Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5508 E. , 2021/5895 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5508
Karar No : 2021/5895
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, eşinden muvazaalı olarak boşandığı ve fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinden bahisle, vefat eden babasından dolayı 01/11/2008-31/08/2012 tarihleri arasında aldığı yetim aylıklarının yasal faiziyle birlikte adına borç çıkartılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; davanın görev yönünden reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay Onbirinci Dairesinin 15/03/2016 tarih ve E:2016/46, K:2016/884 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi kapsamında bulunan davacı hakkında 5434 sayılı Kanun’un uygulanmaya devam edeceği ve anılan Kanun’un 75. maddesi uyarınca boşanan kız çocuklarına bu tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacağı açık olup, bu aylığın boşanılan eşle fiilen birlikte yaşamaya devam edildiğinin tespiti durumunda kesileceğine yönelik bir düzenlemenin 5434 sayılı Kanun’da yer almadığı gözetildiğinde, davacıya uygulanma kabiliyeti bulunmayan 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesinin son fıkrasına dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, babasından dolayı yetim aylığı alabilmek için eşinden muvazaalı şekilde boşandığının yapılan araştırma ve tanzim edilen tutanaklar ile sabit olduğu, 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesi uyarınca yetim aylığının kesilmesi ve adına borç çıkarılmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
5434 sayılı Kanun kapsamında görev yaptıktan sonra vefat eden babasından dolayı yetim aylığı bağlanan davacının, boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespit edildiğinden bahisle yetim aylığı kesilmiş ve 25/11/2013 tarih ve 18.951.132 sayılı işlemle 01/11/2008-31/08/2012 tarihleri arasında ödenen aylıkları yasal faiziyle birlikte adına borç çıkarılmıştır.
Bu borç çıkarma işlemini 02/12/2013 tarihinde tebliğ eden davacı, 06/02/2014 tarihinde itiraz ettiğini, ancak itirazına idarece cevap verilmediğini belirterek, ilk kez 07/04/2014 tarihinde Mahkeme kayıtlarına dilekçe ile temyizen incelenmekte olan bu davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, Danıştayda ve idare mahkemelerinde idari dava açma süresinin, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün olduğu belirtilmiş; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükmüne yer verilmiş; 10. maddesinde ise, ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği kuralı getirilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun, “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08/06/1949 tarih ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na göre aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08/02/2006 tarih ve 5434 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil, 5434 sayılı Kanun’da kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunacağı, 5. fıkrasında; bu madde kapsamına girenlerin aylıkların bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı hükme bağlanmıştır.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun “Dul ve Yetim Aylığı Bağlanacak Haller” başlıklı 66. maddesinin (b) bendinde; iştirakçilerden fiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla olanlardan ölenlerin, ölüm tarihinde bu kanuna göre aylığa müstehak dul ve yetimlerine dul ve yetim aylıklarının bağlanacağı, 75. maddesinde ise; kendisinden aylık bağlanacak olanların ölümü tarihinde evli bulunmayan kız çocuklarına aylık bağlanacağı, evlenme dolayısıyla aylığı kesilmiş olanlardan sonradan boşanan veya dul kalanların da eski aylıklarının bağlanarak ödeneceği, ölüm tarihinde evli olmaları sebebiyle aylık bağlanmamış kız çocuklarından bilahare boşanan veya dul kalanlara da bu tarihleri takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacağı, bu takdirde evvelce 68. madde gereğince ölüm tarihinde müstahak dul ve yetimlere bağlanmış olan aylıklarda, bu kere aylık bağlanan çocuk da nazara alınmak suretiyle gerekirse düzeltme yapılacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlıklı 56. maddesinin 2. fıkrasında; “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi, bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınacak genel dava açma süresine yer vermekte; 11. maddesi, hakkında idari işlem tesis edilen ilgililerin, idari dava açmadan önce işlemin “kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması” talebiyle yapabilecekleri başvuruların süresine ve başvuru halinde dava açma süresinin nasıl hesaplanacağına yönelik kurallar getirmekte; 10. maddesi ise, önceden idari bir işlem kurulmadığı durumlarda, idari bir işlem tesisi istemiyle idareye yapılan başvurular üzerine açılacak davalarda süre yönünden uygulanması gereken kuralları düzenlemektedir.
Görüldüğü üzere, özellikle 11. maddede, ilgili hakkında daha önce kurulmuş bir idari işlemin “kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi”nin istenmesi halinde dava süresinin ne şekilde hesaplanacağı düzenlenmişken, 10. madde uygulamasında, idarece kurulmuş bir işlem mevcut değilken, ilgilinin hakkında idari işlem yapılması amacıyla idareye yaptığı başvuru üzerine tesis edilen olumsuz işleme karşı açılacak davanın süresinin ne şekilde hesaplanacağı açıklanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 5434 sayılı Kanun kapsamında görev yaptıktan sonra vefat eden babasından dolayı yetim aylığı bağlanan davacının, boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiğinin Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 30/05/2013 tarihli raporu ile tespit edilmesi üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanlığı tarafından 01/11/2008-31/08/2012 tarihleri arasında ödenen yetim aylıklarının adına borç çıkarıldığı ve dava konusu edilen 25/11/2013 tarih ve 18.951.132 sayılı borç bildirim belgesinin düzenlendiği, bu işlemin 02/12/2013 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, borç çıkarma işlemine 06/02/2014 tarihinde itiraz ettiğini, ancak itirazına idarece cevap verilmediğini belirten davacının, 07/04/2014 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçesiyle, anılan borç bildirim belgesinin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacı adına borç çıkartılmasına ilişkin 25/11/2013 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava açma süresinin hesaplanmasında 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dikkate alınması mümkün olmayıp, aynı Kanun’un 7. ve 11. maddelerinin uygulanması gerektiğinden, öncelikle dava dosyasında bulunmayan Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 30/05/2013 tarihli raporu ile davacının borç bildirim belgesine yaptığını belirttiği 06/02/2014 tarihli itiraz dilekçesinin ilgili kurumlardan getirtilerek dosya kapsamına alınması ve 7. ve 11. maddeler çerçevesinde 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava açılıp açılmadığı belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlara ilişkin olarak gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir
. KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca, uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.