruma ve güvenlik görevlisi kadroları ile kurumların görevde yükselme yönetmeliklerinde bu düzeyde belirledikleri diğer kadrolara atanmaları hizmet ihtiyaçları göz önünde bulundurularak kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır.” açıklamaları yapılmıştır.
10/02/2016 tarih ve 29620 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6663 sayılı Gelir Vergisi ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 14. maddesi ile 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 5. maddesinin son fıkrasına ”Uzman Erbaşların 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92 nci maddesi hükmünden yararlanabilmeleri için en az yedi hizmet yılını tamamlamış olmaları gerekir.” hükmü eklenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6663 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 5. maddesinin son fıkrasına eklenen yedi yıllık hizmet şartının, hangi tarihten itibaren aranması gerektiğine, yasa değişikliğinin yürürlüğe girmesinden önce kendi isteğiyle görevinden ayrılan uzman erbaşlar hakkında bu kanunun uygulanıp uygulanmayacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmadığı görülmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının 657 sayılı Kanun’un 92. maddesine dayanarak yaptığı başvurusu her ne kadar yedi yıllık hizmet şartını getiren düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra olsa da, davacının kendi isteğiyle sözleşmeyi yenilemeyerek uzman erbaşlık görevinden ayrılması yedi yıllık hizmet şartı getiren kanun değişikliğinden önce olduğundan, yeni düzenlemeye ilişkin maddelerin, davacıyı kapsayacak şekilde uygulanması halinde Anayasanın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin tezahürü olan hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin zedeleneceği açıktır.
Davacının kendi isteğiyle görevinden ayrıldığı tarihte, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’na tabi uzman erbaş olarak görev yapanların Devlet Memurluğuna alınması için gerekli süre şartı en az iki yıl olarak düzenlendiği, yedi yıllık hizmet şartı getiren kanun hükmünün yürürlükte olmadığı, yedi yıllık hizmet şartının olması durumunda görevinden ayrılmayacağı ihtimalinin mevcudiyeti de göz önüne alındığında, davacının görevine son verilmesine ilişkin Atakum Belediye Başkanlığının …tarih ve …sayılı ve …tarih ve E.…sayılı işlemlerinde hukuki güvenlik ile belirlilik ilkelerine uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki …İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen karar hukuk ve usule uygun olduğundan, onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.