Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5854 E. 2021/6193 K. 25.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5854 E.  ,  2021/6193 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5854
Karar No : 2021/6193

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının iptal kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: T.C. Devlet Demiryolları İşletmesinde görev yapmakta iken 17/07/1997 tarihinde emekliye ayrılmış olan olan davacının, TCDD 2. Bölge Behiçbey Lokomotif Bakım ve Onarım Atölyesinde 28/04/1978-22/08/1988 tarihleri arasında mühendis olarak geçen hizmetlerinden dolayı, 5434 sayılı Kanun’un 32. maddesinin (d) bendi uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması için 29/04/2014 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin 05/05/2014 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı fiili hizmet süresi zammının hizmet süresine ilave edilerek, ilk aylık bağlandığı tarihten itibaren aylıklarının tadil edilip yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; TCDD 2. Bölge Loko Bakım Atölyesinde, aynı konuda açılan başka bir dava nedeniyle yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, iş yerindeki çalışma ortamının, 5434 sayılı Kanun’un 32/d maddesi kapsamında değerlendirilmesini gerektirecek nitelikte olduğunun belirtildiği; davacının durumuna ilişkin olarak 13/07/2015 tarihinde TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğüne yapılan ara kararına verilen 19/08/2015 tarihli yanıtta da, TCDD 2. Bölge Loko Bakım Atölyesinde, lokomotif, tren setleri ve jeneratör vagonlarının servis ve bakımlarının yapıldığı, kaynak, boya, malzeme temizliği, tozdan arındırma işlerinin yürütüldüğü, mazot, benzin, tiner ve diğer kimyasal temizleyiciler ile çalışıldığı, davacının Loko Bakım Atölyesinde görev yaptığı dönemde, yaptığı iş itibarıyla, atölye içerisindeki her türlü gaz, toz, kimyasal vb. ile temasının kaçınılmaz olduğu yolunda açıklama yapıldığı; bu durumda, davacının, 28/04/1978-22/08/1988 tarihleri arasında Loko Bakım Atölyesinde yaptığı işler gereği 5434 sayılı Kanun’un 32/d maddesinde belirtilen çalışma koşullarına maruz kaldığı, bunlardan zarar gördüğü, kısa ve uzun vadeli risk altında bulunduğu sonucuna varıldığından, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği; davacının yoksun kaldığı fiili hizmet süresi zammının hizmet süresine ilave edilerek, ilk aylık bağlandığı tarihten itibaren aylıklarının tadil edilip yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine gelince; belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, uygulama üzerine idareye başvurulmuş ve idareye başvurulduğu tarihten itibaren 120 gün içinde dava açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkün olduğundan, davacının 29/04/2014 tarihli başvurusunun reddi üzerine 30/06/2014 tarihinde açılan bu davada, dava açma tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere başvuru tarihinden geriye doğru 60 gün içinde kalan ilk ödeme tarihinden itibaren fiili hizmet süresi zammı tutarının ödenmesi gerektiği, davacının idareye başvuru tarihinden geriye doğru 60 günden önceki dönemde yoksun kaldığı tutarın ödenmesi istemi yönünden davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının fiili hizmet süresi zammı nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihi olan 30/06/2014 tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere 29/04/2014 tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama (aylık ödeme) tarihinden itibaren hesaplanarak ve aylık ödeme tarihleri baz alınmak suretiyle işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, anılan ilk uygulama tarihi öncesine yönelik parasal hak talebinin ise süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının iptal kabule ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, öte yandan Kurum harçtan muaf olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde hukkuki isabet bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, TCDD Genel Müdürlüğünde 1978 yılında göreve başlamış, 17/07/1997 tarihinde emekli olmuştur. TCDD 2. Bölge Behiçbey Lokomotif Bakım ve Onarım Atölyesinde 28/04/1978-22/08/1988 tarihleri arasında mühendis olarak geçen hizmetlerinden dolayı, 5434 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması istemiyle 29/04/2014 tarihinde idareye başvurmuştur.
Başvurusunun davalı idarece 05/05/2014 tarihinde reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Mahkeme kararı; davacının fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmaması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihi olan 30/06/2014 tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere 29/04/2014 tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama (aylık ödeme) tarihinden itibaren hesaplanarak ve aylık ödeme tarihleri baz alınmak suretiyle işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 117. maddesinde, “Bu kanun gereğince çeşitli adlarla ödenecek paralardan; istihkak kesbedildiği tarihlerden itibaren beş yıl sonuna kadar alınmıyan veya yazı ile müracaat edilerek aranmıyanlar Sandık lehine zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilerek, bu Kanun’a göre yapılacak ödemelerin, hak kazanıldığı tarihten itibaren 5 yıllık süre içinde istenebilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca, 5434 sayılı Kanun’un 121. maddesindeki “Her ne suretle olursa olsun istihkaklarından fazla yapılan ödemeler, ilgililerin, varsa sonraki her çeşit istihkaklarından hüküm alınmaksızın kesilmek suretiyle geri alınır. … Herhangi bir nedenle Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarları tahsil edilir. Tahsilin ne şekilde yapılacağı yönetmelikle düzenlenir.” hükmüyle, Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, hatalı işlemin düzeltildiği tarihten itibaren geriye doğru hesaplanacak beş yıl içinde kalan tutarının tahsil edilmesi öngörülmüştür.
