Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5863 E. 2021/5284 K. 21.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5863 E.  ,  2021/5284 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5863
Karar No : 2021/5284

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde röntgen teknikeri olarak görev yapan davacının, radyoloji ünitesinde radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle çalıştığından bahisle fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması için yaptığı 12/02/2015 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; röntgen teknikeri olarak görev yapan ve şuaya maruz kalması nedeniyle şua izni kullandırılan, ayrıca Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından dozimetre ölçümleri yapılan davacının, 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinde sayılan işler kapsamında görev yaptığı anlaşıldığından, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği; öte yandan, davalı idarece, röntgen filmlerinin bizzat hasta tarafından tutulduğu ve filmi çeken kişinin ışın demetinin aksi yönünde en az 2 metre uzaklıkta veya koruyucu bir engel arkasında bulunduğu, dolayısıyla doğrudan şuaya maruz kalınmadığı ileri sürülmekte ise de; söz konusu tedbirlerin, kişilerin en az ölçüde zarar görmesi amacına yönelik olduğu, tedbir alınmış olmasının kişilerin fiili hizmet süresi zammından faydalanmaması sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Radyoloji, Radyum ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkındaki Nizamname’nin 19. maddesi ile Diş Hekimliğinde Kullanılan Röntgen Cihazları Lisanslama Yönetmeliği’nin 11. maddesi uyarınca filmlerin bizzat hasta tarafından tutulduğu, ayrıca filmi çeken kişinin ışın demetinin aksi yönünde en az 2 metre uzaklıkta veya koruyucu bir engel arkasında bulunduğu, dolayısıyla doğrudan şuaya maruz kalınmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile 5510 sayılı Kanun’a 5754 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı anlaşılmayan davacı ile ilgili uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olup olmadığı hususu araştırılmadan, eksik inceleme ile karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 203. maddesi uyarınca Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu yerine Sağlık Bakanlığı hasım mevkiine alınarak işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde röntgen teknikeri olarak görev yapan davacı tarafından, 12/02/2015 tarihinde fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması istemiyle başvuruda bulunulmuş, bu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesinde; bu Kanun’da aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği hükme bağlanmış, 108. maddesinde ise; bu Kanun’un, sayma yoluyla belirtilen maddeleri dışındaki diğer hükümlerinin 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’a 08/05/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5754 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle eklenen “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08/06/1949 tarih ve 5434 sayılı Kanun’a göre aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08/02/2006 tarih ve 5434 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun’da kendileri için belirtilmiş olan şartlara haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunacağı; beşinci fıkrasında, bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı; sekizinci fıkrasında, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanların kesenek ve karşılıkları, fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süresi karşılıkları ile %100 artış farkları hakkında 5434 sayılı Kanun’un, bu Kanunun yürürlüğe girmeden önceki hükümleri uyarınca işlem yapılacağı hükmü getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesinin iptali istemiyle açılan davada verilen Anayasa Mahkemesinin 22/12/2011 tarih ve E:2010/65, K:2011/169 sayılı kararında; 5510 sayılı Kanuna 5754 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Kanun kapsamında bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceği belirtilmiş; 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonra, Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat ve Anayasa Mahkemesi kararı gözetildiğinde, davada görevli olacak yargı yerinin belirlenmesi açısından, davacının 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmeden önce 5434 sayılı Kanun’a tabi hizmetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde röntgen teknikeri olarak görev yapan davacının, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması için yaptığı 12/02/2015 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine açılan davada, davacının 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Kanun’a tabi hizmetinin bulunup bulunmadığı hususu araştırılmaksızın karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda; 5510 sayılı Kanun’a 5754 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı anlaşılmayan davacı ile ilgili uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olup olmadığı hususu araştırılmadan, eksik inceleme ile karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.