Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/4062 E. , 2022/1420 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4062
Karar No : 2022/1420
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli iken 21/03/2012 tarihinde Diyarbakır ilinde yapılan nevruz kutlamalarında görevlendirilen davacının, terör örgütü üyelerince atılan el bombası sonucu yaralandığından bahisle vazife malulü sayılarak idari polis hükümlerinden yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davalı idare tarafından da kabul edildiği üzere, davacının rahatsızlığının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartlan Yönetmeliği’nin hastalık branşlarının sınıflandırılmasındaki (C) dilimi sağlık şartlarına girdiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, Yönetmeliğin 17. maddesine göre (C) dilimi sağlık şartına sahip olanların, istekleri halinde idari polis olarak istihdam edilebilme olanaklarının bulunması karsısında, davacının vazife malulü sayılarak idari polis olarak kabul edilmemesinde mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinden alınan raporlarda davacının malul olmadığına karar verildiği ve raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelendiği, yapılan işlemlerde yanlışlık olmadığı belirtilerek mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinden alınan raporda rahatsızlığının ilgili Yönetmeliğin hastalık branşlarının sınıflandırılmasındaki C-2 ve C-5 dilimlerine göre malul olduğunun açık olduğu, olay tarihinden sonra pasif görevde çalıştırıldığı, herhangi ağır görev veya nöbet hizmetinde bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli iken 21/03/2012 tarihinde Diyarbakır ilinde yapılacak olan nevruz kutlamaları nedeniyle 50 kişilik personelle birlikte takviye kuvvet olarak görevlendirilen davacı, Diyarbakır … Parti İl Başkanlığı binası önünde saat 12:15 sıralarında atılan el bombasının patlaması sonucunda yaralanmış, tedavi amaçlı olarak Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiş, durumunun anılan Hastane Sağlık Kurulunun 24/05/2012 tarihli raporuyla “Uzun süre ayakta kalmayı gerektiren işlerde çalışmaması gerekir, hastalığı Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin VI/B/4. madde kapsamında tarif edilmiştir” şeklinde tespit edilmiş, bunun üzerine davacının vazife malulü sayılarak idari polis hükümlerinden yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine bu konudaki itirazı da reddedilmiş, daha sonrasında davacı 24/06/2013 tarihinde Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Sağlık Kuruluna rapor için müracaat etmiş, anılan Hastane Sağlık Kurulunun … tarih ve … sayılı sağlık raporunda “Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin Kas İskelet Hastalıkları Bölümünün C bendinin 5. maddesine (Beden hareket ve fonksiyonları bozan hayati tehlike göstermeyen yumuşak dokuların, organların ve kemiklerin içindeki ameliyatla çıkarılamayan yabancı cisimler) ve Sinir Sistemi Hastalıklarının C bendinin 2. maddesine (Beden hareket ve fonksiyonlarının bozan periferik sinir sisteminin hastalıkları ya da sekelleri) uygundur.” kararlı raporun Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucunda davacının malul olmadığına ve vazife malullüğü hükümlerinden yararlandırmayacağına karar verilerek başvurusunun reddedilmesi üzerine, başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 44. maddesinde, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denileceği ve haklarında bu Kanun’un malullüğe ait hükümlerinin uygulanacağı, 45. maddesinde malullüğün, iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması halinde buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denileceği kurala bağlanmıştır.
04/08/2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ve 14/12/2012 tarihinde yayımlanan düzenlemeyle değişik 4. maddesinde, idari polisliğin, Sosyal Güvenlik Kurumunca vazife malullüğüne karar verilen büro görevlerinde sivil olarak çalışan Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelini ifade ettiği belirtilmiş; 16. maddesinin birinci fıkrasında, dilim belirtir sağlık kurulu raporunda yapılan incelemede, Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasındaki (C) dilimi sağlık şartlarını taşıyan Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin, hastalığının ciddiyeti değerlendirilerek birimlerin faal hizmetleri dışında kalan diğer hizmetlerde çalıştırılabileceği; ikinci fıkrasında, Emniyet Teşkilatında vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya iş yerinde meydana gelen kazadan dolayı sağlık durumunu kaybedenler hakkında bu Yönetmeliğin 17. maddesine göre işlem yapılacağı belirtilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 17. maddesinin birinci fıkrasında; “Emniyet Teşkilatında; bütün hizmet sınıflarında görev yapan personelden görevleri sırasında veya görevlerinden dolayı uğradıkları kaza veya saldırı sebebiyle ya da görevin sebep ve tesiriyle yaralanan veya sakat kalanlar ile bir meslek hastalığına yakalananlar ve Emniyet Teşkilatında bütün hizmet sınıflarında görev yapmakta iken fiili askerlik görevini ifa etmek üzere aylıksız izne ayrılanlardan askerlik hizmetini ifa ederken görevin sebep ve tesiri ile yaralanan veya sakat kalan personelin tedavileri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesi hükümlerine göre sağlanır.”; ikinci fıkrasında, “Tedavi bitiminde son durumunu bildirir dilimi belirten sağlık kurulu raporu aldırılır. Daire Başkanlığınca sağlık kurulu raporları incelenerek tüm hizmet sınıfları için kişinin hastalığının hangi sağlık dilimine girdiği kararlaştırılır.”, üçüncü fıkrasında; “Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunan amir ve memur personel için, psikiyatrik hastalıklarda Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasındaki C, diğer hastalıklarda C veya D dilimi sağlık şartlarına sahip olanların dosyaları vazife malullüğü işlemleri için Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca vazife malullüğüne karar verilenlerin idari polisliği yapabileceği, Psikiyatrik hastalıklarda D diğer hastalıklarda E dilimi sağlık şartlarına sahip olanların ise idari polislik görevlerini yapamayacağına karar verilir.” kuralına yer verilmiş ve beşinci fıkrasının (a-1) bendinde; emniyet hizmetleri sınıfında bulunan ve Sosyal Güvenlik Kurumunca vazife malullüğü ile birlikte idari polislik yapabileceğine de karar verilen personelin talepleri halinde Genel Müdür onayı ile idari polis görevine aktarılacağı, idari polislerin, büro görevlerinde ve sivil olarak çalıştırılacağı, kendi istekleri olmadan ikinci bölge (şark) hizmetlerine atanamayacağı, idari polis olarak görev yapanların emeklilik talepleri halinde vazife malulü olarak emeklilikle ilgili işlemleri yapılacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5434 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen maddeleri uyarınca, vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğan nedenlerle vücutlarında oluşan arızalar veya yakalandıkları hastalıklar nedeniyle vazifelerini yapamayacak duruma girenler vazife malulü kabul edilmekte olup; anılan düzenlemeye göre, kamu görevlisinin malul veya vazife malulü kabul edilmesinde, 5434 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca, aynı Kanun’un 50. maddesinde yazılı malullük raporlarını inceleyerek karara bağlamakla görevli Sağlık Kurulu tarafından, kamu görevlisinin yakalandığı hastalık veya vücudunda meydana gelen arıza nedeniyle ”görevini yapamayacak duruma gelip gelmediği” ve bu durumun “vazifesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı” tespit edilerek, bunun sonucuna göre vazife malullüğü hakkında karar verilmektedir.
Kamu görevlisinin görevini yapamayacak duruma gelip gelmediğinin belirlenmesinde yürütülen hizmetin niteliği ve çalışma koşulları önem taşıdığından, bu konuda kamu görevlisinin görev yaptığı kurumca çıkarılan özel bir düzenleme varsa bu düzenlemenin de dikkate alınması gerektiğinden, uyuşmazlığın çözümünde polis memuru olarak görev yapan davacının, görevi sırasında meydana gelen olaydan kaynaklandığını ileri sürdüğü rahatsızlığından dolayı vazife malulü sayılması veya emniyet hizmetleri sınıfında görev yapıp yapamayacağı hususunun tespiti bakımından, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin konuya ilişkin hükümlerinin hukuken irdelenmesi gerekir.
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin yukarıda yer verilen maddeleri uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumunun, öncelikle ilgililerin mevcut rahatsızlıklarının vazifelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti bakımından bir değerlendirme yapacağı, vazifelerinden kaynaklandığının belirlenmesinden sonra bu kişilerin görevlerini yapamayacak duruma gelip gelmediklerinin tespiti noktasında da, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerini dikkate alması ve “vazife malullüğü ve idari polislik” konusunu özel olarak düzenleyen Yönetmeliğin 17. maddesi hükümlerini göz önünde bulundurması gerekeceği tabiidir.
Anılan Yönetmeliğin 17. maddesinin bütününün incelenmesinden; Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunan ve görevi sırasında veya görevinden dolayı uğradığı bir kaza veya saldırı nedeniyle yaralanan veya sakatlanan veya meslek hastalığına yakalananlardan, tedavilerinin bitiminden sonra alacakları raporda Yönetmelik’te belirtilen sağlık dilimlerinden psikiyatrik hastalıklarda (C) diğer hastalıklarda (C) veya (D) dilimi sağlık şartlarına sahip oldukları belirtilenlerin, Sosyal Güvenlik Kurumunca vazife malulü olduğuna karar verilmesi halinde, idari polis olabilecekleri sonucuna ulaşılmaktadır.
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; idare tarafından, tedavi bitiminde hastaneye sevk edilerek son durumu bildirir sağlık raporunun alınması gerektiği; davacının, rahatsızlığından dolayı iki tane Sağlık Kurulu raporu bulunduğu, davalı idare tarafından sevk edildiği hastaneden verilen raporun (B) diliminde olduğu, kendi başvurusu üzerine aldığı raporun (C) diliminde olduğu görülmektedir.
Bu durumda, davacının idare tarafından sevk edildiği hastaneden verilen sağlık raporunda (B) diliminde yer aldığı ve ilgili Yönetmeliğin 17. maddesindeki şartları taşımadığı, kendi aldığı raporda ilgili maddedeki şartları taşıdığı belirtildiğinden ve iki rapor arasında ilgili maddeye tabi olmak bakımından farklılık bulunduğu anlaşıldığından, Mahkeme tarafından, davacının hastaneye sevk edilip dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca sağlık raporu alınmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.