Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/4209 E. , 2021/7214 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4209
Karar No : 2021/7214
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …’yi temsilen,
… Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ….
İSTEMİN KONUSU :… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Türkiye Cumhuriyeti’nin …(…) Başkonsolosluğunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personel statüsünde sekreter olarak görev yapan davacı tarafından, aile ve çocuk yardımı ödeneğinden faydalandırılması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….. İdare Mahkemesince; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 8. maddesinde kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatında görev yapan sözleşmeli personele aile ve çocuk yardımı ödeneği verilmesinin öngörüldüğü; davacının görev yaptığı Dışişleri Bakanlığının ise 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3. maddesi uyarınca sadece merkez ve yurtdışı teşkilatından oluştuğu, taşra teşkilatının ise, bulunmadığı; ilgili maddede, kanun koyucu tarafından taşra teşkilatı ibaresiyle yurtdışı teşkilatında çalışan personelin de kastedildiği şeklinde yorum yapılamayacağı; öte yandan, sözleşmeli personel statüsünde görevlendirilen kişilerin özlük haklarını düzenleyen 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasları Düzenleyen Bakanlar Kurulu kararında, yurtdışı teşkilatında istihdam edilen sözleşmeli personelin sözleşme ücretinin, yurt içinde çalıştırılan sözleşmeli personelden farklı olarak tavan ücretine tabi tutulmadığı hususları dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarece yurtdışı teşkilâtında görev yapan personele hangi nedenle aile yardımı ödemesi yapılamayacağının yeterli bir gerekçe ve haklı bir nedenle ortaya konulamadığı, yasal düzenlemelere aykırı şekilde kamu yararı ve eşitlik ilkeleri gözetilmeksizin işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde görev yapan davacıya, sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılmasına imkân bulunmadığı, konu hakkında Devlet Personel Başkanlığınca gönderilen 09/06/2011 tarih ve 9335 sayılı yazıda, kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilâtlarında sözleşmeli şekilde istihdam edilen personele 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. maddesi kapsamında aile yardımı ödeneği verilemeyeceğinin belirtildiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… (…) Başkonsolosluğunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personel statüsünde sekreter olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202. maddesi kapsamında tarafına aile ve çocuk yardımı ödeneği verilmesi istemiyle 10/12/2013 tarihinde davalı idareye başvurulmuştur.
Davalı idarece başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4 maddesinde, kamu hizmetlerinin, memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği düzenlenmiş, maddenin (A) fıkrasında, memurun tanımı yapılarak, mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenlerin, bu Kanun’un uygulanmasında memur sayılacağı, yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanların da memur sayılacakları kurala bağlanmış; aynı maddenin (B) fıkrasında ise, sözleşmeli personelin, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlediği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere, özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığı’nın görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğu belirtilmiş, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182. maddesiyle maddede yer alan; “Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde, “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını ile aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenleyen aynı Kanun’un 202. maddesinde ise; “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. ” hükmü yer almaktadır.
25/02/2011 tarih ve 27857 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 118. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 8. maddede; “Ayın veya haftanın bazı günleri yada günün belirli saatleri gibi kısmi zamanda çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayanlara Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneği, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, Dışişleri Bakanlığının yurtdışı teşkilatında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, aile ve çocuk yardımı ödeneğinden yararlandırılıp yararlandırılmayacağına ilişkidir.
Kamu hizmetlerinin, memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürüleceği; Devlet memurlarına aile yardımı ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun yukarıda alıntısına yer verilen 202. maddesinde, evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verileceğinin hüküm altına alındığı tartışmasızdır.
Her ne kadar, davalı idarece konuya ilişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 8. maddede, kurum ve kuruluşların yurtdışı teşkilatlarında görev yapan sözleşmeli personel yönünden düzenleme bulunmadığı öne sürülmüşse de, 657 sayılı Kanun’un 202. maddesinde sözleşmeli personel yönünden herhangi bir kısıtlamaya yer verilmeksizin, evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ve çocuk ödeneği verilmesi gerektiğinin kurala bağlanması karşısında, tam zamanlı çalışan sözleşmeli personel statüsünde bulunan davacının söz konusu yardım ve ödenekten faydalanacağı açıktır.
Bu durumda; davacının bu yöndeki başvurusunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, Dışişleri Bakanlığının merkez ve yurtdışı teşkilâtından oluşması nedeniyle, ilgili maddede merkez ve taşra teşkilâtında görev yapan personel yönünden öngörülen ödenekten davacının faydalanmasına imkân bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise, hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.