Danıştay Kararı 12. Daire 2018/1500 E. 2022/2276 K. 20.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/1500 E.  ,  2022/2276 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1500
Karar No : 2022/2276

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Karabük Polis Meslek Eğitim Merkezinde polislik eğitimini tamamlayan davacı tarafından, 02/08/2016 da yapılan eğitim sonu mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının, 6638 sayılı Kanun gereği sınava alındığı, davacıya kura ile çektiği sorunun yüksek sesle okutturularak cevaplamasının istenildiği, mülakat sınavı sonucunda aday için puan değerlendirme karar formu oluşturulduğu, formda davacıya verilen puanların yazılı olduğu, “aday polis memuru olamaz” kararı verildiği ve kararın gerekçesinin belirtildiği, sözlü sınavın ilgili mevzuata uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Polis Meslek Eğitim Merkezinden başarılı olarak mezun olduğu, yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin somut bilgi ve belge ile gerekçelendirilmediği, yargısal denetim yapılması imkanını ortadan kaldıracak şekilde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/04/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Karabük Polis Meslek Yüksek Okulu’ndan mezun olan davacının, mezuniyet sonunda girdiği sözlü sınavda sorulan 217 numaralı sorunun ” Kolluk görevlilerinin suçu öğrenmesi hangi şekilde olur?” olduğu, sorulan soruya ait cevap anahtarında ise cevabın; ” Telefon/e-posta ihbarı ile, Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü talimatı ile, yazılı ve görsel medya ile, mülkiye ve birim amirlerinin yazılı veya sözlü talimatı ile, vatandaşların bizzat veya posta yoluyla yaptıkları müracaatlar ile, diğer kurum ve kuruluşların bildirmesi ile olur” şeklinde net bir cevap olup, yoruma açık bulunmadığı, dolayısıyla sorunun verilen cevabına verilecek puanların da birbirinden farklı olamayacağı, başka bir anlatımla; sorunun cevabının net şıklardan oluştuğu ve 40 puan üzerinden yapılan değerlendirmede, 40 puanın şık sayısına bölünmesi suretiyle her bir şıkkın belli bir puana tekabül ettiği, davacının verdiği doğru cevap sayısına göre komisyon üyelerince her bir şık için belirlenen puan ve katlarının verilebileceği açıktır.
Bakılan davada, davacının verdiği cevap, tutanağa bağlanmamakla birlikte mesleki bilgi düzeyi kriterine sınav komisyon üyelerince 40 üzerinden 5, 10, 5, 18, 10 gibi farklı puanlar takdir edildiği, cevap ile puanlar birbiriyle uyuşmadığı gibi komisyon üyelerince verilen puanların kendi aralarında da orantısızlık olduğu görülmektedir.
Bu durumda, komisyon üyelerince takdir edilen puanlar arasında fark olduğu ve bu hali ile takdir yetkisinin objektif olarak kullanılmadığı, davacının yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasının hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği sonucuna varıldığından, davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.