Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/4086 E. , 2021/7073 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4086
Karar No : 2021/7073
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Adana ili … Birliğinde sözleşmeli personel statüsünde tekniker olarak görev yapan davacı tarafından; 2010 yılından itibaren ödenmeyen ek ödeme ve asgari geçim indirimi ile maaş zammından kaynaklı ücret farklarının ödenmesi talebiyle yapılan 29/05/2015 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan (ek ödeme 37.179,53-TL, ücret artışı 3.045,00-TL, asgari geçim indirim 5.178,45TL olmak üzere) toplam 45.402,98-TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, belediye ve bağlı kuruluşlarında norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında yıllık sözleşme ile personel çalıştırılmasına imkan sağlandığı; bu personele ödenecek net ücretin, söz konusu kadro unvanı için birinci derecenin birinci kademesi esas alınmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının yüzde 25 fazlasını geçmemek üzere belediye meclisi kararıyla belirleneceği; davacı ile davalı idare arasında imzalanan sözleşmede ise, sözleşmeli personele, sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ayni veya nakdi ödeme yapılamayacağının belirtildiği; buna göre, kamu görevlilerinin parasal haklara ilişkin düzenlemelerin kanuna istinaden gerçekleştirilebileceği, bir başka anlatımla idarenin düzenleyici işlemleriyle kamu görevlilerinin özlük haklarında herhangi bir değişiklik yapılamayacağı sonucuna ulaşıldığından; davacıya sözleşmede belirtilen ücret dışında herhangi bir ücret ödenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, “dava konusu işlemin 15/05/2015 tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının iptali istemi” yönünden davanın reddine, diğer taraftan, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içerisindeki ilk uygulama tarihi olan 15/05/2015 tarihinden önceki döneme ilişkin talepleri yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. ve 11. maddeleri uyarınca süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, “15/05/2015 tarihinden önceki dönem yönünden” davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Daire kararında belirtilen gerekçeyle, Mahkeme kararının
kısmen onanması, kısmen bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, Ankara Üniversitesi Çankırı Meslek Yüksekokulu inşaat önlisans bölümünden 1995 yılında mezun olmuş ve davalı idarede 01/12/1996 tarihinde geçici işçi olarak çalışmaya başlamıştır.
04/04/2007 tarih ve 5620 sayılı Kanun’la sözleşmeli personel statüsüne geçirilmiş olup; dava tarihi itibarıyla da sözleşmeli tekniker olarak görev yapmaktadır.
Davacının sözleşme ücretleri 2011 yılında net 1.300-TL, 2012 yılında net 1.650-TL, 2013 yılında net 1.860-TL, 2014 yılında net 1.860-TL, 2015 yılında da net 2.200-TL olarak belirlenmiş olup; söz konusu dönemlerde de davacıya bu tutarlar üzerinden net ödeme yapılmıştır.
Bununla birlikte, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9. maddesi kapsamında “tekniker” unvanı için öngörülen ek ödeme, 192 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında asgari geçim indirimi ve yılın ikinci altı aylık dilimlerinde kamu görevlilerine yapılan ücret artışları, davacının maaşına yansıtılmamıştır.
Davacı tarafından, 2010 yılından itibaren ödenmeyen ek ödemelerin, maaş zammından kaynaklı ücret farkının ve asgari geçim indiriminin ödenmesi talebiyle yapılan 29/05/2015 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine, 25/08/2015 tarihinde temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Sulama birliklerinde sözleşmeli personel istihdamına ilişkin mevzuat:
03/07/2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin 3. fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. … Bu fıkra uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edileceklere ödenecek net ücret, söz konusu kadro unvanı için birinci derecenin birinci kademesi esas alınmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının yüzde 25 fazlasını geçmemek üzere belediye meclisi kararıyla belirlenir. Genel hükümlere göre birinci dereceden kadro ihdas edilemeyen kadro unvanları için ise o kadro unvanından ihdası yapılmış en yüksek kadro derecesinin birinci kademesi esas alınır ve yapılacak ödemenin azami tutarı yukarıda belirtilen usûle göre tespit olunur…” kuralına; 5. fıkrasında da, “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır…” kuralına yer verilmiştir.
