Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5299 E. , 2022/1519 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5299
Karar No : 2022/1519
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- …Bakanlığı
VEKİLİ : … 3- …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ”Yurt dışı borçlanma işlemleri” başlıklı, … tarih ve … sayılı e-YURTDIŞI talimatının 1. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Borçlanma talep dilekçesinde talep edilen süre ve gün sayısı borçlandırılmasına rağmen tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmının ödenmesi halinde, borçlanılan süre borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru gidilerek tespit edilecektir.” ibaresi ile Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinin üçüncü fıkrasındaki ‘’Borçlanma için başvuruda bulunanlar, yurt dışında geçen süresinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilirler. Kısmi borçlanma yapmak isteyenler, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorundadırlar.’’ şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29. maddesinin dördüncü fıkrasında, yurt dışı hizmet başlangıcının Türkiye için de hizmet başlangıcı olacağının, 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinde de, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların, âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceğinin düzenlendiği, kendisine gönderilen tahakkuk cetvelinde kısmi ödeme durumunda tahakkuk cetvelinde yer alan tarihten geriye doğru sigortalılığının kabul edileceğine ilişkin bir uyarı olmadığı, yurt dışı hizmet başlangıcından ileriye doğru gidilerek hesaplamanın yapılması gerektiği, 2013 yılında borçlanmaya müracaat ettiği halde daha sonra çıkan mevzuatın uygulanamayacağı ileri sürülmektedir.
DAVALI … BAKANLIĞININ SAVUNMASI: Öncelikle 2015/4 sayılı talimatın hazırlık veyahut yürürlüğe konulması aşamasında Bakanlıkça tesis edilen herhangi bir idari işlem bulunmadığından, savunmalarının Yönetmelik’in iptali istemiyle sınırlı olduğu belirtilmiş olup, 2147 sayılı mülga Yurt Dışında Çalışan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Çalışma Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’da kısmi borçlanılma düzenlenmemiş iken, 3201 sayı Kanun’da yurt dışı hizmet sürelerinin bir kısmının borçlanılabilmesine imkan tanındığı, anılan Kanun’un 5. maddesinde, borçlanılan yurt dışı hizmetlerine karşılık olarak sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile borçlanılan bu sürelerin hizmetten sayılması hususunun farklı kurallara bağlandığı, iptali istenilen Yönetmelik hükmünde 3201 sayılı Kanun’da öngörülen kısmi borçlanma uygulamasına ilişkin usul ve esaslara yer verildiği, Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında, başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemişse ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısının esas alınacağı, bu tespitte bir yılın 360 gün, bir ayın 30 gün sayılacağının kurala bağlandığı, 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında, yurt dışı hizmetlerinin belirli bir kısmını borçlananlardan borçlanmak istedikleri tarihleri münhasıran bildirenler ile bildirmeyenler arasında bir ayrıma gidilmeksizin, istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağının düzenlendiği, Yönetmeliğin 6. maddesinin üçüncü fıkrası ile 12. maddesinin birinci fıkrasında, kısmi borçlanma yapanlardan borçlanmak istedikleri tarih aralığını münhasıran bildirmiş olanların hizmetlerinin, bildirilen bu tarih aralığında dikkate alınacağı belirtilerek, sigortalılar lehine düzenleme yapıldığı; ancak, kısmi borçlanma talebinde bulunmasına rağmen hizmetlerinin değerlendirilmesine yönelik herhangi bir tarih aralığı belirtmeyenler açısından Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının uygulanacağı, dolayısıyla borçlanılan hizmet süresinin, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınmak suretiyle tespit edileceği, iptali istenilen Yönetmelik maddesinin 3201 sayılı Kanun’a herhangi bir aykırılık içermediği savunulmuştur.
