Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/3786 E. , 2022/5110 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3786
Karar No : 2022/5110
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın 3. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır…” şeklindeki ibarenin, üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki ibarenin; dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer…” şeklindeki ibare ile Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesi ile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (C) fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı, 657 sayılı Kanun’un 4/C statüsünde görev yapmakta olan personelin, aynı Kanun’un 4/B sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilme sürecinin başladığı, dava konusu Karar’la 4/C’li geçici personelin 4/B’li sözleşmeli personel statüsüne geçişinin tam anlamıyla yapılmayarak, eşitlik ilkesine aykırı şekilde 4/B’li personel statüsü dışında, unvanı, mali ve özlük hakları tamamen farklı bir istihdam modeli oluşturulduğu, dava konusu Karar’ın bazı maddelerinin hukuka aykırılıklar içerdiği ileri sürülmüştür.
26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın 3. maddesiyle eklenen,
1- Geçici 11. maddenin birinci fıkrasında yer alan, “….diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır..” şeklindeki ibare yönünden,
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’da ve söz konusu Esaslar’a ekli Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir (4) sayılı Cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonlarının kullanılamayacağı açıkça düzenlenmesine rağmen, dava konusu düzenleme ile; 4/B statüsüne geçirilen 4/C’li personelden Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanların “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara atandığı, söz konusu Cetvel’de yer almayan bu unvanların görev tanımının belirsiz olduğu, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi suistimale açık olduğu, daha önce 4/C’li iken 4/B statüsüne geçirilen personelin çalışma şartları bakımından diğer 4/B’li personel ile eşit olması gerekmekte iken, 4/B içinde tamamen yeni ve farklı bir statü oluşturulduğu, 4/C’li personelin, her yıl yenilenen hizmet sözleşmeleriyle geçicilikten uzak şekilde asli ve sürekli kamu hizmetinin ifasında görev yaptığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun mülga 4. maddesinin (C) fıkrasına, 11 Eylül 2014 tarih ve 29116 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 66. maddesi ile eklenen; “Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personelin de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir” hükmüyle; 4/C’li personelin, 01/01/2015 tarihinden itibaren kesintisiz istihdamının yasa hükmü ile de kurala bağlandığı, dolayısıyla her ne kadar “geçici personel” adı altında istihdam edilseler de, 4/C’li personelin yaptıkları işin geçicilik, mevsimlik ya da vasıfsız bir görevle ilgisinin bulunmadığı, kamuda asli ve sürekli kamu hizmetinin ifasında aynı işi yapan personel arasındaki statü farklılıklarını kaldırmak amacıyla 4/C’li personelin 4/B statüsüne geçiş sürecinin başlatıldığı, ancak, eşitlik ilkesine tamamen aykırı olan dava konusu düzenlemeler nedeniyle, 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçişin sadece kağıt üzerinde kaldığı, 4/C statüsünde asli ve sürekli kamu hizmetinde istihdam edilmekte iken 4/B statüsüne geçirilen personelin diğer 4/B’li personel ile ayrıma tabi tutularak, statü, mali ve özlük haklar bakımından daha düşük şartlar altında çalıştırılmasının hiçbir haklı ve hukuki gerekçesinin bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin hukuk devleti, hukuki güven ve eşitlik ilkesini açıkça zedelediği, 4/B’ye geçirilen 4/C’li personelin sadece yükseköğrenim mezunu olup olmamasına göre ayrıma tabi tutularak “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” şeklinde atanmalarının, buna karşılık atandıkları pozisyonlarda, öğrenim durumu, önceki hizmetleri, mesleki beceri ve tecrübelerinin hiç dikkate alınmamasının, kamu yararı ve hizmet gereklerine de aykırı olduğu, 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçen personelin de diğer kamu personeli gibi öğrenim durumu, önceki hizmetleri, mesleki beceri ve tecrübelerine uygun olan işlerde istihdam edilmesinin, kamu yararı, hizmet gereği ilkelerine ve kanun koyucunun amacına uygun olacağı, buna karşılık, “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” şeklinde kamuda görev tanımı yapılmamış unvanlar oluşturularak bu unvanlara atama yapılmasının, eşitlik ilkesine, çalışma barışına aykırı olduğu gibi suistimale de açık olduğu, hukuka aykırı olan söz konusu düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
2- Geçici 11. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki ibare yönünden;
Sözleşmeli personel hakkında uygulanan 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 11. maddesi uyarınca 4/B’li sözleşmeli personele ve 4/A statüsünde görev yapan kadrolu memurlara maaşlarının peşin olarak ödendiği, buna karşılık, 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçirilen personelin ücretlerinin bahsi geçen maddede belirtildiği gibi peşin olarak değil, mülga 4/C statüsünde olduğu gibi görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödeneceğine ilişkin düzenlemenin eşitlik ilkesini zedelediği, kamuda diğer kadrolu memurlar ve sözleşmeli personel gibi asli ve sürekli kamu görevinin ifasında görev yapmakta olan 4/C’li personelin statülerinin değiştirilerek 4/B’li sözleşmeli personel statüsüne alınmalarına istinaden, diğer 4/B’li personel gibi ödemelerin her ay başında peşin olarak ödenmesinin hukuk devleti ilkesi, eşitlik ilkesi ve hakkaniyetin gereği olduğu ileri sürülmüştür.
3- Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer….” şeklindeki ibare yönünden;
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 12. maddesi gereğince 4/C’li personelin geçiş yaptığı 4/B statüsünde emeklilik yaşının 65 olduğu, 65 yaşından önce hiçbir sözleşmeli personelin sözleşmesinin yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı gerekçesiyle feshinin söz konusu olmadığı, buna karşılık, 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçen personelin sözleşmesinin yaşlılık aylığına almaya hak kazandığı anda sona erdiği, 4/C statüsündeki personelin 4/B statüsüne geçirilme sürecinin, statüler arasındaki farklılıkları kaldırmayı ve eşit çalışma koşullarının oluşturulmasını amaçlayan bir süreç olduğu, buna karşılık, görünürde geçiş yapılmış ise de çalışma koşullarındaki ayrımcılığın aynen devam ettirildiği, 4/B maddesinin içine yerleştirilmiş bir 4/C statüsü oluşturulduğu, hukuki güven ilkesini zedeleyen ve eşitlik ilkesine açıkça aykırı olan dava konusu düzenleme sebebiyle çalışma barışının sağlanamayacağı, dava konusu düzenlemenin, uluslararası sözleşmelere, başta eşitlik ilkesi olmak üzere Anayasa’nın emredici hükümlerine, iç hukuk mevzuatımızda yer alan çalışan haklarına ve işsizliği önlemeye ilişkin yasal düzenlemelere açıkça aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4- Anılan Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”ne “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi ….. 20” şeklinde eklenen 18. sıranın iptal istemi yönünden,
“Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli” incelendiğinde, 4/B’li personele pozisyon unvanı, öğrenim durumu ve hizmet yılı dikkate alınarak değişen oranlarda ek ödeme verildiği, en düşük ek ödeme oranının, %70 olduğu, buna karşılık, 4/B’li sözleşmeli personel için belirlenen ek ödeme oranlarının 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçiş yapan personele uygulanmadığı, bahsi geçen cetvelde dava konusu düzenleme ile oluşturulan 18. sırada %20 gibi çok düşük bir ek ödeme oranının belirlendiği, ek ödemenin amacının, kamuda aynı veya benzer kadro ve görevde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla maaşlara ek olarak belli oranlarda ek ödeme yapılmasının öngörüldüğü, 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçenlerin eşit oranda ek ödemeden yararlanmasının, “eşit işe eşit ücret” ilkesinin gereği olduğu gibi, ücret dengesi ve çalışma barışı açısından gerekli olduğu, aksine bir uygulamanın, ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, çalışan haklarının korunmasına yönelik iç hukuk normlarına, Anayasa’ya, Danıştay ve çok sayıda emsal yerel mahkeme kararlarına aykırı olduğu, dava konusu düzenleme sebebiyle, 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçen personele %20 gibi çok düşük bir oranda ek ödeme oranının belirlenmesinin hiçbir haklı ve hukuki gerekçesinin bulunmadığı, zira bu personelin de diğer sözleşmeli personel gibi 4/B statüsünde, asli ve sürekli kamu hizmetinin ifasında kesintisiz olarak görev yaptığı, buna karşılık, belirlenen düşük ek ödeme oranı sebebiyle, zaten düşük gelir grubunda yer alan bu personelin ciddi anlamda maddi hak kaybının bulunduğu, aradaki bu gelir farkının her geçen gün ülkemizdeki çalışma barışını ve huzurunu olumsuz yönde etkileyeceği ileri sürülmüştür.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın 3. maddesiyle eklenen,
1- Geçici 11. maddenin birinci fıkrasındaki; “….diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır..” şeklindeki ibare yönünden,