Ayrıca, 26/05/2005 tarih ve 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu’nun 22. maddesinin son fıkrasında; “Birliklerde, teşkilât ve personel istihdamı konularında bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Belediye Kanunu ile Belediye Kanununa aykırı olmamak kaydıyla birlik tüzüğü hükümleri uygulanır.” kuralına yer verilmek suretiyle; mahalli idare birliklerinde, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesinde yer verilen hükümler çerçevesinde sözleşmeli personel istihdamına imkan sağlanmıştır.
Diğer taraftan, 08/03/2011 tarih ve 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrasında, “Sulama birlikleri kamu tüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir.” kuralı; 14. maddesinin birinci fıkrasında, “Birliğin amacına uygun idari, teknik ve yardımcı teknik personel 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre çalıştırılır. Çalıştırılan personelin işvereni birliktir.” kuralı ve Geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuş olan birliklerde sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, mevcut statüleri ile istihdam edilmeye devam olunur. Birlikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren mevcut statüleri devam edenler dışında yeni sözleşmeli personel istihdam edemezler.” kuralı yer almıştır.
Sözleşmeli personelin ek ödemesine ilişkin mevzuat:
11/10/2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen ve 15/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren Ek 9. maddenin birinci fıkrasında, “Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.” düzenlemesine yer verilerek bazı kamu personeline ek ödeme verilmesi öngörülmüş; ekli (I) sayılı Cetvelin A/2-c bölümünde de, tekniker kadrosunda bulunanlardan, 1-2 dereceden aylık alanlar için %110, 3-4 dereceden alanlar için %100, 5-7 dereceden aylık alanlar için %90 ve diğer derecelerden (8-15) aylık alanlar için %85 oranında ek ödeme verileceği belirtilmiştir.
Anılan maddenin dokuzuncu fıkrasında ise, “Kadro karşılığı sözleşmeli personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personel hariç olmak üzere, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, statüleri ile mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarları gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak bu madde hükümleri çerçevesinde ek ödeme yapılıp yapılmayacağını, yapılacak ek ödeme oranını sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin belirlemeye, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu ödeme tutarı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.” kuralına yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla verilen söz konusu yetkiye istinaden 10/01/2012 tarih ve 28169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın 1. maddesinin birinci fıkrasında, “(1)…kamu kurum ve kuruluşlarında; …
b) Belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele, bulunduğu pozisyonda geçen hizmet yılı esas alınarak, sözleşmeli çalıştırılmasına esas alınan kadro unvanları için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvelde belirlenen oranları geçmemek üzere, il özel idareleri ve belediyeler ile mahalli idare birliklerinin meclisleri veya büyükşehir belediyeleri bağlı kuruluşlarının yönetim kurulları tarafından belirlenecek oranların, …
en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil) uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 14/08/2013 tarih ve 28735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 01/01/2014-31/12/2015 tarihleri arasında uygulanacak olan “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme”nin 2. maddesinde, “3/1/2012 tarihli ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar”ın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yer alan sözleşmeli personele yapılmakta olan ek ödeme, sözleşmeli çalıştırılmasına esas alınan kadro unvanında sözleşmeli personel olarak geçen hizmet süresine göre aynı kadro unvanı için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvelde belirlenen ek ödeme oranları üzerinden, meclis ve yönetim kurulu kararı aranmaksızın anılan Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ödenir.” kuralına yer almıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin onuncu fıkrasında, “Bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” kuralına ve anılan Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesinin sekizinci fıkrasında da, “Bu Kararın uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” kuralına yer verilerek ek ödeme ile ilgili ortaya çıkan tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün … tarih ve … Sıra Nolu “Mahalli İdare Sözleşmeli Personeli Ücret Tavanları Genelgesinin” 3. maddesinde; “3- 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde tam zamanlı sözleşmeli personel olarak istihdam edilenlere … uygulanması gereken ek ödeme oranları ile bu oranların karşılığı olan ek ödeme tutarı tavanları ekli (2) Sayılı Ek Ödeme Oranları Cetveli’nde gösterilmiştir. Öte yandan, söz konusu sözleşmeli personelin ek ödeme uygulamasından yararlandırılmasında, … aşağıdaki hususlara uyulacaktır.