DAVALI … BAKANLIĞININ SAVUNMASI: 6552 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle, 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasına eklenen cümleyle, yurt dışında çalışılmaya başlanılan tarihlerin Türkiye’de işe başlama tarihi olarak kabul edilmemesi uygulamasının kaldırıldığı, iptali istenilen düzenlemeler incelendiğinde, yasa ile verilmiş bir hakkı kısıtlayacak herhangi bir kural içermediği, yönetmeliğin iptali istenilen maddesinin 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesine istinaden düzenlenerek, Kanun’un nasıl uygulanacağını gösterdiği, diğer taraftan bu düzenleme ile Kanun uygulamasının başvuru sahipleri lehine genişletilerek, kişilere borçlanmak istedikleri süreleri seçme hakkının getirildiği, söz konusu düzenlemenin bir benzerinin Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında da yer aldığı, bu hükmün iptali durumunda süre seçme imkanının ortadan kalkmış olacağı, talimatın 1. maddesinin beşinci paragrafında, borçlanma talebinde bulunanlardan, tebliğ edilen borç miktarından bir kısmını ödemek isteyenlere, tebliğ edilen borçlanma tutarını ödemeden yazılı olarak müracaat etmeleri halinde, tahakkuk cetvelinde kayıtlı süre aralığında kalmak şartıyla borçlanılacak süreler için seçim yapma imkanının sağlanarak, bu alanda yaşanılacak sıkıntıların giderildiği savunulmuştur.
DAVALI … BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI: Usul yönünden; davacının 24/11/2017 tarihli dilekçesine 28/11/2017 tarihinde cevap verildiğinden, davanın öncelikle süre aşımı yönünden reddi gerektiği savunulmuştur.
Esas yönünden; 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında, yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağı, bu tespitte 1 yılın 360 gün, 1 ayın 30 gün olarak hesaplanacağının düzenlendiği, iptali istenilen Yönetmelik hükmünün, 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesine istinaden hazırlandığı ve Kanun’un nasıl uygulanacağının açıklandığı, Kanun uygulamasının başvuru sahipleri lehine genişletilerek borçlanmak istedikleri süreleri seçme hakkının getirildiği, benzeri bir düzenlemenin Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında da yer aldığı, bu hükmün iptali halinde süre seçme imkanının ortadan kalkacağı, talimatın iptali istenilen maddesinin de, iptali istenilen Yönetmelik hükmünün uygulanmasında yaşanan tereddütlerin giderilmesi için hazırlandığı, Yönetmeliğin iptali halinde uygulama alanının kalmayacağı, yine talimatta, borçlanma talebinde bulunanlardan tebliğ edilen borç miktarından bir kısmını ödemek isteyenlere, tebliğ edilen borçlanma tutarını ödemeden yazılı olarak müracaat etmeleri halinde, tahakkuk cetvelinde kayıtlı süre aralığında kalmak şartıyla, borçlanılacak süreler için seçim yapma imkanının sağlanarak, bu alanda yaşanılacak sıkıntıların giderildiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu 2015/4 sayılı talimatın ve ilgili Yönetmelik’in iptali istenilen ibarelerinde hukuka ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, yurtdışı çalışmalarını borçlanarak tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmını ödemesi üzerine kendisine emekli aylığı bağlanan davacı tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumunun 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI talimatının 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Borçlanma talep dilekçesinde talep edilen süre ve gün sayısı borçlandırılmasına rağmen tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmının ödenmesi halinde, borçlanılan süre borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru gidilerek tespit edilecektir.” ibaresi ile “Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik”in 6. maddesinin “Borçlanma için başvuruda bulunanlar, yurtdışında geçen süresinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilirler. Kısmi borçlanma yapmak isteyenler, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorundadırlar.” şeklindeki 3. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 124. maddesinde (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.), Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesinde, “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. …(Ek cümle: 10.09.2014 – 6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
06/11/2008 tarih ve 27406 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin “Dayanak” başlıklı 3. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik, 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 12 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.”, “Borçlanma kapsamındaki süreler” başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrasında da, “Borçlanma için başvuruda bulunanlar, yurtdışında geçen süresinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilirler. Kısmi borçlanma yapmak isteyenler, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorundadırlar.”, “Borçlandırılan sürelerin değerlendirilmesi ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 12. maddesinde ise, “(1) Başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır. Bu tespitte bir yıl 360 gün, bir ay 30 gün olarak hesaplanır. …(5) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” hükmü yer almıştır.
