Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5069 E. , 2021/5409 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5069
Karar No : 2021/5409
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLLERİ : Hukuk Hizmetleri …- …,
Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında Genel İdare Hizmetleri Sınıfında icra müdürü olarak görev yapmakta iken, 15/04/2006 tarihinde 2200 ek gösterge üzerinden emekliye ayrılan davacı tarafından;657 sayılı Kanun’a ekli (II) sayılı Cetvelin “5. Yargı Kuruluşları Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ile Yükseköğretim Kuruluşlarında” başlıklı bölümünde yer alan unvanlara “icra müdürü” unvanının eklenmesi ve anılan bölümde belirtilen 3000 ek göstergeden yararlandırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine ve 657 sayılı Kanun’a ekli (II) sayılı Cetvelin 5. bölümünün, Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle, somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esası hakkında yapılan değerlendirme neticesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde, memurların hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu Kanun’a ekli (I) ve (II) sayılı Cetvellerdeki ek göstergelerden yararlandırılmalarının öngörüldüğü; (II) sayılı Cetvelin 5. sırasında 3000 ek göstergeden yararlanacak unvanlar sayma yoluyla belirlenmekle birlikte, icra müdürü unvanına yer verilmediği; anılan bölümde düzenleme yapma yetkisinin yasa koyucunun takdirinde bulunduğu; buna göre, icra müdürü kadrosundan emekli olan davacının 3000 ek göstergeden yararlandırılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ek göstergesinin emsallerinden ve astlarından daha alt bir statüde belirlenmesinin, Anayasa’nın “kanun önünde eşitlik” ilkesinin açık bir ihlali olduğu halde, Mahkemece Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi bulunmamasının ve söz konusu düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmamasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Başbakanlık yerine Cumhurbaşkanlığı hasım mevkine alınarak ve davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.