a) İlgili personel için, ayrıca bir meclis kararı veya yönetim kurulu kararı alınmaksızın ve 1/1/2015 tarihinden geçerli olmak üzere; 2015 yılına ilişkin sözleşmesinde belirtilen kadro unvanı ile sınırlı olmak kaydıyla sözleşmeli personelin aynı mahalli idarede geçen hizmet süresi hesaplanmak suretiyle ve hesaplanan hizmet sürelerine karşılık olarak bu Genelge’ye ekli (2) Sayılı Ek Ödeme Oranları Cetveli’nde denk gelen ek ödeme oranı üzerinden ek ödeme hesabı yapılacaktır. …
c) Ek ödemeler, sigorta primine esas kazanca dahil edilmeyecek ve bu ödemelerden sigorta primi kesilmeyecek olup, bu ek ödemeden sadece damga vergisi kesilecektir.
ç) Ek ödeme tutarı, mevcut sözleşme örneğinin ücret maddesinden sonra gelmek üzere yeni bir madde olarak sözleşmede gösterilecektir.
d)Ek ödeme tutarı, maaş bordrosunda sözleşme ücreti ile birleştirilmeksizin ayrı bir sütun halinde ayrıca gösterilecektir.
” açıklamalarına yer verilmiş; Genelgeye ekli 2 sayılı Cetvelde ise “tekniker” olarak görev yapan sözleşmeli personelin hizmet süresine göre ek ödeme oranları (%85-110) ve tutarları belirlenmiştir.
Maaş artışına ilişkin mevzuat:
14/08/2013 tarih ve 28735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme”nin 5. maddesinde, kamu görevlilerinin ve çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personelin 2014 ve 2015 yılındaki sözleşme ücretlerindeki artış oranları belirlenmiştir.
Maliye Bakanlığının 31/12/2014 tarih ve 11868 sayılı yazısıyla yürürlüğe konulan Mali ve sosyal haklar” konulu Genelge’yle, kamu görevlilerinin ve çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personelin ücretleri 01/01/2015-30/06/2015 döneminde %3 oranında; Maliye Bakanlığının 03/07/2015 tarih ve 6235 sayılı yazıyla yürürlüğe konulan Genelge’yle de, 01/07/2015-31/12/2015 döneminde %4,76 oranında artırılmıştır.
Ayrıca, Maliye Bakanlığının 08/01/2015 tarih ve 4 Sıra Nolu Genelgesi’nde de, kamu görevlilerinin maaş artış oranları (%3) dikkate alınarak, 01/01/2015-30/06/2015 döneminde geçerli olmak üzere, mahalli idarelerdeki sözleşmeli personelin sözleşmeli teknikerlerin net ücret tavanı 2.271,41-TL olarak belirlenmiş; Maliye Bakanlığının 08/07/2015 tarih ve 6345 sayılı yazısıyla yürürlüğe konulan “Mahalli İdare Sözleşmeli Personeli Ücret Tavanları” konulu Genelge’yle de 01/07/2015-31/12/2015 döneminde uygulanmak üzere (%4,76 oranında artışla) 2.379,53-TL’ye yükseltilmştir.
Asgari geçim indirimine ilişkin mevzuat:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan, “Asgarî geçim indirimi” başlıklı 32. maddesinde, “Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. … Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz. …
Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.” kuralına yer verilmiştir.
Maliye Bakanlığının 08/01/2015 tarih ve 4 Sıra Nolu “Mahalli İdare Sözleşmeli Personeli Ücret Tavanları Genelgesi”nin 2/c maddesinde, “193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32 nci maddesi uyarınca hesaplanması gereken asgari geçim indirimi tutarı, aylık net sözleşme ücretinin belirlenmesi aşamasında dikkate alınmayacak ve bu nedenle aylık net sözleşme ücretlerinin tespitinde ekli (1) Sayılı Sözleşme Ücreti Cetveli’nde gösterilen tutarlar aşılmayacaktır. Sözleşmeli personel olarak istihdam edilenlerin asgari geçim indirimi uygulamasından yararlandırılmasında genel hükümlere uygun olarak işlem tesis edilecektir.” açıklamaları yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının “15/05/2015 tarihinden önceki dönem yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine” ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Mahkeme kararının, “15/05/2015 tarihinden sonraki dönemde ek ödeme yönünden davanın reddine” ilişkin kısmının incelenmesinde;
5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu’nun 22. maddesiyle, mahalli idare birliklerinde, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinde yer verilen hükümler çerçevesinde sözleşmeli personel istihdamına imkan sağlanmıştır.
