Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5403 E. , 2021/5421 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5403
Karar No : 2021/5421
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yedek subay olarak görev yapmakta iken 14/01/1996 tarihinde vazife malulü sayılarak aylık bağlanan davacının, emsali olan kıdemli binbaşı aylığı ile kendisinin emekli aylığı arasında fark bulunduğundan bahisle 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’la 3713 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikten yararlandırılarak aylığının görevdeki kıdemli binbaşı rütbesinden emekli olan emsaline yükseltilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14/04/2014 tarihli işlemin iptali ile 01/01/2014 tarihinden itibaren oluşan farkların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesine tabi emsalleri seviyesine yükseltilip ödenen vazife malulü aylıklarının 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 4. maddesine göre %25 artırımlı ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada, davacıya ödenmekte olan vazife malulü aylıklarının, 2330 sayılı Kanun’a göre kendi hizmetleri üzerinden hesaplanacak aylıklarının %25 artırımlı tutarından fazla olduğu, 6495 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemenin davacının aylığında herhangi bir artışa neden olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 3713 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre ödenen aylık tutarının, 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun uyarınca 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 77. maddesine göre her yıl 1 kademe ve 3 yılda bir derece ilerletilmeye tabi tutularak, 2330 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca %25 artırılmak suretiyle ödeneceğinden, bu bağlamda görevde olan emsali unvan ve rütbe ilerlemesi sebebiyle net aylık tutarında oluşan artışların aylığına yansıtılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, 1969 doğumlu olup, Batman Jandarma Komando Tabur Komutanlığında yedek subay (piyade teğmen) olarak görev yapmakta iken arazi taraması kapsamında icra edilen operasyonda teröristlerce yerleştirilen mayının patlaması neticesinde yaralanması nedeniyle 14/01/1996 tarihinde vazife malulü olarak emekliye ayrılmıştır.
Bunun üzerine, davacıya 15/01/1996 tarihinden itibaren 7. derecenin 1. kademesinden ve (950) ek gösterge üzerinden vazife malullüğü emekli aylığı bağlanmıştır.
5434 sayılı Kanun’un Ek 77. maddesi kapsamında, 15/12/2011 tarihinde davacının intibakı diğer subaylar unvanı esas alınarak 2. derecenin 3. kademesine ve (3000) ek göstergeye yükseltilmiştir.
Davacı tarafından, emsali olan görevdeki kıdemli binbaşının almakta olduğu aylığı ile kendisinin emekli aylığı arasında fark bulunduğundan bahisle, görevdeki emsali olan kıdemli binbaşı rütbesi için ödenen aylığın %25 artırımlı olarak ödenmesi talebiyle 18/02/2014 tarihinde davalı idareye başvurulmuştur.
Davalı idarenin 14/04/2014 tarihli işlemiyle, 5434 sayılı Kanun’un Ek 77. maddesi kapsamında yapılan intibak işlemi sonrasında, 01/09/2013 tarihinden itibaren 1. derecenin 2. kademesine ve (3600) ek göstergeye yükseltildiğinin tespit edildiği, Jandarma Genel Komutanlığının bildirdiği emsal aylık ödendiğinden, yapılan düzeltme işleminin maaşta herhangi bir artışa neden olmadığı gerekçesiyle, davacının talebi reddedilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun, 21. maddesinde, “Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca;
a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz…” kuralına yer verilmiştir.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasında, “(Değişik fıkra: 12/7/2013-6495/80 md.) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanarak aylık bağlananlara aylık bağlama tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kurumlarınca kendi sigortalılığı nedeniyle ödenmekte olan gelir ve/veya aylıkların toplamı, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesi gereğince öğrenim durumuna göre belirlenecek giriş derece ve kademesi ile 30 yıl fiili hizmet süresi esas alınarak mülga hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak vazife malullüğü aylığının %25 artırımlı tutarından az olamaz ve bu şekilde belirlenen gelir ve/veya aylıklar ilgili sigortalılık hâlindeki aylık artışları dikkate alınarak artırılır.” kuralı getirilmiştir.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle değişik, Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08/06/1949 tarih ve 5434 sayılı Kanun’a göre; aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08/02/2006 tarih ve 5454 sayılı Kanun’un birinci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun’da kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunacağı; beşinci fıkrasında, bu madde kapsamına girenlerin aylıkların bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı kurala bağlanmıştır.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun, dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan, Ek 77. maddesinde, “Bu Kanunun 56 ncı maddesinde belirtilen haller kapsamında, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, … 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, … 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu … 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 24/2/2000 tarihli ve 4536 sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanun kapsamındaki görevler ile ayrıca barışta veya olağanüstü hallerde yapılan eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik halinde intikaller veya mayın dahil patlayıcı madde arama ve temizleme faaliyetlerinin bilfiil yapılması sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle hayatlarını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile malul olanlara, bu Kanuna göre bağlanan aylıklar, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir.
a) Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar, sözleşmeli subaylar, sözleşmeli astsubaylar, sözleşmeli erbaş ve erler ve sivil iştirakçilerin dul ve yetimleri ile malul olanlara bunların ölümleri halinde de dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, kendisinden aylık bağlananlar ile malullerin emsalleri esas alınarak, her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece yükselmesi işlemine tabi tutulur.
