Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5452 E. 2021/5337 K. 25.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5452 E.  ,  2021/5337 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ON İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5452
Karar No : 2021/5337

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (TARAFLAR) :
1- (DAVACI) : …

2- (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: …Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı emrinde askerlik görevini yerine getirmekte iken vefat eden M.E.’nin babası olan davacı tarafından, oğlundan dolayı vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle yapmış olduğu başvurusunun kabul edilerek 01/11/2012 tarihinden itibaren aylık bağlanması üzerine, aylığın şehit olduğu 04/08/1986 tarihten itibaren başlatılması yönünde yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Primsiz Aylıklar Daire Başkanlığının 30/01/2015 tarih ve 65.685.109 sayılı işleminin iptali ile vazife malüllüğü aylığı olarak ödenmesi gereken 1.000,00 TL maddi zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının oğlunun askerlik görevini yaparken 05/08/1986 tarihinde vefat ettiği, bu tarihten sonra aylık bağlanması istemiyle başvurduğu, başvurusunu inceleyen Emekli Sandığı Yönetim Kurulu’nun 07/04/1988 tarihli işlemi ile davacının oğlunun vazife malulü olmadığı yönünde işlem tesis edildiği, daha sonra davacı tarafından idareye aylık bağlanması yönünde başvurularda bulunulduğu, en son Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın yazısının ekinde yer alan 30/10/2012 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduğu, Vazife Malullüğü Tespit Komisyonu’nun …tarih ve …sayılı kararı ile vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, 25/09/2014 tarihli aylık bağlama işlemi ile davacıya 01/11/2012 tarihinden itibaren 6353 sayılı kanunla yapılan değişiklik uyarınca aylık bağlandığı, 6353 sayılı kanunla değişik 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 72. maddesinde ölüm tarihinde itibaren aylık bağlanacağı öngörülse de, aynı Kanunun geçici 224. maddesinde kanunun yürürlüğünden önce hayatına kaybedenlere başvurularından itibaren aylık bağlanacağı, geçmişe yönelik kısımların ise ödenmeyeceğinin hüküm altına alındığı, davacıya da bu kapsamda aylık bağlandığı ve geçmişe dönük taleplerin karşılanmasının hukuken mümkün olmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan davacının tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI: Davacı tarafından, ölüm olayına ilişkin Ceza Mahkemesi kararında şehadet olayının vazife malulü olacak şekilde tespitinin yapıldığı, önceki başvurularında sahte veya yanıltıcı belgeler esas alınarak vazife malullüğü olmadığı yönünde değerlendirildiği, ilgili dosya ve eklerine 2014 yılında ancak ulaştığı, belgeleri teslim etmesi üzerine tarafına aylık bağlandığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise, incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının temyiz isteminin incelenmesi;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının oğlunun askerlik görevini yaparken 05/08/1986 tarihinde vefat ettiği, bu tarihten sonra aylık bağlanması istemiyle başvurduğu, başvurusunu inceleyen Emekli Sandığı Yönetim Kurulu’nun 07/04/1988 tarihli işlemi ile davacının oğlunun vazife malulü olmadığı yönünde işlem tesis edildiği, daha sonra davacı tarafından idareye aylık bağlanması yönünde başvurularda bulunulduğu, en son Kara Kuvvetleri Komutanlığının yazısının ekinde yer alan 30/10/2012 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduğu, Vazife Malullüğü Tespit Komisyonu’nun …tarihli ve …sayılı kararı ile vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, 25/09/2014 tarihli aylık bağlama işlemi ile davacıya 01/11/2012 tarihinden itibaren 6353 sayılı kanunla yapılan değişiklik uyarınca aylık bağlandığı, 6353 sayılı kanunla değişik 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 72. maddesinde ölüm tarihinde itibaren aylık bağlanacağı öngörülse de, aynı Kanunun geçici 224. maddesinde kanunun yürürlüğünden önce hayatına kaybedenlere başvurularından itibaren aylık bağlanacağı, geçmişe yönelik kısımların ise ödenmeyeceğinin hüküm altına alındığı, davacıya da bu kapsamda aylık bağlandığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı, başka bir anlatımla, temyizi istenilen kararda davalı idarenin korunması gereken hukuki bir yararının bulunmadığı dikkate alındığında, temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda açıklanan gerekçeyle reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Davalı idarenin temyiz isteminin ise İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.