Bununla birlikte, 08/03/2011 tarih ve 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun 14. maddesiyle, sulama birliklerinde 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında personel çalıştırılması kurala bağlanmış ise de, Geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasıyla, 6172 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce, birliklerde sözleşmeli personel statüsünde çalışanların, mevcut statüleriyle istihdam edilmeye devam olunması öngörülmüştür.
Uyuşmazlık, Adana ili Kuzey Yüreğir Sulama Birliğinde 6172 sayılı Kanun’un yürürlükten tarihinden önce sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilen ve dava tarihi itibarıyla bu statüde görev yapmakta olan davacıya, sözleşme ücreti dışında ve bu ücret ile ilişkilendirilmeksizin ek ödeme yapılıp yapılamayacağından kaynaklanmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin beşinci fıkrasında, bu madde uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personele, her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmayacağı ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin birinci fıkrasında memur, akademik ve askeri personele ek ödeme verilmesi öngörülmüş, Ek 1 sayılı Cetvelde de bu personelin ek ödeme oranları belirlenmiş olup; tekniker kadrosunda istihdam edilen memurlara, dereceleri itibarıyla %85-110 arasında değişen oranlarda ek ödeme yapılacağı belirtilmiştir.
Aynı maddenin dokuzuncu fıkrasında ise, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin ek ödeme yapılması ve yapılacak ek ödeme oranının belirlenmesi hususunda Bakanlar Kuruluna takdir ve düzenleme yetkisi verilmiştir.
Söz konusu yetkiye istinaden 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın 1/1-b maddesinde; belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personele, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılması kurala bağlanmıştır.
Ayrıca, 01/01/2014-31/12/2015 döneminde uygulanacak olan “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme”nin 2. maddesinde, sözleşmeli personel olarak geçen hizmet süresine göre aynı kadro unvanı için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvelde belirlenen ek ödeme oranları üzerinden, meclis ve yönetim kurulu kararı aranmaksızın ek ödeme yapılacağı belirtilmiştir.
Maliye Bakanlığının 08/01/2015 tarih ve 4 Sıra Nolu Genelgesi’ne ekli 2 sayılı Cetvelde ise “tekniker” olarak görev yapan sözleşmeli personelin hizmet sürelerine göre ek ödeme oranları (%85-110 arasında) ve tutarları belirlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesi, Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararın 1. maddesi ve 01/01/2014-31/12/2015 döneminde uygulanacak olan “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme”nin 2. maddesiyle, sulama birliklerinde görev yapan sözleşmeli personele, hizmet süresine göre aynı kadro unvanı için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvelde belirlenen ek ödeme oranı üzerinden, meclis ve yönetim kurulu kararı aranmaksızın ve sözleşme ücretiyle ilişkilendirilmeksizin ek ödeme yapılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sözleşmeli personele, sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmayacağı belirtilmiş ise de; bu düzenlemeyle sözleşmeli personele, sözleşme ücreti dışında, ilgili kamu kurumlarınca idarî tasarruf veya kararlarla ilave herhangi bir ödeme yapılmasının önlenmesinin amaçlandığı; bununla birlikte ilgili mevzuatta (kanun, kanun hükmünde kararname, toplu sözleşme ve/veya bakanlar kurulu kararlarında) sözleşmeli personele verilmesi açıkça öngörülen ödemelerin (aile yardımı, ek ödeme, asgari geçim indirimi gibi) ise bu düzenlemenin kapsamında olmadığı, dolayısıyla sözleşme ücreti dışında ilgili mevzuatta öngörülen diğer ödemelerin sözleşmeli personele ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, Adana ili Kuzey Yüreğir Sulama Birliğinde sözleşmeli personel statüsünde tekniker olarak görev yapan davacının, sözleşme ücreti dışında ve bu ücret ile ilişkilendirilmeksizin, hizmet süresi dikkate alınarak tekniker unvanı için belirlenen ek ödemeden 15/05/2015 tarihinden itibaren yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde ve bu kısım yönünden davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuk uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının, “15/05/2015 tarihinden sonraki dönemde maaş zammı yönünden davanın reddine” ilişkin kısmının incelenmesinde;
Maliye Bakanlığının 08/01/2015 tarihli Genelgesi’nde, mahalli idarelerdeki sözleşmeli teknikerlerin sözleşme net ücret tavanı 01/01/2015-30/06/2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere 2.271,41-TL olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan, Maliye Bakanlığının 03/07/2015 tarihli Genelgesi’yle, 2015 yılının ikinci altı aylık döneminde, tüm kamu görevlilerinin ücretlerinde %4,76 oranında artış yapılmış olup; bu kapsamda, ilgili mevzuatı uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personelin sözleşme ücretlerinin de 01/07/2015-31/12/2015 döneminde %4,76 oranında artırılması öngörülmüştür.