Bu durumda, “yurt dışı borçlanma işlemleri”nin nasıl ve ne şekilde yapılacağına dair usul ve esasları yukarıda aktarılan Kanun ve Yönetmelik maddesi hükümlerinde belirtildiği halde söz konusu işlemlerle ilgili olarak davalı idarece uygulamada tereddütlerin yaşandığının tespit edilmesi üzerine yaşanan tereddütlerin giderilmesi ve uygulamada birliğin sağlanması amacına yönelik olarak yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI Talimatında ve bu talimatın iptali istenilen “Borçlanılacak süre, gün sayısı ve prime esas kazanç miktarını değiştirme talebi” başlıklı 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Borçlanma talep dilekçesinde talep edilen süre ve gün sayısı borçlandırılmasına rağmen tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmının ödenmesi halinde, borçlanılan süre borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru gidilerek tespit edilecektir.” ibaresi ile yine iptali istenilen “Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik”in 6. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Borçlanma için başvuruda bulunanlar, yurtdışında geçen süresinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilirler. Kısmi borçlanma yapmak isteyenler, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorundadırlar.” ibaresinin yukarıda belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 21/04/2021 tarih ve 31461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 73 sayılı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Kurulması ile Kamu Personel İşlemlerinin Yürütülmesine İlişkin Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hasım mevkiine alınmak suretiyle, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2014/5 sayılı e-YURTDIŞI talimatının 1. maddesinin dördüncü fıkrasına yönelik iptal istemi, dava dilekçesinde yer alan iddiaları ve nihai talebi dikkate alınarak, 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI talimatının 1. maddesinin dördüncü fıkrasına hasren incelendi ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, 3201 sayılı Kanun uyarınca yurt dışında çalıştığı işsizlik arası birer yıllık süreleri borçlanma talebinde bulunmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının …tarih ve …sayılı yazısıyla, borçlanma talebi uygun görülerek, borç tahakkuk cetvelinin gönderildiği, borçlanma miktarının 3 ay içerisinde ödenmesi, aksi halde borçlanma işleminin iptal edileceği, kısmi ödeme durumunda ödenilen miktara isabet eden gün sayısının geçerli olacağı bildirilmiş olup, yazı ekindeki cetvelde ise 04/01/1984- 28/05/2013 tarihleri arası olmak üzere, 10585 gün üzerinden toplam 110.490,46-TL tutar belirlenmiştir.
Davacı, borçlanma bedelini 31/01/2014 tarihinde 5268 gün üzerinden ödemiştir. (55.000,00-TL)
12/02/2014 tarihinde, yurt dışı hizmetlerinin borçlanıldığı, Almanya’da ilk işe giriş tarihi olan 04/01/1984 tarihinin Türkiye’de işe giriş tarihi olarak kabul edilerek, emekli aylığı bağlanılması için başvuruda bulunmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının …tarih ve …sayılı yazısıyla, 5510 ve 506 sayılı Kanun’a göre yaşlılık aylığı bağlanılabilmesi için 5975 günün bulunmadığı, 55 yaşını 04/01/2021, 20 yıllık sigortalılık süresini 24/06/2018 tarihinde dolduracağından, hakkında yapılacak işlem bulunmadığı, ilk işe giriş tarihinin Türkiye’deki sigortalı hizmeti olan 12/02/2013 tarihinden, 3201 sayılı Kanun’a göre borçlanarak ödemiş olduğu 14 yıl 7 ay 18 gün geriye götürülerek 24/06/1998 tarihi olduğunun tespit edildiği, şeklinde cevap verilmiştir. (SSK gün sayısı:12/02/2013-16/02/2013 arası 5 gün, yurt dışı borçlanma 04/01/1984-28/05/2013 arası 5268 olmak üzere toplam 5273 gün)
Davacı tarafça açılan dava sonucunda, …İş Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, davacının …Sigortasına giriş tarihi olan 05/07/1984 tarihinin ilk sigorta başlangıç tarihi olduğunun ve tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01/03/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş olup, (41 yaşını ikmal ettiği, 17 yıl 10 ay 18 gün sigortalı hizmetinin ve 5273 gün prim gün sayısının bulunduğu, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-b maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle) anılan karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
Davacı tarafça 06/04/2017 tarihinde, …Mahkemesi kararıyla 05/07/1984 tarihinin hizmet başlangıcı olarak kabul edildiği belirtilerek, borçlanmasının 04/01/1984-04/01/1996 tarihleri arasına mal edilerek, 01/03/2014 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanılması talebinde bulunulmuştur.
