Danıştay Kararı 12. Daire 2018/4151 E. 2022/5112 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/4151 E.  ,  2022/5112 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4151
Karar No : 2022/5112

DAVACI : …Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz…” şeklindeki düzenlemenin, sekizinci fıkrasında yer alan, “Bu madde kapsamında istihdam edilmiş olmak, idareler açısından sonraki yıllarda aynı şekilde yeniden çalıştırma zorunluluğu doğurmaz” şeklindeki düzenleme ile onbirinci (dava dilekçesinde sehven onuncu fıkra şeklinde yazılmıştır.) fıkrasında yer alan, “Bu madde uyarınca istihdam edilen personel hakkında bu Esasların sözleşmenin feshi hükümleri ile 4’üncü maddesindeki harcırah hükümleri dışındaki hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin, aynı maddeyle eklenen Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “Müracaat tarihi itibarıyla emeklilik ve yaşlılık aylığı almaya hak kazanamamış olması” ibaresi ile onbeşinci fıkrasında yer alan; “Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemenin; Kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4. maddesinin mülga C fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile bu Karara istinaden hazırlanan Hizmet Sözleşmesi’nin (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Geçici 43. Maddesi uyarınca anılan Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası Kapsamında İstihdam Edilecek İdari Büro Görevlisi ve İdari Destek Görevlisi İçin) 8. maddesinin (b) bendinde yer alan, “İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer.” düzenlemesi ile bunun dayanağı olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malullük ve yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması.” şeklindeki düzenlemenin iptali ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine 20/11/2017 tarih ve 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kararname’nin 17. maddesi ile eklenen, “Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” fıkrasında yer alan “yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar” ibaresinin ve aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddenin altıncı fıkrasında yer alan, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” şeklindeki kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : 24/12/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (C) fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı ve (B) fıkrasına iki paragraf eklendiği ve aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanun’a Geçici 43. ve 44. maddelerin eklenerek 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin mülga (C) fıkrasına göre çalışan geçici personelin (B) fıkrasına geçirildiği ve bu fıkra kapsamındaki haklardan yararlanacağının düzenlendiği, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen bu düzenlemelerin hiçbir değişikliğe uğramadan 01/02/2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile ilgili madde metnine işlendiği ifade edilmiştir.
A. Anayasa’ya Aykırılık İddiası Yönünden;Hiçbir kimsenin veya organın kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisini kullanmayacağı, temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasının özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, bu durumda Anayasa’nın 152. maddesinin ilk fıkrası uyarınca, dava konusu uyuşmazlık hakkında uygulanacak olan, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine, 20/11/2017 tarihli 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kararname’nin 17. maddesi ile eklenen; “Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” düzenlemesinde yer alan “yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar” ibaresi ile aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddenin altıncı fıkrasında yer alan, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğundan iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği iddia edilmiştir.
B- 26/03/2018 tarih 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen
1- Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan; “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz” şeklindeki düzenleme yönünden;
Söz konusu düzenleme ile 20/11/2017 tarih ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de ve 657 sayılı Kanun’da öngörülmeyen bir sınırlandırmanın yasal dayanaktan yoksun şekilde Bakanlar Kurulu Kararı ile getirildiği, aynı zamanda belirlilik ve açıklık ilkelerine de aykırı olduğundan, ilgililerin ücret mahiyetindeki ödeme kalemlerinden yararlandırılmalarının sınırlandırıldığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinde yer alan düzenlemeye istinaden ek ödeme yapıldığı, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile söz konusu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan kazanımların tamamen ortadan kaldırıldığı, Anayasa, Kanun ve Kanun Hükmünde Kararname ile getirilmeyen bir sınırlama getirildiğinden dava konusu düzenlemelerin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
