Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5494 E. 2021/6893 K. 16.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5494 E.  ,  2021/6893 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5494
Karar No : 2021/6893

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Gökçeada 5. Kom. Alay K.lığı emrinde askerlik görevini ifa etmekte iken eğitim sırasında geçirmiş olduğu kaza sonucunda sakat kaldığından bahisle, hakkında 5434 sayılı Kanun uyarınca vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması istemiyle yaptığı başvuruların reddine ilişkin …ve … tarihli işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 44. maddesi uyarınca, bir kişinin vazife malulü sayılabilmesi için malullüğün hem görevin yapıldığı sırada, hem de ifa edilen görevin tesiriyle meydana gelmiş olması gerektiği, erlerin askerlik görevlerinin çeşitli sebep ve tesirleri nedeniyle malul olmaları veya ölmeleri halinde haklarında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanacağı, uyuşmazlık konusu olayda; davacının Gökçeada 5. Kom. Alay K.lığı emrinde askerlik görevini ifa ederken pentatlon eğitiminde sol ayağı üzerine düştüğü, kırık şüphesiyle ayağının alçıya alınarak sıhhi izne gönderildiği, izindeyken alçıyı sağlık ocağında çıkarttığı, sıhhi izin bitimindeki müracaatı üzerine yapılan tetkiklerde sol kalkaneus kırığı nedeniyle ayağının tekrar alçıya alındığı ve Çanakkale ve daha sonra da Eskişehir Asker Hastanesi’nden toplamda 3 aylık hava değişimi verildiği, bu sürenin bitiminde eksik kalan 7 günlük askerlik hizmetini de bağlı bulunduğu Gediz Askerlik Şubesinde tamamlayarak, normal askerlik hizmet süresi sonunda 03/04/2012 tarihinde terhis edildiği, bu tarihe kadar da davacının adına düzenlenmiş, askerliğe elverişli olmadığına dair bir raporun olmadığı, davacının aylık bağlanma talebinde bulunduğu, bu taleplerin davalı idare tarafından reddi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı; Mahkemenin ara kararı ile uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, davacının sevk edildiği Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 18/04/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının psikyatrik muayenesinde 6 ay boyunca takibi yapıldıktan sonra karar verilebileceği, ortopedi muayenesinde ise vücut gücünden %1 oranında kaybedeceğinin belirtildiği, bu durumda, vazife malulü olabilmek için; vazifeleri nedeniyle vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma gelme halinin bulunması gerektiği, askerlik görevini yürütmekte iken sakatlanarak tedavisi başlatılan ve 3 aylık hava değişimi sonrasında eksik kalan 7 günlük askerlik hizmetini de bağlı bulunduğu Gediz Askerlik Şubesinde tamamlayarak normal askerlik hizmet süresi sonunda terhis edilen davacının, vazife malulü sayılamayacağının yukarıda anılan sağlık kurulu raporu ile de ortaya konulması karşısında, davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı yolunda tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kütahya DPÜ Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı 26/07/2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; ortopedi %8 ve ruh sağlığı ve hastalıkları %25 olmak üzere toplamda engel durumuna göre tüm vücut fonksiyonları kaybı oranının Balthazard hesaplama sistemine göre %31 olarak tespit edildiği, askerden sağlam olarak terhis edilmediği, koltuk değnekleriyle yürüyebildiği halde askerlik süresinin kalan son 7 gününü Gediz Askerlik Şubesinde sivil olarak tamamladığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının terhis belgesinde normal terhis edildiği belirtildiğinden, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.