Anayasa’nın 128. maddesi ile 657 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın uygulandığı, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesiyle, sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişi yapılan personelin “geçici personel” oldukları ve halen yapmakta oldukları işleri aynı şekilde yerine getirdikleri, geçişi yapılacak personelin hizmet gereğinde herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı, sadece geçici personelin sözleşmeli personel pozisyonuna geçişin düzenlendiği, bu geçişte de “idari büro görevlisi” unvanında istihdam edilecekler için yükseköğretim mezuniyeti şartının arandığı, bu şartı taşımayanlar için “idari destek görevlisi” pozisyonunun öngörüldüğü, söz konusu pozisyonların brüt ücretlerinin belirlenmesinde, geçici personel olarak çalışılmaktayken belirlenmiş olan öğrenim durumuna göre ücret dengesinin de korunduğu, “idari büro görevlisi” pozisyon unvanında istihdam edilenler için yükseköğretim mezuniyetine göre belirlenmiş olan geçici personel ücretlerinin, “idari destek görevlisi” pozisyon unvanı için de lise ve dengi okul mezunu ve ilköğretim mezunu (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) olanlar için belirlenmiş olan geçici personel ücretleri esas alınarak belirli oranda artırıldığı, aralarındaki oransal farkın da korunduğu, bu şekilde, “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” olarak iki farklı unvan belirlemesi yapılırken kişilerin hak kaybına sebebiyet verilmediği, aksine mevcut ücretlerinde genel ücret artış oranının üzerinde artış sağlandığı, “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” pozisyon unvanlarının, 7/15754 sayılı Esaslara ekli asgari nitelikleri gösterir cetvelde de belirtildiği üzere anılan Esaslar’ın Ek 9. maddesi kapsamında bundan sonra da kullanılmaya devam olunacak, süreklilik arz eden pozisyonlar olduğu, kamu istihdamına ilişkin kadro ve pozisyonların kamu hizmet gereklerine göre belirlenmekte olup bunun dışında her bir kişinin öğrenim durumuna göre kadro veya pozisyon unvanı belirlenmesinin kamu hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı, kaldı ki, gerek işçi, gerekse memur kadrolarında bulunan pek çok personelin mezuniyet alanlarından ve düzeylerinden bağımsız olarak işe alınmalarının ve kamu hizmetinin gereği olan kadro veya pozisyon unvanlarında görev yapmaya devam ettikleri, söz konusu personelin mezuniyet alanlarına ve düzeylerine uygun pozisyon unvanlarına geçirilmesinin, idarelerin görev alanları ve yürüttükleri kamu hizmetinin gerekleriyle hiçbir bağlantısı olmayan pozisyon unvanlarında personel istihdam etmeleri gibi bir sonucu da beraberinde getireceği, ayrıca, kamuda öğrenim alanları ve düzeylerinden farklı kadro ve pozisyon unvanlarında çalışmakta olan kamu personelinin unvan değişikliğinin, kamu idarelerinin hizmet gereklerine göre daha önceden belirlenmiş bulunan kadro ve pozisyon unvanları için bu alanda ihtiyaç duyacağı sayıyla sınırlı olarak açılacak görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavlarıyla mümkün olabildiği, kamu personelinin kendi alanları ve düzeylerine uygun kadro ve pozisyon unvanında çalıştırılmasının başta sınav olmak üzere belirli şartların varlığına bağlı olup sırf geçici personel olarak çalışmaktayken sözleşmeli personel statüsüne geçiş imkanı sağlanmış olanlara öğrenim alanlarına göre pozisyon unvanı verilmesinin personel uygulamaları arasında adaletsizliğe neden olacağı savunulmuştur.