2- Ek 8. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan; “Bu madde kapsamında istihdam edilmiş olmak, idareler açısından sonraki yıllarda aynı şekilde yeniden çalıştırma zorunluluğu doğurmaz” şeklindeki düzenleme yönünden;
Söz konusu düzenlemenin idareye, Anayasa, Kanun ve dayanak Kanun Hükmünde Kararname’de öngörülmeyen ve düzenlenmeyen geniş bir takdir hakkı getirdiği, düzenleme ile idareye tanınan takdir hakkının, hangi kriterlere göre belirleneceği açık ve net olmadığı gibi, muğlak yapısı nedeniyle uygulamada sorunlara neden olabilecek mahiyette olduğu, idarelerin söz konusu düzenlemeye atıfla, mevzuatta öngörülmeyen bir nedene istinaden ve hatta keyfi şekilde sözleşme feshine ve sözleşme yenilememe yoluna gidebilecekleri gibi, bu yolda herhangi bir gerekçe veya yasal ve objektif bir kıstas ortaya koymak zorunda olmadıkları, ilgililerin bu düzenleme nedeniyle maruz kalabilecekleri hukuka aykırı durumlarını idari yargı mercileri önüne taşıyarak haklarını arayabilecekleri şüphesiz olmakla birlikte, gerek uygulama birliğinin bulunmaması ve gerekse yasal düzenlemelerde aranan açıklık, belirlilik ve netlik ölçütlerinden yoksun düzenlemenin ilgililer yönünden büyük sorunlara neden olacağı, bu yöndeki düzenleme ile dayanak 20/11/2017 tarih ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 657 sayılı Kanun’da öngörülmeyen bir sınırlandırmanın yasal dayanaktan yoksun şekilde Bakanlar Kurulu Kararı ile getirildiği, bu nedenlerle Ek 8. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
3- Ek 8. maddesinin onbirinci (dava dilekçesinde sehven onuncu fıkra şeklinde yazılmıştır.) fıkrasında; “Bu madde uyarınca istihdam edilen personel hakkında bu Esasların sözleşmenin feshi hükümleri ile 4 üncü maddesindeki harcırah hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenleme yönünden;
Bu düzenlemenin idareye, Anayasa, Kanun ve dayanak Kanun Hükmünde Kararname’de öngörülmeyen bir sınırlandırma getirdiği, aynı zamanda, memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği yolundaki Anayasa’nın 128. maddesine aykırı olduğu, söz konusu düzenlemenin yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
4- Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “Müracaat tarihi itibarıyla emeklilik ve yaşlılık aylığı almaya hak kazanamamış olması” ibaresi ile onbeşinci fıkrasında yer alan; “Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme; Kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4. maddesinin mülga C fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ve bu Karara istinaden hazırlanan Hizmet Sözleşmesi’nin (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Geçici 43. Maddesi Uyarınca Anılan Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası Kapsamında İstihdam Edilecek İdari Büro Görevlisi ve İdari Destek Görevlisi İçin) 8. maddesinin (b) bendinde yer alan, “İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer.” düzenlemesi ile bunun dayanağı olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malullük ve yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması.” şeklindeki düzenleme yönünden;
Yürürlükteki mevzuat hükümlerinin, idare ile kamu görevlisi olarak personelin imzalamış olduğu sözleşme hükümlerinin idareye sebepsiz fesih hakkı ya da sözleşmenin nedensiz yenilenmemesi hakkı vermediği, idareye tanınan takdir yetkisinin, hukuken kabul edilebilir koşulların mevcudiyeti ve açıkça mevzuatta öngörülmesi halinde yine hukuka uygun olarak kullanılması suretiyle idari işlem tesis etme serbestisini ifade ettiği, bununla birlikte idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve idari işlemin sebep ve saik, şekil ve usul ile konu unsurları yönünden yargısal denetime tabi olduğu, takdir yetkisine dayalı işlemlerin, hukukun belirlediği sınırlar ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerektiği, Bakanlar Kurulunun, Anayasa ve kanunlarla kendine verilen görev alanının dışına çıkarak, yasama organının görev alanında olan bir konuda düzenleme yapması durumunda ortada ağır bir hukuki sakatlık hali olan “fonksiyon gaspı”nın söz konusu olduğu, bu durumun Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği, Anayasa’nın 6. maddesine göre hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi kapsamında istihdam edilen personelin Anayasa’nın ve anılan Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca kamu görevlisi olduğu, bu kapsamdaki personelin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri ile hak ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri noktasında da temel norm olarak 657 sayılı Kanun’un uygulanacağı, bu durumda görevinde başarısızlığına veya hizmetine ihtiyaç duyulmadığına yönelik hukuken kabul edilebilir bir somut tespit bulunmayan ilgililerin 5510 sayılı Kanuna göre emeklilik/yaşlılık aylığını hak etmesi sebebiyle sözleşmelerinin sona erdirilmesinin hukuken mümkün olmadığı gibi, kamu yararı ve hizmet gereklerine açıkça aykırılık teşkil ettiği ve ayrıca memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği yolundaki Anayasa’nın 128. maddesine aykırı olduğu, Bakanlar Kurulu’na tanınan yetkinin, bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve ücret ile diğer hususlardan ibaret olup, 657 sayılı Kanun ve dayanak Kanun Hükmünde Kararname’nin, bu kapsamdaki personelin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri ile hak ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri noktasında Bakanlar Kurulu’na herhangi bir yetki tanımadığı, söz konusu düzenlemelerin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, dava konusu Karar ve ekinin davacının meşru, kişisel ve güncel herhangi bir menfaatini ihlal etmediğinden, davanın 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “menfaat yokluğu” nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
A. Anayasa’ya aykırılık iddiası yönünden;
696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kararname’nin 17. maddesiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun sözleşmeli personele ilişkin 4/C fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı ve aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesiyle anılan Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesiyle, kapsama giren geçici personelin, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişlerinin düzenlendiği, 01/02/2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun ile de bu düzenlemelerin aynen kabul edildiği, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine tabi olarak istihdam edilen personelin hak, yükümlülük ve sair özlük haklarının Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenleneceği hükme bağlandığından, söz konusu hususların “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” ile düzenlendiği, yapılan mevzuat ve statü değişikliğine uyum sağlamak ve ikincil düzenlemelerin hayata geçirilmesi amacıyla Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a Ek 8. ve Ek 9. maddeler ile Geçici 11., 12., 13. ve 14. maddelerin eklendiği, halihazırda kamu idarelerinde 4/C geçici personel statüsünde görev yapan personelin bulunmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun sözleşmeli personele ilişkin 4/C fıkrasının yürürlükten kaldırılması ve anılan Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesiyle, kapsama giren geçici personelin, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişlerinin düzenlenmesine ilişkin 7079 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davanın, söz konusu Mahkemenin 31/5/2018 tarih ve E:2018/45, K:2018/51 sayılı Kararıyla reddedildiğinden, söz konusu düzenlemelerin Anayasa’ya herhangi bir aykırılık içermediği savunulmuştur.
B. 26/03/2018 tarih 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen,
1- Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan; “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz” şeklindeki düzenleme yönünden;
657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırları ekli (5) sayılı “Bir Yıldan Az Süreli veya Mevsimlik Hizmetlere İlişkin Cetvel”de gösterildiği, anılan Cetvelde gösterilen üst sınırları aşmamak üzere, bu kapsamda çalıştırılacak sözleşmeli personelin sayısı, sözleşme ücreti ve çalışma sürelerinin, her yıl ilgili kurumun önerisi ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca saptanacağının hüküm altına alındığı, bunlara ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamayacağı ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamayacağının belirtildiği, anılan Cetvel incelendiğinde, Türkiye İstatistik Kurumunda “Resmi İstatistik Programı ile kalkınma planlarında yer alan ve/veya acil veri ihtiyacı bulunan durumlarda yapılacak veri derleme, değerlendirme ve benzeri çalışmalar ile aynı nitelikteki proje bazlı veya parça başı çalışmalar” ile yükseköğretim kurumlarında “eğitim – öğretim faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan canlı modellik” hizmetlerinde kısmi zamanlı veya parça başı iş verilmek suretiyle istihdam edilecekleri kapsadığı, söz konusu hizmetlerin, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan mevzuat değişikliklerinden önce 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında aynı ücret tavanı ve çalışma şartlarında istihdam edilen personel eliyle yerine getirildiği, Esaslar’ın davaya konu düzenlemesiyle bu hizmetlerin yerine getirilmesinde çalıştırılacak kişilere yapılacak ödemelerde herhangi bir farklılaştırma yapılmadığı, bu düzenlemenin, tam zamanlı çalışan sözleşmeli personelde olduğu üzere, kanuni düzenlemelerle veya Toplu Sözleşme ile bu personel için sözleşme ücreti dışında ödeme yapılmasını sağlayan hükümler getirilmesini engellemediği savunulmuştur.
2- Ek 8. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan; “Bu madde kapsamında istihdam edilmiş olmak, idareler açısından sonraki yıllarda aynı şekilde yeniden çalıştırma zorunluluğu doğurmaz” şeklindeki düzenleme ile onbirinci (dava dilekçesinde sehven onuncu fıkra şeklinde yazılmıştır.) fıkrasında; “Bu madde uyarınca istihdam edilen personel hakkında bu Esasların sözleşmenin feshi hükümleri ile 4 üncü maddesindeki harcırah hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenleme yönünden;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun mülga 4/C maddesinin birinci fikrasının 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine, “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Cumhurbaşkanınca karar verilen görevlerde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.” hükmü olarak eklenmesi suretiyle bundan sonra bu görevlerde çalıştırılacakların da sözleşmeli personel olarak istihdamının düzenlendiği, söz konusu görevlerde çalıştırılacaklar için, söz konusu hükmün gereği ve yaptıkları işin niteliği, süresi ile kapsamı da dikkate alındığında bazı özel düzenlemelere yer verilmesi gerektiği, nitekim diğer sözleşmeli personelden farklı olarak bu kapsamda çalıştırılacakların görevleri çok kısa süreli (3 gün dahi olabildiği), parça başı veya saatlik olmakta ve süreklilik niteliği taşıyan bir iş veya görev yapmadıklarından idareyle istihdam ilişkisi de sadece bu iş veya görev süresini kapsamakta, görev veya iş bittiğinde sözleşmelerin de sona erdiğinden dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu, ayrıca, Ek 8. maddenin onbirinci fıkrasında yer alan düzenlemenin gerekliliğinin, görev veya işin niteliği ve kapsamı dikkate alındığında ortaya çıktığı, Esaslar’ın hizmete alınma, sınav şartı ve yer değişikliği gibi hükümlerinin bu personel bakımından uygulanamayacağı, Esaslar’da atıf yapılmayan izin (mazeret izinleri de dahil) ve çalışma saatleri gibi diğer hususların ise Ek 8. maddesinde düzenlendiği, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile geçici personel istihdam şeklinin ilga edilmesi ve söz konusu hizmetlerin sözleşmeli personel eliyle yerine getirilecek hizmetler arasına dahil edilmesi sonrasında davaya konu iptal talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrasında sözleşmeli personelin istihdamına dair hususların Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceğinin düzenlendiği, anılan düzenleme çerçevesinde de 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın yürürlüğe konulduğu, dolayısıyla yetkisini Anayasa’dan ve 657 sayılı Kanun’dan alan Esaslar’ın söz konusu düzenlemelere aykırı olmasının söz konusu olmadığı, ayrıca bir yıldan az süreli ve mevsimlik çalışacak sözleşmeli personelin ücretleri, izinleri ve çalışma şartlarının söz konusu Esaslar’ın Ek 8. maddesiyle düzenlenmiş olması nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamındaki diğer sözleşmeliler için düzenlenmiş bulunan hükümlerden sözleşme feshi ve harcırah hususları haricindeki düzenlemelere tabi olmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
3- Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “Müracaat tarihi itibarıyla emeklilik ve yaşlılık aylığı almaya hak kazanamamış olması” ibaresi ile onbeşinci fıkrasında yer alan; “Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme; Kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4. maddesinin mülga C fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ve bu Karara istinaden hazırlanan Hizmet Sözleşmesi’nin (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Geçici 43. Maddesi uyarınca anılan Kanunun 4. Maddesinin (B) Fıkrası Kapsamında İstihdam Edilecek İdari Büro Görevlisi ve İdari Destek Görevlisi İçin) 8. maddesinin (b) bendinde yer alan, “İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer.” düzenlemesi ile bunun dayanağı olan 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malullük ve yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması.” şeklindeki düzenleme yönünden;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesinin altıncı paragrafında, “Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fikra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir….” hükmünde açıkça yer verildiği üzere hukuki dayanaktan yoksun olduğu, bu hükme istinaden Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın Ek 9. maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan ve iptali talep edilen hükmün, Kanun hükmünün tekrarından ibaret olduğu, aynı durumun iptali talep edilen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrası için de söz konusu olduğu, Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasının, iş akitleri özelleştirme uygulamaları sebebiyle kamu veya özel sektör işverenince feshedilmiş olup, mülga 4/C maddesinin ikinci paragrafı kapsamında kamu idarelerine geçici personel statüsünde ataması yapılanlardan 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi kapsamında 4/B sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlere ilişkin bir düzenleme içerdiği, bu düzenlemenin ise söz konusu personelin geçiş hükümlerini düzenleyen 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükmü ile uyumlu olup, aynı Kanun’un mevcut 4/B maddesinde ve yürürlükten kaldırılan 4/C maddesinde yer alan hükmün tekrarı niteliğinde olduğu ve iptali talep edilen hükmün Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer almasa bile dayanak Kanun hükmü sebebiyle uygulanması zorunluluk arzeden bir hüküm olduğu, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, idareye herhangi bir takdir hakkı bırakmaksızın objektif ve öngörülebilir bir kural çerçevesinde, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılmasını öngördüğü, dolayısıyla bu hükmün Anayasa’ya herhangi bir aykırılık içermediği, ayrıca, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlerin; geçiş işleminden önce 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrası uyarınca vize edilen geçici iş pozisyonlarında geçici personel olarak istihdam edildikleri ve 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar”ın 15. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, geçici personelin hizmet sözleşmelerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona ereceğinin açıkça düzenlenmiş olması sebebiyle; bu geçiş işleminden ötürü ilgililerin kazanılmış haklarına müdahale edilmediği ve kişilerin sosyal güvenliklerinde herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığı, 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin iş sonu tazminatı ödenmesine yönelik hallerin sayma yoluyla açıkça belirtildiği, söz konusu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen hallerin gerçekleşmesi halinde personelin sözleşmesinin Ek 6. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendiliğinden sona erdiği ve personelin diğer şartların gerçekleşmesiyle diğer bentlerinde sayılan hallerde olduğu gibi iş sonu tazminatı ödenmesine hak kazandığı, ayrıca, sürekli tam iş göremezlik, malullük veya yaşlılık hallerinde sözleşmenin kendiliğinden sona ermesinin, kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapıldığı ve sözleşmeli personel istihdamının amacına da uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemelerde, kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 2. maddesi ile eklenen Ek 8. maddesinin 6., 8. ve 11. fıkralarında sırasıyla yer alan, “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz.”, “Bu madde kapsamında istihdam edilmiş olmak idareler açısından sonraki yıllarda aynı şekilde yeniden çalıştırma zorunluluğu doğurmaz.”, “Bu madde uyarınca istihdam edilen personel hakkında bu esasların sözleşmenin feshi hükümleri ile 4. maddesindeki harcırah hükümleri dışındaki hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemelerin ve aynı maddeyle eklenen Ek 9. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan, “Müracaat tarihi itibarıyla emeklilik ve yaşlılık aylığı almaya hak kazanamamış olması” ibare ile 15. fıkrasındaki, “Bu madde Kapsamında istihtam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malüllük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemenin; Kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin 4. fıkrasındaki, “657 sayılı Kanunun 4. maddesinin mülga C fıkrasının ikinci parağrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanıun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malüllük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kuramlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile bu Karara istinaden hazırlanan (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Geçici 43. maddesi uyarınca anılan Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası Kapsamında İstihdam Edilecek İdari Büro Görevlisi ve İdari Destek Görevlisi İçin) Hizmet Sözleşmesinin 8. maddesinin (b) bendindeki, “İlgilinin, 5510 sayılı Kanun Hükümleri uyarınca yaşlılık veya malüllük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer.” düzenlemesi ile bunun dayanağı olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki, “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malüllük ve yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması.” şeklindeki düzenlemenin iptali ile 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine 20/11/2017 tarihli 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kararname’nin 17. maddesi ile eklenen, “Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” fıkrasında yer alan “yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar” ibaresinin ve 18. maddesi ile 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddenin 6. fıkrasındaki, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” şeklindeki kuralın Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesinde, “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler. … 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.
30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 2. maddesi ile eklenen “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddesinin 6. fıkrasında, “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.”, 8. fıkrasında, “Bu madde kapsamında istihdam edilmiş olmak, idareler açısından sonraki yıllarda aynı şekilde yeniden çalıştırma zorunluluğu doğurmaz.”, 11. fıkrasında, “Bu madde uyarınca istihdam edilen personel hakkında bu Esasların sözleşmenin feshi hükümleri ile 4 üncü maddesindeki harcırah hükümleri dışındaki hükümleri uygulanmaz.” hükmü, aynı maddeyle eklenen Ek 9. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, “Müracaat tarihi itibarıyla emeklilik veya yaşlılık aylığı almaya hak kazanamamış olması”, aynı maddenin 15. fıkrasında ise, “Bu madde Kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malüllük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih, kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.”, hükmü, kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin 4. fıkrasında, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlarda bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmü, bu Karara istinaden hazırlanan (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Geçici 43 üncü Maddesi Uyarınca Anılan Kanunun 4 üncü Maddesinin (B) Fıkrası Kapsamında İstihdam Edilecek İdari Büro Görevlisi ve İdari Destek Görevlisi İçin) Hizmet Sözleşmesinin 8. maddesinin (b) bendinde, “İlgilinin, 5510 sayılı Kanun Hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer.” düzenlemesi yer almıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece; mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, “657 sayılı DMK’nun 4/C maddesi kapsamında geçici personel olarak görev yapanlardan, 696 sayılı KHK’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesi uyarınca, 4/B’li kadroya geçirilecek personel” ile ilgili olarak usul ve kriterler belirlenmek suretiyle hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etme amacına yönelik olarak Maliye Bakanlığının 26/03/2018 tarihli ve 2452 sayılı yazısı üzerine hazırlanıp yürürlüğe konulan uyuşmazlığa konu “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar”ın yürürlüğe konulması hakkındaki (6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Kararnameye ek) Bakanlar Kurulunun 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı kararıyla yapılan düzenlemenin, Anayasa’ya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü ve ilgili diğer mevzuata aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen söz konusu düzenlemede, hak ve adelet ilkeleri ile hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesi ve Onikinci Dairesince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek-1. maddesi uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı, sekizinci ve onbirinci (dava dilekçesinde sehven onuncu fıkra şeklinde yazılmıştır.) fıkralarının, aynı maddeyle eklenen Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “Müracaat tarihi itibarıyla emeklilik ve yaşlılık aylığı almaya hak kazanamamış olması” ibaresi ile onbeşinci fıkrasındaki; “Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemenin; Kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasındaki, “657 sayılı Kanunun 4. maddesinin mülga C fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile bu Karara istinaden hazırlanan (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Geçici 43. Maddesi Uyarınca Anılan Kanun’un 4. Maddesinin (B) Fıkrası Kapsamında İstihdam Edilecek İdari Büro Görevlisi ve İdari Destek Görevlisi İçin) Hizmet Sözleşmesi’nin 8. maddesinin (b) bendindeki, “İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer.” düzenlemesi ile bunun dayanağı olan 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki, “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malullük ve yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması.” şeklindeki düzenlemenin iptali ile 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine 20/11/2017 tarih ve 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kararname’nin 17. maddesi ile eklenen, “Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” fıkrasında yer alan “yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar” ibaresinin ve aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddenin altıncı fıkrasındaki, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” şeklindeki kuralın Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacı tarafından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine 20/11/2017 tarih ve 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kararname’nin 17. maddesi ile eklenen, “Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” fıkrasında yer alan “yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar” ibaresinin ve aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddenin altıncı fıkrasında yer alan, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” şeklindeki kuralın Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kararname’nin 17. maddesiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun sözleşmeli personele ilişkin 4/C fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı ve anılan Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesiyle, kapsama giren geçici personelin, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişlerinin düzenlendiği, 01/02/2018 tarih ve 7079 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile bu düzenlemelerin aynen kabul edildiği, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişlerinin düzenlenmesine ilişkin 7079 sayılı Kanun’un Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde açılan dava, söz konusu Mahkemenin 31/05/2018 tarih ve E:2018/45, K:2018/51 sayılı Kararıyla reddedildiğinden, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.

İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” başlıklı 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekte oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği; (B) fıkrasında, Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğu belirtilmiş; (B) fıkrasının 4. bendinde, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnalarının, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarının, kullandırılacak izinlerin, pozisyon unvan ve niteliklerinin, sözleşme fesih hallerinin, pozisyonların iptalinin, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin, Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği; 5. maddesinde ise, bu Kanuna tabi kurumlarda, 4. maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştırılamayacağı kurala bağlanmış, aynı maddenin mülga (C) bendinde de, geçici personel, “bir yıldan az süreli veya mevsimlik olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kişilerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi yürürlükten kaldırılmış; birinci fıkrasının (B) bendinde yapılan değişiklik ile geçici personelin bu fıkra kapsamında istihdamına olanak sağlanmıştır. Söz konusu değişiklik ile,
”(Ek paragraf): Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.
(Ek paragraf): Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesinin birinci fıkrasında, “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler.”, altıncı fıkrasında, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükümlerine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlilerinin ücretlerinin, hak ve yükümlüklerinin belirlenmesine ilişkin 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 7. maddesinde, “Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan;
a) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması,
b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,
c) İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi,
ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,
d) İlgilinin ölümü,
hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır….” hükmüne yer verilmiştir.
30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenen “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddesinde; “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırları ekli 5 sayılı Bir Yıldan Az Süreli Hizmetlere İlişkin Cetvelde gösterilmiştir.
Anılan Cetvelde gösterilen üst sınırları aşmamak üzere, bu kapsamda çalıştırılacak sözleşmeli personelin sayısı, sözleşme ücreti ve çalışma süreleri, her yıl ilgili kurumun önerisi üzerine Cumhurbaşkanlığınca saptanır.
Bu madde uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacakların, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (4), (5), (6), ve (7) numaralı alt bentleri ile hizmet gerekleri açısından ihtiyaç duyulması halinde (8) numaralı alt bendinde belirtilen şartları taşımaları gerekir. Kurumlar, bu koşullara ilave olarak hizmet gereği özel şartlar belirleyebilirler.
Parça başı ve saat ücreti karşılığı çalışanlar hariç olmak üzere, bu madde uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacakların çalışma saat ve süreleri hususunda 13 üncü madde hükümleri uygulanır. Saat ücreti karşılığı çalıştırılacak personelin çalışma süresi, günde beş saati geçmemek üzere kurumu tarafından tespit edilir.
