Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5391 E. 2021/5389 K. 27.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5391 E.  ,  2021/5389 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5391
Karar No : 2021/5389

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kara Kuvvetleri Komutanlığı Isparta/Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi 4. Kurs Bölük Komutanlığında P. Uzm. Çvş. olarak görev yapmakta iken 24/04/2014 tarihinde sözleşmesi feshedilen davacnın, vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, aynı eğitimde bulunan diğer kişilerin ifadesinde; davacının eğitim sırasında ayağının burkulduğunun belirtildiği görülmekle, davalı idare tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile koordinasyon sağlanarak, anılan kişilerin de ifadesine başvurulması suretiyle yapılacak soruşturma sonucunda olayın açıklığa kavuşturulması, söz konusu soruşturma sonucunda, davacının eğitim esnasında ayağının burkulduğunun anlaşılması durumunda ise, davacının TSK’da görev yapamayacağının bu olaydan kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, bu hususlar dikkate alınmaksızın, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemine ilişkin ise, mahkemece verilen işbu iptal kararı, davacının doğrudan vazife malullüğü hükümlerinden faydalanması sonucunu doğurmayacağı ve idarece belirtilen hususların dikkate alınması suretiyle yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda, davacının vazife malullüğü hükümlerinden faydalanıp faydalanmayacağı hususunun yeniden değerlendirileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının anılan işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük hak kayıpları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile yapılan yazışmalar sonucunda, davacının eğitim esnasında ayağının burkulması olayı ile ilgili herhangi bir görgü tanığı ifadesi, adli ve idari tahkikat raporunun bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla, görevli olduğu sırada yaralandığı iddiasını kanıtlayan bir belge bulunmadığı, Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun ise … tarih ve … sayılı kararı ile “5510 sayılı Kanunun 25. maddesi 1. fıkrası uyarınca malul olduğuna” karar verilen davacının görevi sırasında yaralandığı iddiasını kanıtlayan belge bulunmadığından; 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinin 1’nci fıkrasına göre vazife malulü olmadığı kararı verildiği, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğundan, mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Isparta/Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi 4. Kurs Bölük Komutanlığında P. Uzm. Çvş. olarak görev yapmakta iken, 25. Dönem Temel Komando kursunda, temel eğitim esnasında 11/11/2013 tarihinde ayağının burkulması sonucu sakatlanarak eğitimden ayrılan davacının, devam eden tedavi süreci sonunda, 19/03/2014 tarihli GATA Sağlık Kurulu raporunda yer alan “postfilebitik sendrom” teşhisiyle TSK da görev yapamaz kararı uyarınca, 24/04/2014 tarihinde sözleşmesi feshedilmiştir.
Davacı tarafından, 26/08/2014 tarihli dilekçe ile, burkulma olayından itibaren 03/12/2013 tarihine kadar revir ve benzeri tedaviye yollanılmadığı ve her şikayetinde kendisine basit bir burkulma olduğu ifade edilerek bu olayla ilgili hiçbir idari işlem yapılmadığı ve tutanak tutulmadığı, bu duruma eğitim arkadaşlarının şahit olduğu ve buna ilişkin yazılı ve imzalı beyanları olduğu, bu olay nedeniyle sakatlandığından bahisle vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine, anılan işlemin iptali ile söz konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga 44. maddesinde, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denileceği ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümlerinin uygulanacağı; 45. maddesinde ise, malullüğün, iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması halinde, buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (vazife malulü) denileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davacının 2013 yılında sağlam raporu alarak uzman erbaş olarak göreve başladığı, 25. Dönem Temel Komando kursu, temel eğitim esnasında 11/11/2013 tarihinde ayağının burkulması sonucu sakatlanıp eğitimden ayrıldığı, bu durumun, aynı tarihli Kursiyer Vizite Kağıdında Tbp. Bnb. Dr. … imzalı “yumuşak doku travması” teşhisi ile verilen 3 gün istirahat raporu ve Dr. … imzalı “varis ve yumuşak doku travması” teşhisi ile verilen 13/11/2013 tarihli 1 gün istirahat raporu ile sabit olup, olayın davacının dosyaya sunduğu dönem arkadaşlarının ifadesi ile de desteklendiği, olay sonrasında devam eden tedavi süreci sonunda, 03/12/2013 tarihli raporla Isparta Devlet Hastahanesince “Venöz emboli ve tramboz” tanısı ile 20 gün istirahat raporu, 02/01/2014 tarihli GATA Sağlık Kurulu Raporu ile “Derin Ven Trambozu” tanısı ile 1 ay hava değişimi, 05/02/2014 tarihli GATA Sağlık Kurulu Raporu ile “Derin Ven Trambozu” tanısı ile 1 ay hava değişimi kararları sonrasında, 19/03/2014 tarihli GATA Sağlık Kurulu raporu ile “TSK da görev yapamaz” kararı verildiği ve akabinde de 24/04/2014 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği görülmektedir.
Olayda, “TSK’da görev yapamaz” kararının açıklığa kavuşturulması için yargılama esnasında, … tarih ve … sayılı GATA Profösörler Kurulunca; davacının ifadesinde yer alan ayak bileğinde burkulma sonrası uzun süre imbilizasyona sebep olacak atel ve alçıya alma gibi bir durumun doktor raporu ile belgelenmediği için askerlik mesleğinin neden ve tesiri olduğunu iddia etmenin mümkün olmadığı kararı ve Vazife malulluğü Tespit Kurulunun, 05/05/2015 tarihli kararıyla, davacının ayağının burkulması ile ilgili olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığınca verilen cevapta 11/11/2013 tarihinde eğitim esnasında bahse konu olaya ilişkin herhangi bir görgü tanığı ifadesi, adli ve idari tahkikat raporu bulunmadığının belirtildiği ve görevli olduğu esnada yaralandığı iddiasını kanıtlayan Kamu görevlilerinin Tahsis Yardımlarına İlişkin Tebliğ hükümlerine göre düzenlenmiş belge bulunmadığından, davacı hakkında 5510 sayılı Kanunun 47 maddesinin (a) fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına karar verilmiş ise de, yukarıda ayrıntısına yer verilen hususlar ve davacının 11/11/2013 ve 13/11/2013 tarihinde kursiyer vizit defter kayıtları ve dosyada yer alan eğitim arkadaşlarının yazılı ve imzalı beyanları, davacının yaralanma olayının meydana geliş şekline ilişkin iddialarıyla benzer nitelikte olduğu birlikte değerlendirildiğinde; davacının rahatsızlığının, görevi sırasında ve görevin neden ve etkisinden kaynaklandığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca, Genel Kurmay Başkanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığından, davacının vazife malullüğü durumunun incelenebilmesi için olaya ilişkin görgü tanıklarının ifade tutanakları istenilmesine rağmen, Vazife Malullüklerini Belirten Usul ve Belgeler Hakkında Tüzük hükümlerine göre düzenlenmesi gereken belgelerin bulunmadığının bildirildiği; ancak, olaya tanıklık eden diğer uzman erbaşların ifadelerinin alınmamış ve olay yeri tespit tutanağının tutulmamış olmasının (diğer bir deyişle, davacının elinde olmayan sebeplerle maluliyetin oluşumunun Tüzükte aranan belgelerle ortaya konulamamış olmasının) davacıya izafe edilebilecek bir eksiklik veya kusur olarak değerlendirilemeyeceği de açıktır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının anılan işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük hak kayıpları yönünden karar verilmesine yer olmadığınane ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.