Danıştay Kararı 12. Daire 2018/3103 E. 2021/6182 K. 25.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/3103 E.  ,  2021/6182 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3103
Karar No : 2021/6182

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, teröristler tarafından döşendiği anlaşılan mayına basarak sağ ayağı kopan ve 18/06/2003 tarihinde vefat eden eşinden dolayı 6353 sayılı Kanun uyarınca kendisine ve çocuklarına dul ve yetim aylığı bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile dul ve yetim aylığının 04/07/2012 tarihinden itibaren bağlanmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı tarafından, eşinin geçtiği patika yolun güvenlik güçlerinin kullandığı bir yol olduğu ve eşi yoldan geçmeseydi ölümlerin daha fazla olabileceği, dolayısıyla terör olaylarının etkisinin azaltıldığı ileri sürülmekte ise de; dosya kapsamında davacının eşinin, terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı faaliyeti sırasında vefat ettiği yönünde somut bilgi ve belge olmadığı gibi davacı tarafından da dava dosyasına sunulmadığı, bu durumda, 16/08/1994 tarihinde teröristler tarafından döşendiği anlaşılan mayına basarak sağ ayağı kopan ve 18/06/2003 tarihinde vefat eden davacının eşinin durumunun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesinin (j) bendi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığından, davacının talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eşinin geçtiği patika yolun, güvenlik güçlerinin kullandığı bir yol olduğunun kabul edildiği, eşinin ayağının kopmasına sebep olan mayınların teröristler tarafından döşendiğinin kabul edildiği, kamu gücünün işlem, eylem ve ihmali nedeniyle Anayasa’nın 60. ve 61. maddeleriyle tanınan sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kurum tarafından yapılan işlemlerde yanlışlık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:

Dava, Gönüllü Köy Korucusu olan ve teröristler tarafından döşendiği anlaşılan mayına basarak sağ ayağı kopan ve 18/06/2003 tarihinde vefat eden eşinden dolayı 6353 sayılı Kanun uyarınca kendisine ve çocuklarına dul ve yetim aylığı bağlanması talebiyle davacının yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 04/07/2012 tarihinden itibaren yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesinin (j) bendinde; “Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, yaşanan olaydan dolayı tazminat bağlanmasına ilişkin durum belgesinde, Gönüllü Köy Korucusu olan davacının eşinin, “saat 12:00 sıralarında Salatalık (Hıyarto) Deresindeki patikadan eve dönmekteyken, önceden teröristler tarafından döşendiği sanılmakta olan Antipersonel mayınına basması ve mayının patlaması sonucu sağ ayağının parçalanarak sakatlandığı” belirtildiği, davacının ve eşinin yaşadığı bölgede coğrafi olarak terör olaylarına maruz kalındığı bilindiğinden, davacının 6353 sayılı Kanun’la 3713 sayılı Kanun’a eklenen hükümlerden yararlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.