Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5600 E. , 2021/5091 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5600
Karar No : 2021/5091
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR :
1- DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
2- DAVALI : …Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarede uzman olarak görev yapmakta iken 17/05/2005 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından; Telsiz Genel Müdürlüğünde Sistemler Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken, bu Kurumun lağvedilmesi üzerine Telekomünikasyon Kurumuna uzman olarak atanmasına ilişkin 15/08/2000 tarihli işlemin yargı kararıyla iptal edilerek özlük haklarının ödenmesine karar verildiği, yargı kararı öncesinde 17/05/2005 tarihinde emekliye ayrıldığı ve Telekomünikasyon Kurumunda müstakil daire başkanlarının emeklilik yönünden genel müdür yardımcısına eşdeğer sayıldığından bahisle, daire başkanı yerine genel müdür yardımcısının ek gösterge ve makam tazminatından yararlandırılması için Emekli Sandığına bilgi verilmesi ve kesenek farklarının gönderilmesi talebiyle yapılan 26/09/2014 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile emekli aylığı ve ikramiye farklarının emeklilik tarihinden (17/05/2005) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun’un 8. maddesi ve Geçici 10. maddesinde, müstakil daire başkanlarının, emeklilik yönünden bakanlık genel müdür yardımcısının ek gösterge ve makam tazminatından yararlandırılmasının öngörüldüğü; Telsiz Genel Müdürlüğünde Sistemler Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken, bu Kurumun lağvedilmesi üzerine Telekomünikasyon Kurumuna uzman olarak atanmasına ilişkin 15/08/2000 tarihli işlemin yargı kararıyla iptal edildiği ve parasal haklarının ödenmesine karar verildiği; buna göre söz konusu yargı kararının, davacının daire başkanı olarak görev yapmakta iken emekli olmuş gibi işlem tesis edilmek suretiyle uygulanması gerektiği açık olup; 2813 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak davacının bakanlık genel müdür yardımcısı ek gösterge ile makam tazminatından yararlandırılması ve bu hususta Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bilgi verilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline; emekli aylığı ile ikramiye farklarının emeklilik tarihinden (17/05/2005) itibaren tazmini istemi yönünden ise, işbu davanın, iptal davası üzerine açılan tam yargı davası niteliğinde olmadığı ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddi üzerine açılan ayrı bir iptal ve tam yargı davası olduğu gerekçesiyle, ek gösterge ve makam tazminatı farklarının idareye başvuru tarihinden (26/09/2014) hesaplanarak dava tarihinden (19/11/2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, bu tarihten önceki döneme ilişkin tazmin isteminin ise reddine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARI :
Davacı tarafından; daire başkanı kadrosundan uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava devam ederken 2005 yılında emekli olduğu, yargı kararının emekli olduktan sonra verildiği ve 2014 yılında kesinleşmesiyle birlikte emekli aylığı ile ikramiye farklarının davalı idareden istenebilir hale geldiği; ayrıca dava dilekçesinde, emekli ikramiyesi farkının ödenmesine karar verilmesi talep edildiği halde, Mahkemece bu hususta hüküm kurulmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdare tarafından; davacının 2005 yılında emekli olması nedeniyle, emeklilik haklarına yönelik 2014 yılında açılan davanın süresinde olmadığı; ayrıca, davacının daire başkanı ek göstergesi ile makam tazminatını almaya hak kazandığı; yargı kararında davacının parasal haklarına yönelik hüküm bulunmakla birlikte, emeklilik haklarına yönelik hüküm kurulmadığı; Telekomünikasyon Kurumunda daire başkanı kadrosunda fiilen görev yapmayan davacının, bu kadronun emeklilik haklarından yararlandırılmasına olanak bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından; Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının “dava konusu işlemin iptaline” ilişkin kısmının onanması, “tazmin isteminin kısmen kabulü, kısmen reddine” ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının “dava konusu işlemin iptaline” ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik davalı idarenin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Mahkeme kararının, “ek gösterge ve makam tazminatı farklarının idareye başvuru tarihinden (26/09/2014) tarihinden hesaplanarak dava tarihinden (19/11/2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, bu tarihten önceki döneme ilişkin tazmin isteminin reddine ” ilişkin kısımlarına gelince;
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 41., 89., Ek 67., Ek 68. ve Ek 70. maddelerine göre; Sandık iştirakçisi iken emekliye ayrılanların, emekli aylığı (makam, görev ve temsil tazminatları dahil) ile emekli ikramiyesi ödemeleri Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca (mülga Emekli Sandığınca) yapılmaktadır.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun, yargı kararının yerine getirilmesini teminen, 17/05/2005 tarihinde emekliye ayrılan davacının, emekliliğe esas kadro unvanının bakanlık genel müdür yardımcısı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bildirilmesinden ve varsa emekli kesenek ile karşılık farklarının bu Kuruma ödenmesinden sorumlu olduğu; bununla birlikte davacıya yapılacak emekli aylığı ile ikramiye fark ödemelerine yönelik olarak herhangi bir mali yükümlülüğünün bulunmadığı; yargı kararı çerçevesinde, davacının emekli aylığı (makam, görev ve temsil tazminatları dahil) ile emekli ikramiyesi fark ödemelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu husumetiyle görülmekte olan işbu davada, emekli aylığı ve ikramiye farklarının emeklilik tarihinden (17/05/2005) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden, “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, bu kısım yönünden “kısmen kabul, kısmen ret” şeklinde hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca, davacının emekli aylığı ile ikramiye farklarının ödenmesine ilişkin olarak tesis edilebilecek olumsuz işleme karşı, yargı yoluna başvurulabileceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA;
2. Davacının temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin ise kısmen kabulü ile Mahkeme kararının “ek gösterge ve makam tazminatı farklarının idareye başvuru tarihinden (26/09/2014) hesaplanarak dava tarihinden (19/11/2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, bu tarihten önceki döneme ilişkin tazmin isteminin reddine” ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.