Davalı kurumca, ödenilen prim gün sayısının 28/05/2013 tarihinden geriye doğru götürülmesi suretiyle, emekli aylığı bağlanmıştır. (İlk aylık tarihi:01/03/2014-506 SK. Geçici 81/B-A)
Davacı 24/11/2017 tarihli başvurusuyla, Almanya’da ilk işe giriş tarihi olan 04/01/1984 tarihinin Türkiye’de sigortalılık tarihi olarak kabulü ve yurt dışı borçlanmasının 04/01/1984-04/10/1998 tarihleri arasına mal edilmesi talebiyle, düşük emekli aylığı bağlanmasına itiraz etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının …tarih ve …sayılı işlemiyle, 3201 sayılı Kanun’a göre borçlanma miktarının hesabına esas gün sayısının tespitinde başvuru sahibince yurt dışı borçlanma talep dilekçesinde borçlanılmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki en son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısının esas alındığı, seçilen prime esas kazanç miktarı, borçlanılacak süre ve gün sayısı ile borçlanma tutarının, tebliğ edildiği tarihe kadar kuruma yapılacak yazılı başvuru ile değiştirilmesinin mümkün olduğu, bu durumda borç tahakkuku ve tebliğinin yeni seçilen miktar, süre ve gün sayısı üzerinden yapılacağı, borçlanma tutarı tebliğ edilen veya borcunu ödeyenlerin, borçlanılan süre, gün ve prime esas kazanç miktarını değiştirme taleplerinin kabul edilmeyeceği, ancak yapılan borçlanmadan vazgeçilip yeniden talepte bulunulması halinde, yeni talep esas alınarak borçlanma işlemi yapıldığı, yurt dışı borçlanması talep dilekçesinde talep edilen süre ve gün sayısı borçlandırılmasına rağmen tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmının ödenmesi halinde borçlanılan sürenin borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru gidilerek tespit edildiği, borçlanma tutarı ödendikten sonra müracaat edilmesi halinde borçlandırılan sürenin değiştirilmeyeceği belirtilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un ”Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde; ”Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” kuralına, ”Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesinde; ”Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir. Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir. Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanun’a göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz. Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir…” kuralına yer verilmiştir.