2- Geçici 11. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki ibare yönünden;
Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” ibaresinin 13/04/2018 tarih ve 2018/11673 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 15/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırıldığından, davanın konusunun kalmadığı savunulmuştur.
3- Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer….” şeklindeki düzenleme yönünden;
Geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçişine dayanak teşkil eden 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında da; “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükmüne yer verilmiş olup, anılan Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında da bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verilmiş olup, kişilerin sosyal güvenliklerinde herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığı, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, idareye herhangi bir takdir hakkı bırakmaksızın objektif ve öngörülebilir bir kural çerçevesinde, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılmasını öngördüğü, dolayısıyla bu hükmün Anayasa’ya herhangi bir aykırılık içermediği, ayrıca, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca aynı Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlerin; geçiş işleminden önce 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrası uyarınca vize edilen geçici iş pozisyonlarında geçici personel olarak istihdam edildikleri ve 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar”ın 15. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, geçici personelin hizmet sözleşmelerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona ereceğinin açıkça düzenlenmiş olması sebebiyle; bu geçiş işleminden ötürü ilgililerin kazanılmış haklarına müdahale edilmediği, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
4- Anılan Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”ne “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi ….. 20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptal istemi yönünden,
657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca geçici personel olarak çalışmaktayken sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılan personelin, geçişten önceki ve sonraki aylık brüt ödemeleri ile yıllık ortalama net ödemeleri incelendiğinde; Yükseköğrenim mezunu olan geçici personele, sözleşmeli personel pozisyonuna geçmeden önce brüt 2.801,46-TL ücret ile buna ilave brüt 260,52-TL ek ödeme olmak üzere toplam brüt 3.061,98-TL ve yıllık ortalama net 2.297,28-TL ödenmekte olduğu, söz konusu personele sözleşmeli personel statüsüne geçişinden sonraki pozisyon unvanında brüt 3.098,80-TL ücret ile buna ilave olarak brüt 206,25-TL ek ödeme olmak üzere toplam brüt 3.305,05-TL ve yıllık ortalama net 2.527,01-TL ödenmeye başlandığı, sonuç itibarıyla söz konusu personelin brüt ücretinde %10,6’lık artış oranıyla 297,34-TL, ek ödeme dahil toplam brüt ödeme tutarında ise %7,9’luk artış oranıyla 243,07-TL. tutarında artış gerçekleşirken; yıllık ortalama net ücretinde ise %10’luk artış oranıyla 229,74-TL tutarında artış gerçekleştiği, benzer artışların lise ve dengi okul mezunu olanlar ile ilköğretim mezunu olan (İlkokul mezunu veya okur-yazar dahil) geçici personelin sözleşmeli personel pozisyonuna geçişinde yapılan ücret ve ek ödeme belirlemeleri için de geçerli bulunduğu, kamu personeline ek ödeme uygulamasının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinden alınan yetkiyle başlamış olup öncelikli amacının kurumlararası ve unvanlar arası ücret adaletsizliğini gidermek olduğu, bu anlamda, ek ödeme uygulamasının diğer ödeme unsurlarından kaynaklanan eşitsizlikleri ortadan kaldırmak üzere kullanılan bir ücret/maaş unsuru konumunda olduğu, ek ödeme oranının bu nedenle başlı başına bir mukayeseye tabi tutulmaması, ek ödeme dahil toplam ücret tutarları üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği, ek ödemenin, diğer kamu personelinde olduğu gibi sözleşmeli personel uygulamasında da sözleşme ücretinden bağımsız belirlenen bir ödeme unsuru olmadığı, sözleşmeli personel ücret sisteminde, ücret dengesinin sağlanmasında önemli bir işlev gördüğü savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Daire kararında belirtilen gerekçeyle, 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına; Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır…” şeklindeki ibare, dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer…” şeklindeki ibare ile Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklinde eklenen 18. sıranın iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu kararının 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin 1., 3. ve 4. fıkrasındaki sırasıyla, “… diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. …” şeklindeki ibare, “Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki düzenleme ve “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. …” şeklindeki düzenleme ile kararın 6. maddesindeki, “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi 20” şeklindeki sıranın iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesinde, “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler. … 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.
