Danıştay Kararı 12. Daire 2018/4010 E. 2021/7264 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/4010 E.  ,  2021/7264 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4010
Karar No : 2021/7264

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
1- DAVACILAR : 1- …, 2- …
VEKİLİ : Av. …
2- DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Jandarma tabip üsteğmen … ‘un eşi ve çocuğu olan davacılar tarafından, … Çakırsöğüt 1. Jandarma Komando Tugay Komutanlığında görev yapmakta iken 03/12/2007 tarihinde operasyon sırasında kaybolan … ‘un mahkemece gaipliğine karar verildiğinden bahisle, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca, 03/12/2007 tarihinden itibaren kendilerine vazife malullüğü aylığı bağlanması için yapılan başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline ve 03/12/2007 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığının bağlanmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacıların eşi ve babası olan … ‘un muvazzaf asker olarak görevinin başında iken kaybolduğu ve gaipliğine karar verildiği, görevini yapmakta iken meydana gelen kaybolma olayının görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiği, bu nedenle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası gereğince, idare kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanan zararları ödemekle yükümlü bulunduğundan, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldıkları parasal haklarının davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacıların tazminat isteminin kabulü ile yoksun kalınan parasal hakların davalı idareye başvurunun yapıldığı 30/04/2014 tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından; vazife malullüğü aylığının, …’un operasyon sırasında kaybolduğu tarih olan 03/12/2007 tarihinden itibaren bağlanmasına karar verilmesi gerektiği halde, Mahkemece idareye başvuru tarihi olan 30/04/2014 tarihinden itibaren yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, kararın bu kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

TARAFLARIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacıların eşi ve babası olan … , …Çakırsöğüt 1. Jandarma Komando Tugay Komutanlığında tabip üsteğmen olarak görev yapmakta iken, bölücü terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getirmek amacıyla başlatılan operasyon kapsamında, içinde kendisinin de bulunduğu tabur, 02/12/2007 tarihinde Şırnak, Bestler – Dereler bölgesine helikopter ile indirilmiş, hava muhalefeti nedeniyle yaya olarak kışlaya geri dönüldükten sonra, 03/12/2007 tarihinde …’un kaybolduğu anlaşılmış ve tüm aramalara rağmen bulunamamıştır.
Davacılardan … tarafından, eşi …’un gaipliğine karar verilmesi istemiyle dava açılmış, … Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, …’un ölümünün pek muhtemel olduğu kanaatiyle gaipliğine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 12/03/2013 tarihinde bildirilen işlemle davacılara; …’un 8. derece 2. kademe, 1150 ek gösterge, 11 yıl 2 ay hizmetine karşılık, 15/12/2007 tarihinden itibaren dul ve yetim aylığı bağlanmıştır.
Ayrıca, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararıyla, … ‘un durumu 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilerek, hak sahiplerine 70.145,15-TL nakdi tazminat ödenmiştir.
Davacılar tarafından, … ‘un kaybolduğu tarih olan 03/12/2007 tarihinden itibaren kendilerine vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle başvuru yapılmış; bu başvurunun, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemiyle; kaybolma olayı ile ilgili davanın sonuçlanması üzerine mahkeme kararının onaylı bir örneğinin gönderilmesi halinde, vazife malullüğü durumunun incelenebileceğinin bildirilmesi üzerine, bu işlemin iptali ile 03/12/2007 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığının bağlanmasına karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 32. maddesinde, ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkemenin bu kişinin gaipliğine karar verebileceği; 33. maddesinde, gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerektiği; 35. maddesinin ikinci fıkrasında, gaiplik kararının, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğuracağı hükümleri yer almaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na 08/05/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle eklenen “5434 sayılı Kanun’a İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun’a göre aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08/02/2006 tarihli ve 5434 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun’da kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur…”; beşinci fıkrasında, “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 14. maddesinde, ay başlarından (ayın 15’inden) sonra göreve başlayanların, o aya ait kıst aylıklarından kesenek alınmayacağı belirtilmiş; 30. maddesinde de, bu Kanunla iştirakçilere tanınan hakların, ilk keseneğin alındığı ay başından (ayın 15’inden) itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.
5434 sayılı Kanun’un 78. maddesinin birinci fıkrasında, “İştirakçilerle 88 inci maddeye göre kesenekleri geri verilmemiş veya 62 nci maddeye göre vazife malullüğü aylığı kesilerek emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye tayin edilmemiş durumda olup da, mahkemece gaipliklerine hükmolunanlardan; fiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla bulunanların dul ve yetimlerine hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yazı ile Sandığa müracaat etmeleri şartıyla gaipliğin başladığına hükmolunan tarihi ve bir yıl geçtikten sonra yine yazı ile Sandığa müracaat edenlere de müracaatları tarihlerini takip eden ay başlarından itibaren 68 inci madde esaslarına göre aylık bağlanır…” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında, 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik davalı idarenin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın, davacıların tazminat isteminin kabulü ile mahrum kalınan parasal hakların davalı idareye başvurunun yapıldığı 30/04/2014 tarihinden itibaren ödenmesine ilişkin kısmına gelince;
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; iştirakçilerden, görevin yapıldığı sırada, görevin neden ve etkisi nedeniyle mahkemece gaipliklerine hükmolunanlardan, fiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla bulunanların dul ve yetimlerine, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yazı ile Sandığa müracaat etmeleri şartıyla gaipliğin başladığına hükmolunan tarihi ve bir yıl geçtikten sonra yine yazı ile Sandığa müracaat edenlere de müracaatları tarihlerini takip eden ay başlarından itibaren dul ve yetim aylığı bağlanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacıların eşi ve babası olan …’un görevini yaptığı sırada, görevinin neden ve etkisi nedeniyle kaybolduğu ve 5 sene sonra mahkemece gaipliğine karar verildiği anlaşıldığından, davacılara, 5434 sayılı Kanun’un 56. ve 78. maddelerine görev vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, davalı idare tarafından temyiz dilekçelerinden sonra, dava dosyasına sunulan 07/05/2015 tarihli ek temyiz dilekçesinde; davacılara 15/12/2007 tarihinden itibaren dul ve yetim aylığı bağlandığı, bu aylığın 3713 sayılı Kanun uyarınca vazife malullüğü aylığına dönüştürüldüğü ve 15/12/2007 tarih itibarıyla aylık ve ikramiye farkının ödendiği, ayrıca …’un anne ve babasına da 15/12/2007 tarih itibarıyla yetim aylığının bağlandığı belirtilmiştir.
Bu duruma göre, davacılar tarafından vazife malullüğü aylığının 03/12/2007 tarihinden itibaren bağlanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; bu tarihi takip eden ve ilk ay başı olan 15/12/2007 tarihi itibarıyla davacılara 5434 sayılı Kanun ve 3713 sayılı Kanun uyarınca vazife malullüğü aylığı bağlanmış olduğundan, temyize konu İdare Mahkemesi kararının “davacının tazminat isteminin kabulü ile mahrum kalınan parasal hakların davalı idareye başvuru yapıldığı 30/04/2014 tarihinden itibaren ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamakla birlikte, bu durum temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. … İdare Mahkemesi kararının, davacının tazminat isteminin kabulü ile “mahrum kalınan parasal hakların davalı idareye başvuru yapıldığı 30/04/2014 tarihinden itibaren ödenmesine” ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Davalı idare ve davacı tarafından yapılan temyiz giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına;
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.