Danıştay Kararı 12. Daire 2018/3118 E. 2021/6186 K. 25.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/3118 E.  ,  2021/6186 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3118
Karar No : 2021/6186

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sivas Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapmakta iken geçirdiği trafik kazası sonucu vefat eden eşinden dolayı vazife malullüğü aylığı (dul aylığı) bağlanan davacı tarafından, vazife malüllüğü aylığının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 04/06/2015 tarih ve 61.455.102 sayılı işleminin iptali ve eksik ödenen aylık farklarının eksik ödeme tarihi olarak müracaat tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllk süre içerisinde 17/04/2010 tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dosyanın incelenmesinden, davacının eşinin Sivas Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapmakta iken 11/07/1995 tarihinde Sivas İl Jandarma Alay Komutanlığı ile Zara İlçesi Beypınar Mahallesi kırsal alanında PKK terör örgütüne yönelik yapılacak olan ortaklaşa operasyon hazırlıkları esnasında, operasyonda kullanılacak olan panzerin arızasının giderilmesi amacıyla Karayolları 16. Bölge Müdürlüğü’ne görevli olarak gittiği, arızanın giderilmesinden sonra Sivas Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne gitmekte iken panzerin üst geçitten devrilmesi sonucu olay yerinde vefat ettiği, Emekli Sandığı Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile davacının eşi hakkında 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun vazife malüllüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, davacıya vazife malülü aylığı bağlandığı ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında nakdi tazminat ödendiği, 30/01/2000 tarihli dilekçesi sonrasında vazife malullüğü aylığına 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından; davacının eşinin ölüm olayının terör örgütüne gerçekleştirilecek operasyon kapsamındaki görevinden kaynaklandığı, 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için mutlak surette terör eylemlerine muhatap olma şartının gerekmediği, terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasındaki kazalar da kapsama dahil edildiğinden, davacının malüliyetinin 3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının tazminat isteğine gelince; davacının, 5434 sayılı Kanun uyarınca eşinden dolayı bağlanan vazife malullüğü aylıklarına 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması istemiyle 17/04/2015 tarihinde başvuruda bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu tarihten geriye doğru 5 yıllık maaş farklarının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davalı idareye başvuru tarihi olan 17/04/2015 tarihinden geriye doğru 5 yıllık maaş farklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mevcut yasal düzenlemeler dikkate alınarak yapılan işlemlerde yanlışlık bulunmadığı, davacının faiz talebinin kabulünün yasal olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 3713 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, 21. madde hükümlerinin Kanun kapsamına girenlere geriye doğru 01/01/1968 tarihinden itibaren uygulanacağının belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının tazmine ilişkin kısmının gerekçesinin, değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun, “5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08/06/1949 tarih ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na göre aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08/02/2006 tarih ve 5434 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil, 5434 sayılı Kanun’da kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunacağı, 5. fıkrasında; bu madde kapsamına girenlerin aylıkların bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 117. maddesinde; “Bu kanun gereğince çeşitli adlarla ödenecek paralardan; istihkak kesbedildiği tarihlerden itibaren beş yıl sonuna kadar alınmayan veya yazı ile müracaat edilerek aranmayanlar Sandık lehine zamanaşımına uğrar.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın dava konusu işlemin iptali kısmı yönünden incelenmesinde;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın “davalı idareye başvuru tarihi olan 17/04/2015 tarihinden geriye doğru 5 yıllık maaş farklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” kısmı yönünden incelenmesinde;
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümlerine göre, 5434 sayılı Kanun’a göre aylık bağlananların, gerekli şartları haiz oldukları müddetçe aylıklarının ödenmesine devam edileceği ve bunların aylıklarının kesilmesi hakkında da 5434 sayılı Kanun’da yer alan kuralların uygulanması gerekeceği açıktır.
Bu duruma göre; Mahkeme tarafından, davacının geriye dönük ödeme talebine ilişkin istem karşılanmış olsa da, 5434 sayılı Kanun’a göre bağlanmış olan vazife malulü aylığının, 3713 sayılı Kanun’un kapsamına alınmasına ilişkin istemde; 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4.maddesi uyarınca, aylığın dayanağı olan 5434 sayılı Kanun’un zamanaşımına göre hüküm kurulması gerekirken, 5510 sayılı Kanun’un 97. maddesine göre hüküm kurulmasına ilişkin İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, davalı idareye başvuru tarihi olan 17/04/2015 tarihinden geriye doğru 5 yıllık maaş farklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının yukarıda BELİRTİLEN GEREKÇE İLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.