5434 sayılı Kanun’un 117. ve 121. maddelerinde yer alan bu düzenlemelerle, usulde paralellik ilkesi çerçevesinde, gerek ilgililerin Emekli Sandığından olan alacaklarının, gerekse Sandıkça ilgililere yapılan fazla veya yersiz ödemelerin, kural olarak 5 yıllık zaman dilimi içindeki kısımlarının istenebilmesi amaçlanmıştır.
Bu durumda; hukuka aykırı olduğu saptanan davacının fiili hizmet süresi zammından
yararlandırılmamasına ilişkin işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların, 5434 sayılı Kanun’un 117. maddesi uyarınca geriye doğru 5 yıllık süre içindeki kısmının istenebileceği sonucuna varıldığından, Mahkemece, bu çerçevede karar verilmesi gerekirken, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihi olan 30/06/2014 tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere 29/04/2014 tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama (aylık ödeme) tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, davacı temyize gelmediği için bu husus kararın parasal haklara ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, yerleşik yargısal içtihatlarla ortaya konulduğu üzere, bir idari işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, idareye başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerekmektedir.
Buna karşın, temyize konu kararda; davacıya yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilen parasal hakların bir bölümünün davacının idareye başvurduğu tarihten öncesine ilişkin olduğu hususu dikkate alınmaksızın, parasal hakların, aylık ödeme tarihleri baz alınmak suretiyle işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, kararın düzeltilerek onanacağı hükme bağlandığından ve temyize konu karardaki yasal faizin başlangıç tarihine yönelik bu yanlışlık, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının faize ilişkin hüküm fıkrasının, “…davacının idareye başvurduğu 29/04/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan kararın, davacının fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmaması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihi olan 30/06/2014 tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere 29/04/2014 tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama (aylık ödeme) tarihinden itibaren hesaplanarak ve aylık ödeme tarihleri baz alınmak suretiyle işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen açıklama ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, iptale ilişkin kısım yönünden oybirliği, parasal haklar yönünden oyçokluğuyla, 25/11/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Dava; T.C. Devlet Demiryolları İşletmesinde görev yapmakta iken 17/07/1997 tarihinde emekliye ayrılmış olan olan davacının, TCDD 2. Bölge Behiçbey Lokomotif Bakım ve Onarım Atölyesinde 28/04/1978-22/08/1988 tarihleri arasında mühendis olarak geçen hizmetlerinden dolayı, 5434 sayılı Kanun’un 32. maddesinin (d) bendi uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması için 29/04/2014 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin 05/05/2014 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı fiili hizmet süresi zammının hizmet süresine ilave edilerek, ilk aylık bağlandığı tarihten itibaren aylıklarının tadil edilip yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Fiili hizmet süresi zammına ilişkin yasal düzenleme, ağır ve yıpratıcı görev ve hizmetlerde çalışan iştirakçilerin, daha kısa sürede emekli olmalarına imkan veren bir düzenleme olduğundan, kişiler, bu konudaki düzenlemenin sonuçlarından emekliye ayrıldıkları tarihte yararlanmaya başlamakla birlikte, uygulama, emeklilik maaşlarına olan yansıması yönünden emeklilik yaşamları boyunca devam etmektedir.
Buradan hareketle, kişilerin, emekliye ayrılmış olsalar bile, çalışmakta iken yürüttükleri görevlerden dolayı fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmaları gerektiğinden bahisle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca idareye başvuruda bulunabileceği ve haklarında tesis edilen işlemi dava konusu edebileceği kabul edilmektedir.
Bununla birlikte, bu noktada da yargı merciince fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması gerektiği yolunda karar verilen kişilere, yoksun kaldıkları parasal hakların hangi tarihten itibaren ödeneceği önem arz etmektedir.
Emekli olduğu tarih itibarıyla, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmamasına ilişkin olarak uyuşmazlık yaratmamış olan ve daha sonra 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca başvuruda bulunarak fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmasını talep eden kişilerin, gerek daha önce 5434 sayılı Kanuna göre istihkak kesbetmiş bir alacağının olmaması, gerekse 2577 sayılı Kanun’un 10. maddenin özelliği dikkate alındığında, fiili hizmet süresi zammından dolayı yoksun kaldığı parasal haklarının idareye başvuruda bulunduğu tarihten itibaren ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin temyiz isteminin, parasal hakların başvuru tarihinden önceki kısmı yönünden kabulü ile temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyorum.