Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5486 E. 2021/5891 K. 17.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5486 E.  ,  2021/5891 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5486
Karar No : 2021/5891

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Jandarma Astsubay olarak görev yapmakta iken vazife malulü olarak emekliye ayrılan davacının, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü kabul edilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacının vazife malulü olarak kabul edilmesine dayanak alınan GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi tarafından düzenlenen … günlü, … sayılı raporda, “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” tanısı konularak “TSK’da görev yapamaz. Hastalığının oluşumunda askerlik görevinin sebep ve tesiri vardır.” kararı verildiğinin görüldüğü, raporda yer alan tespitler karşısında, davacının vazife malulü sayılmasına neden olan hastalığının meydana gelmesinde terörle mücadele çerçevesinde girdiği çatışmaların etkisinin olduğu sonucuna varıldığından, 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü kabul edilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının maluliyeti, terör eylemlerine muhatap veya terör olaylarını önlemek amacıyla ifa edilen görevler sırasında meydana gelmediğinden 3713 sayılı Kanun kapsamında işlem tesis edilemeyeceği; öte yandan, davacı vekilinin duruşmaya katılmamasına rağmen duruşmalı işler için vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, “davanın duruşmalı yapıldığı gözetilerek AAÜT uyarınca belirlenen 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, kararın düzeltilerek onanacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzeltilerek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, 03/06/2016 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili katılmamış olduğu halde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen 1.500,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşıldığından, davacı lehine duruşmalı davalar için öngörülen vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci f ıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan “davanın duruşmalı yapıldığı gözetilerek AAÜT uyarınca belirlenen 1.500,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde düzeltilmek suretiyle onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmı, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.