Bu kapsamda görev yapan personele, parça başı ve saat ücreti karşılığı çalışanlar hariç, çalıştıkları her ay için iki gün ücretli izin verilir ve çalışılan her ay için kazanılan izinler sözleşme dönemi içinde kalmak kaydıyla toplu olarak da kullandırılabilir. Bu personelin mazeret izinlerine dair hususlarda bu Esaslarda yer alan hükümler uygulanır.
Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. Ücretler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 15’inde ödenir.
…..
Bu madde kapsamında istihdam edilmiş olmak, idareler açısından sonraki yıllarda aynı şekilde yeniden çalıştırma zorunluluğu doğurmaz.” hükmüne, Ek 9. maddesinde, 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirme programına alınan kuruluşların (iştirakler hariç) kısmen veya tamamen satışı nedeniyle kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde veya diğer sebeplerle bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla İş Kanunu hükümlerine tabi daimi işçi statüsünde istihdam edilen ve 4046 sayılı Kanunun değişik 22 nci maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelden iş sözleşmesi özelleştirme tarihinden önce kamu tarafından veya özelleştirme tarihinden sonra özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenler 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilir.
Birinci fıkra kapsamında istihdam edilecek personelin;
a) Müracaat tarihi itibarıyla emeklilik veya yaşlılık aylığı almaya hak kazanamamış olması,
b) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (1), (4), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde yer alan genel şartları taşıması,
c) İş akitlerinin kamu tarafından feshedilmesi halinde kuruluşları kanalıyla, iş akitlerinin özel sektör tarafından feshedilmesi halinde ise özel sektör tarafından, bizzat veya posta yoluyla ekli 1 sayılı Başvuru Formu ile birlikte noter onaylı diplomalarıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığına başvurmaları,
gerekir.
……
Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu madde hükümlerinden yararlanamaz.
…..
Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir. ….. Hükmüne, Kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmüne, Hizmet Sözleşmesi’nin (657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Geçici 43 üncü Maddesi Uyarınca Anılan Kanunun 4 üncü Maddesinin (B) Fıkrası Kapsamında İstihdam Edilecek İdari Büro Görevlisi ve İdari Destek Görevlisi İçin) 8. maddesinde;
“a) İlgilinin sözleşmesi 7/15754 sayılı Kararnamenin ek 6 ncı maddesinde belirtilen hallerden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde sona erer. Bu durum Kurumca ilgiliye yazılı olarak tebliğ edilir. Tebligatta belirtilecek günden geçerli olmak üzere sözleşme sona erer.
b) İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen
1- Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan; “Bu kapsamda görev yapan personele, ikinci fıkra uyarınca belirlenen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz” şeklindeki düzenleme yönünden;
657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında, bir hizmet karşılığında, sadece ihtiyaç duyulan hizmet nedeniyle istihdam edildiği ve sözleşme ücretinin de, yapılan işin karşılığı olduğu gözetildiğinde; 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrasına göre çalıştırılan sözleşmeli personel ile memurların hukuki statüleri, aylık ve özlük hakları yönünden farklı hukuki rejime tabi oldukları, buna göre, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi uyarınca çalıştırılan sözleşmeli personel ile memurların aylık ve diğer parasal hakları yönünden farklı düzenlemeler yapılmasının mümkün olduğu, dolayısıyla, aynı işi yapan sözleşmeli personel ile memurların ücret ve diğer parasal haklarının farklı olarak belirlenmesinin, Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmediği, nitekim, Anayasa Mahkemesi’nin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararında; memurların içeriği taraflarca belirlenemeyen bir statüye atanırken sözleşmeli personelin kamu hizmetine sözleşme ilişkisi ile bağlandığı, 657 sayılı Kanun’un 4/A maddesine tabi memur statüsü ile 4/B kapsamındaki sözleşmeli personelin aynı hukuksal konumda olmadıkları ve farklı hukuksal düzenlemelere tabi olmalarının eşitsizliğe yol açtığının ileri sürülemeyeceğinin vurgulandığı, diğer taraftan, ücretlerin görevin yapılmasını müteakip ödenmesi uygulamasının ise, geçmiş dönemde aynı görevleri ifa eden geçici personel için uygulandığı, yaptıkları işin niteliği, süresi ile kapsamı da dikkate alınarak 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetki çerçevesinde yürürlükte bulunduğu, nitekim diğer sözleşmeli personelden farklı olarak bu kapsamda çalıştırılacakların görevleri kısa süreli (3 gün dahi olabildiği), parça başı veya saatlik olmakta ve idareyle süreklilik arz eden bir istihdam ilişkisi bulunmamakta, görev veya iş bittiğinde sözleşmelerinin de sona erdiği, “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik çalışma” başlıklı Ek 8. maddede 657 