Danıştay Kararı 12. Daire 2018/3848 E. 2021/6909 K. 16.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/3848 E.  ,  2021/6909 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3848
Karar No : 2021/6909

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri …

2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … A.Ş.’nde görev yapmakta iken özelleştirme uygulaması sonucu 02/07/2010 tarihinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilerek davalı idareye atanan davacı tarafından, 4046 sayılı Kanun’un 22. ve 406 sayılı Kanun’un Ek 29. maddesi gereğince, 5473 sayılı Kanun ile verilen yetkiye istinaden Yüksek Planlama Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla yürürlüğe konulan, 5793 sayılı Kanun ile güncellenen ek ödemelerin güncel tutarının maaşına yansıtılarak ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal haklarının başvuru tarihinden geriye dönük olarak 60 gün öncesinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, 02/07/2010 tarihinde nakle tabi personel olarak Devlet Personel Başkanlığına istihdam fazlası personel olarak bildirilen davacının, bildirim tarihinden önce 5473 sayılı Kanun ile yürürlüğe giren ve Yüksek Planlama Kurulu Kararları ile belirlenen ek ödemeden yararlanması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, … tarih ve … sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenen ek ödeme tutarının başvurunun yapıldığı 08/05/2014 tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama tarihi olan 15/03/2014 tarihinden itibaren ve aylık ödeme tarihleri baz alınmak suretiyle işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, Telekom personelinin 5473 sayılı Kanun kapsamı dışında bulunduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının, … A.Ş. tarafından atandığı kuruma bildirilen maaş nakil ilmuhaberinde, Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihindeki net ücreti içinde, … tarih ve … sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile güncellenen ek ödeme tutarının yer almadığı; Türk Telekom A.Ş’de aldığı ücretine, dava konusu ek ödeme tutarının ilave edilmesi durumunda; alacağı ücret ile atandığı kurumda emsaline ödenen ücret arasındaki farkın kapanmış olması halinde, davacıya fark tazminatı ödenmeyeceği ve emsali personelin aldığı ücrete tabi olacağından, davalı idarenin temyiz isteminin reddedilerek, İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hasım mevkine alınarak işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4046 sayılı Kanun’un 22. maddesinin beşinci fıkrasında, “Bu madde hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmeli personel ile iş kanunlarına tâbi personele, Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları sözleşme ücreti, ücret (fazla mesai ücreti hariç), ikramiye, bankacılık tazminatı, ek ücret, ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır); nakledildiği kurum veya kuruluştaki kadro veya pozisyonlara ilişkin olarak yapılan aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminatları (ek tazminat ve bankacılık tazminatı dâhil), makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı, sözleşme ücreti, ücret, ek ücret, ek ödeme, teşvik ödemesi, döner sermaye payı ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (fazla mesai ücreti, fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması halinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacının … A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından atandığı kuruma bildirilen maaş nakil ilmuhaberinde, dava konusu ek ödeme dahil edilmeksizin net ücretinin belirlendiği; başka bir deyişle, davacının Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihindeki net ücreti içinde, söz konusu ek ödemenin yer almadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan; davacının … edilmesi durumunda; alacağı ücret ile atandığı kurumda emsaline ödenen ücret arasındaki farkın kapanmış olması halinde, davacıya fark tazminatı ödenmeyeceği ve emsali personelin aldığı ücreti alacağı tabiidir.
İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davalı idareler tarafından ileri sürülen hususlar, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Mahkeme kararının, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 15/03/2014 tarihinden itibaren ve aylık ödeme tarihleri baz alınmak suretiyle işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz; bir idari işlem nedeniyle hakları ihlal edilen ilgililerin bu işlem nedeniyle uğradıkları parasal kayıplarının veya yoksun kaldıklarını öne sürdükleri mali haklarının gecikerek ödenmesi ya da hiç ödenmemesi durumunda bu gecikmeden doğacak zararı karşılayan bir meblağ olup, bu niteliği itibariyle yasal faiz, asıl alacağa bağlı fer’i bir alacak niteliğindedir.
Bir idari işlem veya eylemden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak;
a) İdareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin;
b) İdareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihin;
c) İdari işleme karşı açılan bir iptal davasında, sadece dava konusu işlemin iptalinin istenilmesi ve bu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, bu iptal kararına dayalı olarak süresinde açılmış bir tam yargı davasında, ilk davanın (yani iptal davasının) açıldığı tarihteki başvuru tarihinin; başvuru yok ise, anılan iptal davasının açıldığı tarihin;
Esas alınması gerektiği, Danıştay İçtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
İdare Mahkemesince, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak “yasal faizin başlangıç tarihi”nin, başvuru tarihi olan 08/05/2014 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; “15/03/2014 tarihinden itibaren ve aylık ödeme tarihleri baz alınmak suretiyle işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi” şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının, “Dava konusu işlem nedeniyle davacının 15/03/2014 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal hakların, başvuru tarihi olan 08/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile … tarih ve … sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenen ek ödeme tutarının başvurunun yapıldığı 08/05/2014 tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama tarihi olan 15/03/2014 tarihinden itibaren davacıya ödenmesine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Yukarıda belirtilen gerekçeyle, kararın hüküm fıkrasında yer alan; “15/03/2014 tarihinden itibaren ve aylık ödeme tarihleri baz alınmak suretiyle işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi” ibaresinin, “davacının 15/03/2014 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal hakların, başvuru tarihi olan 08/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.