Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5471 E. , 2021/6905 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5471
Karar No : 2021/6905
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): … mirasçıları;
1- …
2- …
3- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yurt dışında çalıştığı dönemde malulen emekli olan davacının, Türkiye’de kendisine malul aylığı bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 17/04/2014 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince, davacının, 25/10/1972 tarihinde Adıyaman merkez … Köyü Okulunda öğretmen olarak göreve başladığı, en son … Köyü Okulunda görev yapmakta iken 10/09/1983 tarihinde istifa ederek Almanya’da çalışma hayatını sürdürdüğü, hastalığı nedeniyle 01/10/2010 tarihinde rehabilitasyona başladığı ve bunun üzerine Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 31/10/2012 tarihinde malulen emekliye ayrıldığı, 10/04/1965 tarih ve 11976 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/11/1965 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Anlaşma uyarınca Türkiye’deki Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı başvuru üzerine yapılan inceleme neticesinde 31/10/2012 tarihinden itibaren değil, rapor tarihi olan 24/02/2013 tarihinden itibaren malul olduğunun belirtildiği, ancak 23/02/2013 – 06/03/2013 tarihleri arasında çalıştığının tespiti nedeniyle malul olmadığı ve dolayısıyla malullük aylığı bağlanamayacağı yönünde işlem tesis edilmiş ise de, davacının sağlığının bozulduğu ve 2010 yılında rehabilitasyona başladığının sabit olduğu, bunun üzerine Alman Federal Emekli Sigorta Kurumu tarafından kendisinden alınan talep üzerine emeklilik başvuru tarihinin 01/10/2012 olarak kabul edildiği ve 31/10/2012 tarihnden itibaren malulen emekli aylığı almaya hak kazandığı anlaşıldığından, davacının 31/10/2012 itibarıyla malul olmadığına ve maluliyet aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının son statüsünün, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olması nedeniyle 2829 sayılı Kanun’a göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca maluliyet aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığı, aleyhe yargı harcına hükmedilemeyeceği belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCEİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.