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet kapsamında yılın, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı veya parça başı ücret vermek suretiyle sözleşme süresiyle sınırlı olarak çalıştırılabilecek hizmetler ile bu hizmetlerde çalıştırılacakların ücret ve adet üst sınırlarının ekli 5 sayılı Bir Yıldan Az Süreli Hizmetlere İlişkin Cetvelde gösterildiği, anılan Esaslara ekli 5 sayılı Cetvel Türkiye İstatistik Kurumunda “Resmi İstatistik Programı ile kalkınma planlarında yer alan ve/veya acil veri ihtiyacı bulunan durumlarda yapılacak veri derleme, değerlendirme ve benzeri çalışmalar ile aynı nitelikteki proje bazlı veya parça başı çalışmalar” ile Yükseköğretim kurumlarında “eğitim – öğretim faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan canlı modellik” hizmetlerinde kısmi zamanlı veya parça başı iş verilmek suretiyle istihdam edilecekleri kapsadığı, söz konusu hizmetlerin, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan mevzuat değişikliklerinden önce de 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin mülga (C) fikrası kapsamında aynı ücret tavanı ve çalışma şartlarına göre istihdam edilen personel eliyle yerine getirildiği göz önüne alındığında, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Ek 8. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, sözleşme ile çalıştırılacak personele sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamayacağı ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulamayacağı yolundaki düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2- Ek 8. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan; “Bu madde kapsamında istihdam edilmiş olmak, idareler açısından sonraki yıllarda aynı şekilde yeniden çalıştırma zorunluluğu doğurmaz” şeklindeki düzenleme ile onbirinci (dava dilekçesinde sehven onuncu fıkra şeklinde yazılmıştır.) fıkrasında yer; “Bu madde uyarınca istihdam edilen personel hakkında bu Esasların sözleşmenin feshi hükümleri ile 4 üncü maddesindeki harcırah hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenleme yönünden;
Sözleşmeli personel olarak istihdamının düzenlendiği 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçişi sonrasında yaptıkları işin niteliği, süresi ile kapsamı da dikkate alındığında bazı özel düzenlemelere yer verilmesi gerektiği, nitekim diğer sözleşmeli personelden farklı olarak bu kapsamda çalıştırılacakların görevleri çok kısa süreli (3 gün dahi olabildiği), parça başı veya saatlik olduğu ve süreklilik niteliği taşıyan bir iş veya görev yapmadıklarından idareyle istihdam ilişkisinin de sadece bu iş veya görev süresini kapsadığı, görev veya iş bittiğinde sözleşmelerinin de sona erdiğinden dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu, onbirinci fıkrada yer alan düzenleme yönünden ise, Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrasında sözleşmeli personelin istihdamına dair hususların Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceğinin düzenlendiği, anılan düzenleme çerçevesinde de 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın yürürlüğe konulduğu, dolayısıyla yetkisini Anayasa’dan ve 657 sayılı Kanun’dan alan Esaslar’ın söz konusu düzenlemelere aykırı olmasının söz konusu olmadığı, ayrıca bir yıldan az süreli ve mevsimlik çalışacak sözleşmeli personelin ücretleri, izinleri ve çalışma şartlarının söz konusu Esaslar’ın Ek 8. maddesiyle düzenlenmiş olması nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamındaki diğer sözleşmeliler için düzenlenmiş bulunan hükümlerden sözleşme feshi ve harcırah hususları haricindeki düzenlemelere tabi olmamasına ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
3- Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “Müracaat tarihi itibarıyla emeklilik ve yaşlılık aylığı almaya hak kazanamamış olması” ibaresi ile onbeşinci fıkrasında yer alan; “Bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme; Kararın 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4. maddesinin mülga C fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ve bu Karara istinaden hazırlanan Hizmet Sözleşmesi’nin (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Geçici 43. Maddesi Uyarınca Anılan Kanun’un 4. Maddesinin (B) Fıkrası Kapsamında İstihdam Edilecek İdari Büro Görevlisi ve İdari Destek Görevlisi İçin) 8. maddesinin (b) bendinde yer alan, “İlgilinin, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer.” düzenlemesi ile bunun dayanağı olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malullük ve yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması.” şeklindeki düzenleme yönünden;
657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında, 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam sürelerinin hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemeyeceğinin hükme bağlandığı ve bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verilmiş olup, 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılması öngörüldüğünden, anılan düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.