3201 sayılı Kanun’un 12. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 06/11/2008 tarih ve 27046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in ”Amaç” başlıklı 1. maddesinde; ”Bu Yönetmeliğin amacı, Türk vatandaşlarının, yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ile bu sigortalılık süreleri arasında veya sonundaki işsizlik sürelerinden her birinde bir yıla kadar olan kısmının ve yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerinin, talepleri halinde borçlandırılarak sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesindeki usul ve esasları düzenlemektir.” kuralına, ”Borçlanma kapsamındaki süreler” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasında; ”Borçlanma için başvuruda bulunanlar, yurt dışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilirler. Kısmi borçlanma yapmak isteyenler, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorundadırlar.” kuralına, ”Borçlandırılan sürelerin değerlendirilmesi ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; ”Başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır. Bu tespitte bir yıl 360 gün, bir ay 30 gün olarak hesaplanır.” kuralına, beşinci fıkrasında; ”Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” kuralına yer verilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ”Yurt dışı borçlanma işlemleri” başlıklı, 02/03/2015 tarih ve 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI talimatıyla; 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelge kapsamında, borçlanılacak sürenin tespiti ve borçlanmadan vazgeçme taleplerine istinaden yapılacak işlemlerin usul ve esaslarının belirlendiği, ancak uygulamada talep edilen borçlanma gün sayısı ve süre aralığını gerek borç miktarının tebliğinden önce gerekse tebliğinden sonra değiştirmek isteyenler hakkında, yapılacak işlemlerde ve borçlanmadan vazgeçme konusunda tereddütler yaşandığının tespit edildiği, yaşanılan tereddütlerin giderilmesi için borçlanılacak süre, gün sayısı ve prime esas kazanç miktarını değiştirme talebi ve borçlanmadan vazgeçme başlıkları adı altında açıklamalara yer verilmiş olup, 1. maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Borçlanma talep dilekçesinde talep edilen süre ve gün sayısı borçlandırılmasına rağmen tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmının ödenmesi halinde, borçlanılan süre borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru gidilerek tespit edilecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlığın özünü; 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurt dışı borçlanma talebi üzerine tahakkuk ettirilen borçlanma bedelinin kısmen ödenmesi halinde, yapılan ödemeye karşılık gelen sigortalılık süresinin hangi tarihlere mal edilmesi gerektiği hususu oluşturmaktadır.
3201 sayılı Kanun ile yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarına, yurt dışında çalıştıkları süreleri borçlanma ve buna bağlı yaşlılık sigortasından yararlanma hakkı verilerek, bu kişilerin yabancı ülke sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında sosyal güvence aramalarına gerek kalmaksızın Türkiye’de sosyal güvenceye kavuşmalarına imkan tanınmıştır.
İlgili mevzuat incelendiğinde, 3201 sayılı Kanun’un 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 79. maddesi ile değişik 5. maddesinde; yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağı, bu tespitte 1 yılın 360 gün, 1 ayın 30 gün olarak hesaplanacağı, Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in 6. maddesinin üçüncü fıkrasında; borçlanma için başvuruda bulunanların, yurt dışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilecekleri, kısmi borçlanma yapmak isteyenlerin, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorunda oldukları, 12. maddesinde; başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısının esas alınacağı, bu tespitte bir yılın 360 gün, bir ayın 30 gün olarak hesaplanacağı düzenlenmiştir.
Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre, borçlanılan sürelerin sigortalı tarafından gün, ay ve yıl olarak açıkça belirtilmemesi ve yurt dışı borçlanma talebi üzerine tahakkuk ettirilen borçlanma bedelinin kısmen ödenmesi halinde, yapılan ödemeye karşılık gelen sigortalılık süresinin hangi tarihlere mal edileceğinin Kanun’un 5. maddesi kapsamında değerlendirilerek, yurt dışındaki sigortalılık sürelerini ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru hesaplanması ile sonuca ulaşılacağı açıktır.
Bu durumda, 2015/4 sayılı talimatın ilgili maddesiyle, Yönetmelik’in uygulanmasında yaşanan tereddütlerin giderilmesinin amaçlandığı, iptali istenilen Yönetmelik maddesinde ise kişilere borçlanmak istedikleri süreleri seçme hakkının getirilerek, lehlerine olacak şekilde bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Bu nedenle, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin uygulanması kapsamında, talep edilen borçlanma gün sayısı ve tarih aralığını gerek borç miktarının tebliğinden önce gerekse tebliğinden sonra değiştirmek isteyenler hakkında yapılacak işlemlerde ve borçlanmadan vazgeçme konusunda tereddütler yaşandığı tespit edildiğinden, yaşanan tereddütlerin giderilmesi için hazırlanan dava konusu 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI talimatının iptali istenilen ibaresinde ve yurt dışında geçen sürelerin tamamının veya istenilen kadarının borçlanılabileceği; ancak kısmi borçlanma halinde borçlanılacak sürelerin gün, ay ve yıl olarak belirtilmesi gerektiği yönündeki ilgili Yönetmelik maddesinde hukuka ve dayandığı üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.