30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 3. maddesiyle anılan Esaslara eklenen Geçici 11. maddesinin 1. fıkrasında, “657 sayılı Kanunun Geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz.”, 2. fıkrasında, “Bu … gönderilir.”, 3. fıkrasında, “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.”, 4. fıkrasında ise, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlarda bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmü, kararın 6. maddesinde ise, “3/1/2012 tarihli ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13 üncü sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 nci sıra eklenmiştir. “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi 20” hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece; mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, “657 sayılı DMK’nun 4/C maddesi kapsamında geçici personel olarak görev yapanlardan, 696 sayılı KHK’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesi uyarınca, 4/B’li kadroya geçirilecek personel” ile ilgili olarak usul ve kriterler belirlenmek suretiyle hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etme amacına yönelik olarak Maliye Bakanlığının 26/03/2018 tarihli ve 2452 sayılı yazısı üzerine hazırlanıp yürürlüğe konulan uyuşmazlığa konu “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar”ın yürürlüğe konulması hakkındaki (6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Kararnameye ek) Bakanlar Kurulunun 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı kararıyla yapılan düzenlemenin, Anayasa’ya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü ve ilgili diğer mevzuata aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen söz konusu düzenlemede, hak ve adelet ilkeleri ile hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesi ve Onikinci Dairesince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek-1. maddesi uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın 3. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır…” şeklindeki ibarenin, üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde uyarınca atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki ibarenin; dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer…” şeklindeki ibare ile Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklinde eklenen 18. sıranın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” başlıklı 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekte oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği; (B) fıkrasında, Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğu belirtilmiş; (B) fıkrasının 4. bendinde, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnalarının, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarının, kullandırılacak izinlerin, pozisyon unvan ve niteliklerinin, sözleşme fesih hallerinin, pozisyonların iptalinin, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin, Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği; 5. maddesinde ise, bu Kanuna tabi kurumlarda, 4. maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştırılamayacağı kurala bağlanmış, aynı maddenin mülga (C) bendinde de, geçici personel, “bir yıldan az süreli veya mevsimlik olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kişilerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi yürürlükten kaldırılmış; birinci fıkrasının (B) bendinde yapılan değişiklik ile geçici personelin bu fıkra kapsamında istihdamına olanak sağlanmıştır. Söz konusu değişiklik ile,
”(Ek paragraf): Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.
(Ek paragraf): Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesinin birinci fıkrasında, “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler.”, altıncı fıkrasında, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükümlerine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlilerinin ücretlerinin, hak ve yükümlüklerinin belirlenmesine ilişkin 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
11/10/2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen ve 15/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren Ek 9. maddenin birinci fıkrasında, “Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.” düzenlemesine yer verilerek bazı kamu personeline ek ödeme verilmesi öngörülmüş; dokuzuncu fıkrasında, “Kadro karşılığı sözleşmeli personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personel hariç olmak üzere, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, statüleri ile mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarları gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak bu madde hükümleri çerçevesinde ek ödeme yapılıp yapılmayacağını, yapılacak ek ödeme oranını sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin belirlemeye, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu ödeme tutarı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.” kuralına yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla verilen söz konusu yetkiye istinaden 10/01/2012 tarih ve 28169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın “Ek ödeme” başlıklı 1. maddesinde, “Sözleşme ücretleri 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ile üçüncü fıkrası kapsamında belirlenenler, idarelerin yurt dışı teşkilatlarında istihdam edilenler ile ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında;
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre usulüne uygun olarak vizesi yapılmış sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilen sözleşmeli personele, bu Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nde yer alan pozisyon unvanlarına karşılık gelen oranların,
b) Belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele, bulunduğu pozisyonda geçen hizmet yılı esas alınarak, sözleşmeli çalıştırılmasına esas alınan kadro unvanları için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvelde belirlenen oranları geçmemek üzere, il özel idareleri ve belediyeler ile mahalli idare birliklerinin meclisleri veya büyükşehir belediyeleri bağlı kuruluşlarının yönetim kurulları tarafından belirlenecek oranların,
c) 11/8/1983 tarihli ve 2876 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi, 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ve 7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele (bilimsel projelerde proje süresi ile sınırlı sürede istihdam edilenler hariç), bulundukları pozisyon unvanlarına, bu Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nde yer alan pozisyon unvanlarına karşılık gelen oranların,
en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil) uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararı’nın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin birinci fıkrasında, “657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz.” hükmü, üçüncü fıkrasında, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” hükmü, dördüncü fıkrasında, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmü yer almıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesiyle verilen yetkiye istinaden 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar 10/01/2012 tarih ve 28169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla anılan Karar’da değişiklik yapılmıştır. Söz konusu Karar’ın 6. maddesinde, “03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13. sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 inci sıra eklenmiştir.”