Ayrıca, Maliye Bakanlığının 08/07/2015 tarihli Genelgesi’yle 01/07/2015-31/12/2015 döneminde uygulanmak üzere, sözleşmeli teknikerin sözleşme net ücret tavanı (%4,76 oranında yapılan artışla) 2.271,41-TL’den 2.379,53-TL’ye yükseltilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda; davalı idare tarafından, sözleşmeli tekniker olarak görev yapan davacının 01/01/2015 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşme net ücreti 2.200,00-TL olarak belirlenmiş olmakla birlikte, 01/07/2015 tarihinden itibaren sözleşme net ücretine kamu görevlilerinin ücretlerinde yapılan %4,76 oranındaki artış yansıtılmamıştır.
Bu durumda, sözleşmeli tekniker olarak görev yapan davacının, 01/07/2015 tarihinden geçerli olmak üzere, kamu görevlilerinin ücretlerine yapılan %4,76 oranındaki artıştan yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde ve bu kısım yönünden davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuk uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının, “15/05/2015 tarihinden sonraki dönemde asgari geçim indirimi yönünden davanın reddine” ilişkin kısmına gelince;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde; asgari geçim indirimi, asgari ücretin yıllık brüt tutarının çalışanın kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’i olarak belirlenmiş olup; ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, bu tutarın mahsup edilmek suretiyle uygulanması öngörülmüştür.
Bu düzenlemeyle, asgari geçim indiriminin medeni duruma ve çocuk sayısına göre belirlendiği, asgari ücretin belirli bir kısmının, toplam gelirden düşülmesi suretiyle vergi dışı bırakılmasının amaçlandığı; bu kapsamda, aynı düzeyde ücret geliri elde edenlerin, medeni durumu ve çocuk sayılarının farklı olması halinde, gelir vergisinden yapılacak farklı düzeydeki asgari geçim indirimi nedeniyle, elde edecekleri net ücret gelirlerinde de farklılık olacağı açıktır.
Ayrıca, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 08/01/2015 tarih ve 4 Sıra Nolu Genelgesi’nin 4. maddesinde de, 193 sayılı Kanun’a göre hesaplanması gereken asgari geçim indirimi tutarının aylık net sözleşme ücretinin belirlenmesi aşamasında dikkate alınmayacağı ve genel hükümler çerçevesinde sözleşmeli personelin asgari geçim indirimi uygulamasından yararlandırılacağı belirtilmiştir.
Buna göre, 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personelin ilgili mevzuat çerçevesinde ve gelir vergisi düşülerek sözleşme net ücreti tespit edildikten sonra, 193 sayılı Kanun’un 32. maddesi hükümlerine göre, gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle asgari geçim indiriminin uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, sözleşmeli personel statüsünde tekniker olarak görev yapan davacının, sözleşme net ücreti dışında ve bu ücret ile ilişkilendirilmeksizin, medeni durumu ve çocuk sayısına göre 15/05/2015 tarihinden itibaren asgari geçim indiriminden yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde ve bu kısım yönünden davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuk uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının “15/05/2015 tarihinden önceki dönem yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine” ilişkin kısmının ONANMASINA;
2. Kısmen kabulü ile Mahkeme kararının “dava konusu işlemin 15/05/2015 tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının iptali istemi yönünden davanın reddine” ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.