b) Bu şekilde yükseltilen aylıklarda, azami rütbe tavanı subaylarda (öğrenim durumuna bakılmaksızın astsubaydan subay olanlar dahil) kıdemli albaydır. Kıdemli albaylar ile general ve amirallere bir üst rütbenin aylığı bağlanır.
c) Sivil iştirakçiler ile yedek subay, erbaş ve erlere uygulanacak azami derece ve kademe ise öğrenim durumları ve hizmet sınıfları itibariyle 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yükselebilecekleri derece ve kademedir.” kuralı yer almıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesiyle uygulanmasına devam edilen 5434 sayılı Kanun’un mülga 41. maddesinde; “a) Emekli, adi malullük ve vazife malullüğü aylıklarının hesaplanmasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 43 üncü maddesinde yer alan gösterge tablosu ve personel kanunlarındaki ek göstergeler esas alınır…” denilmiştir. 657 sayılı Kanun’un 36. maddesi ve bu Kanun’a ekli (I) sayılı Cetvelin “II-Teknik Hizmetler Sınıfı” bölümünün (a) bendinde, kadroları bu sınıfa dahil olup en az dört yıl süreli yükseköğretim veren fakülte veya yüksekokullardan mezun olarak mühendis unvanı almış olanların azami yükselebilecekleri 1. derecenin ve 3. kademesi karşılığı için (3600) ek gösterge öngörülmüştür.
5434 sayılı Kanun’un Ek 70. maddesinde de, “Sandık iştirakçilerine ödenmekte olan;
a) Memuriyet taban aylığı ve kıdem aylığı tutarları ile,
b) Zam, tazminat ve ödenekler ile benzeri ödemeler toplamına karşılık gelmek üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en Yüksek Devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) brüt tutarının;
– Ek göstergesi 8400 ve daha yüksek olanlarda % 240 ına,
– Ek göstergesi 7600 (dahil) -8400 (hariç) arasında olanlarda % 200 üne,
– Ek göstergesi 6400 (dahil) – 7600 (hariç) arasında olanlarda % 180 ine,
– Ek göstergesi 4800 (dahil) – 6400 (hariç) arasında olanlarda % 150 sine,
– Ek göstergesi 3600 (dahil) – 4800 (hariç) arasında olanlarda % 130 una,
– Ek göstergesi 2200 (dahil) – 3600 (hariç) arasında olanlarda % 70 ine,
– Diğerlerinde% 40 ına,
tekabül eden miktarı, emeklilik keseneğine ve kurum karşılığına tabi tutulur. …
Bu tutarlar, bu Kanunun 41 inci maddesinin (a) fıkrasına göre emekli, adi malullük, vazife malullüğü, dul ve yetim aylıklarının; ek 20 inci maddesine göre de emeklilik ikramiyelerinin hesaplanmasına dahil edilir.” kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
5434 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen Ek 77. maddesindeki (a) ve (c) bentlerindeki düzenlemeler dikkate alındığında, subay ve astsubay gibi Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile yedek subaylar arasında ayrım yapılması nedeniyle, yedek subay (piyade teğmen) olarak askerlik görevini yapmakta iken malul olan davacıya söz konusu maddenin (c) bendi uyarınca öğrenim durumu ve hizmet sınıfı dikkate alınarak 657 sayılı Kanun’a göre azami yükselebileceği derece ve kademe üzerinden aylık bağlanacağı açıktır.
Bu itibarla, 5434 sayılı Kanun Ek 77. maddesinin (c) bendi uyarınca, İnşaat Mühendisliği bölümü mezunu olan davacının, vazife malullüğü aylığında öğrenim durumu ve hizmet sınıfı itibarıyla 657 sayılı Kanun’da mühendis kadro unvanı için öngörülen, azami olarak 1. derecenin 3. kademesi ve (3600) ek gösterge rakamının esas alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, 3713 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca Jandarma Genel Komutanlığınca bildirilen emsal aylık ile 2330 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre ödenecek olan vazife malullüğü aylığının mukayese edildiği ve Jandarma Genel Komutanlığınca bildirilen emsal aylığın daha fazla olması nedeniyle ödendiği belirtilmiştir.
Bu durumda, davalı idare tarafından tesis edilen işlemde Türk Silahlı Kuvvetlerinin subay personeli emsal alınarak davacıya fazla olan vazife malullüğü aylığının ödendiği belirtilmiş ise de, Jandarma Genel Komutanlığında yedek subay olarak (teğmen rütbesinde) görev yapmakta iken 14/01/1996 tarihinde vazife malulü olarak emekliye ayrılan ve 5434 sayılı Kanun’un Ek 77. maddesi kapsamında aylıkları yükseltme işlemine tabi tutulan davacının vazife malullüğü intibakının, 657 sayılı Kanun’da öngörülen azami 1. derecenin 3. kademesi ve (3600) ek gösterge rakamını esas alınarak 5434 sayılı Kanun’un Ek 77. maddesine göre yapılmasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.