18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi
20
düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın 3. maddesiyle eklenen,
1- Geçici 11. maddenin birinci fıkrasında yer alan, “….diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır..” şeklindeki ibare yönünden incelendiğinde,
Türk kamu personel sisteminin istihdam şekillerinden biri olan ve 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesinde düzenlenen geçici personel statüsü, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılmış ve kamuda bu kapsamda çalışan personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesiyle kamuda geçici personel çalıştırılması uygulamasına son verilmiştir.
Bu kapsamda, söz konusu geçiş sürecinin sınırları 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. ve 44. maddesinde getirilen düzenlemelerle çizilmiş ve mülga 4/C maddesi kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanların halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirileceği düzenlemesi ile söz konusu personelin bir hizmet sınıfı bulunmadığından aynı görevleri yerine getirecek şekilde istihdamının sağlanması suretiyle kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak bu personelin en etkin şekilde çalıştırılması amaçlanmış ve dava konusu edilen Esaslar’ın Geçici 11. maddesi ile, sözleşmeli personel statüsüne geçirilen personelin öğrenim durumları itibarıyla bir ayrıma gidilerek, yüksek öğrenim mezunu olanların “idari büro görevlisi”, bunun dışında kalan personelin ise, “idari destek görevlisi” pozisyonlarına atacakları düzenlemesi getirilerek anılan geçiş sürecinde yeknesaklığın sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, 657 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli personelin pozisyon unvan ve niteliklerini belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna ait olduğundan, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece, mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, 4/C statüsündeki geçici personelin, 4/B statüsündeki sözleşmeli personel statüsüne geçiş sürecinde yeknesaklığın sağlanması amacıyla dava konusu edilen Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen düzenlemeler ile hizmet sınıfı olmayan geçici personelin öğrenim durumları da dikkate alınarak çalışacakları pozisyonların belirlendiği, dolayısıyla 657 sayılı Kanun’a eklenen 43. maddeye aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu, idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2- Geçici 11. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, “Bu madde kapsamında atananların ücretleri, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.” şeklindeki ibare yönünden incelendiğinde;
22/05/2018 tarih ve 30428 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 15/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren 13/04/2018 tarih ve 2018/11673 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar ile Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
3- Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer….” şeklindeki düzenleme yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında, 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam sürelerinin hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemeyeceğinin hükme bağlandığı ve bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verilmiş olup, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılması öngörüldüğünden, anılan düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
4- Anılan Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”ne “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi ….. 20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenleme yönünden incelendiğinde,
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin birinci fıkrasında memur, akademik ve askeri personele mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla hesaplanan tutarda ek ödeme yapılması öngörülmüş, dokuzuncu fıkrasında ise, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin ek ödeme yapılması ve yapılacak ek ödeme oranının belirlenmesi hususunda Bakanlar Kuruluna takdir ve düzenleme yetkisi verilmiştir. Söz konusu yetkiye istinaden 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın 1. maddesinde; belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personele, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılması kurala bağlanmıştır.
Buna göre, kamu personeline ek ödeme uygulamasının aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesinin sağlaması amacıyla diğer ödeme unsurlarından kaynaklanan eşitsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla yürürlüğe konulduğu ve sözleşme ücretinden bağımsız belirlenen bir ödeme unsuru olmadığı, ayrıca 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılan personelin, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere istihdamının sağlandığı hususları göz önüne alındığında, Bakanlar Kuruluna verilen takdir yetkisinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ve üst hukuk normlarına uygun olarak kullanıldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Anılan Karar’ın 3. maddesiyle, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır…” şeklindeki ibare, dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer…” şeklindeki ibare ile Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi…..20” şeklinde eklenen 18. sıranın iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderlerinin yarısı olan …-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan …-TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, …-TL vekâlet ücretinin de davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.