Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5975 E. 2021/5249 K. 20.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5975 E.  ,  2021/5249 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5975
Karar No : 2021/5249

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR :
1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, eşinin emekli aylığı almakta iken yeniden göreve başlaması nedeniyle aylıklarının kesilerek yersiz tahsil edilen 15/01/1998 – 30/04/2007 tarihleri arası aylık ve ek ödeme tutarının borç çıkarıldığından bahisle, bakiye borcun 28/09/2010 tarihinde eşinin vefatı üzerine dul aylıklarından kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile kesilen tutarın iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, fazla veya yersiz ödendiği tespit edilen tutarın, tespit tarihinden geriye doğru 5 yıl süresince ödenenler ile sınırlı olmak üzere ilgililer adına borç çıkarabileceği, Sandık alacağı haline gelen bu tutarların 10 yıl içerisinde tahsil edilebileceği, 5437 sayılı 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun 31. maddesinin (a) fıkrasının, yeniden göreve başladıkları ilgili kurumlarca Sandığa bildirilmeyenleri kapsadığı, olayda ise davacının eşinin yeniden göreve başladığı 15/01/1998 tarihinde Emekli Sandığına bildirildiğinden, bu kapsamda değerlendirilmeyeceği, öte yandan, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 121. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 30/04/2007 tarihinden geriye doğru 30/04/2002 tarihine kadar ödenen emekli ikramiyesi tutarının ve ek ödemelerin hesap edilerek davacının dul maaşından kesinti yapılması gerekirken, 15/01/1998 ile 30/04/2007 tarihlerini kapsayan emekli aylıkları ve ek ödeme tutarının toplamı 54.059,41-TL’nin borç çıkarılmasına ve davacının dul maaşından kesinti yapılmasına devam edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, 30/04/2002 tarihinden önce ödenen emekli ikramiyesi tutarı ve ek ödemelere ilişkin borç çıkarılarak davacının aylığından kesinti yapılan tutarın davacıya ödenmesine, kalan kısım yönünden tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; 5437 sayılı Kanun’un 31. maddesinin af niteliğinde bir düzenleme teşkil ettiği, kanunların uygulanması için müracaat şartının bulunmadığı, farklı sosyal güvenlik kurumlarından emekli aylığı bağlanması durumuna göre, tekrar çalışmaya başlanılması durumunda, farklı uygulamaların yapılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilmek suretiyle, kararın aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davanın kısmen reddine karar verilmesine rağmen tarafları lehine avukatlık ücretine hükmedilmediği, muafiyete rağmen yargılama gideri olarak harca hükmedilmesinin bozma sebebi teşkil ettiği, usul ve yasaya aykırı olan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İlk defa 29/07/1966 tarihinde stajyer öğretmen olarak göreve başlayan davacının müteveffa eşine, … İl Milli Eğitim Müdürlüğünde … olarak görev yapmakta iken, 17/01/1996 tarihinde isteği ile emekliye sevki üzerine 5434 sayılı Kanun uyarınca 15/02/1996 tarihi itibarıyla emekli aylığı bağlanmıştır.
İzmir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına hitaplı yazısında, emekliye ayrılan eşin, 06/01/1998 – 26/07/2002 tarihleri arasında Afyon ilinde, 29/07/2002 tarihinden itibaren ise, İzmir ilinde görev yapmaya başladığı belirtilerek, hizmet cetveli sunulmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderdiği … tarih ve … sayılı yazıda, Emekli Sandığından aylık almakta iken yeniden göreve başlaması nedeniyle 15/01/1998 tarihinden itibaren aylıklarının kesilerek, yersiz ödenen 15/01/1998 – 30/04/2007 tarihleri arası devre aylıkları tutarı 54.059,41-TL’nin borç çıkarıldığı bildirilmiştir.
Bu defa 17/07/2007 tarihli Olur ile yaş ve hizmet koşulunu sağlayan davacının eşinin, emekliye sevki uygun görülmüş olup, 15/08/2007 tarihinden itibaren 545 sayılı Kanun uyarınca ikinci kez emeklilik nedeniyle, emekli aylığı bağlanmıştır.

Yeniden göreve başladığı dönemde emekli aylıklarının kesilmeyerek ödenmeye devam edilmesi nedeniyle, borç çıkarılan tutarın, 15/08/2007 tarihinden itibaren ikinci kez emeklilik üzerine bağlanan aylıklardan kesilmek suretiyle tahsiline başlanılmıştır.
28/09/2010 tarihinde davacının eşinin vefatı üzerine, 01/10/2010 tarihinden itibaren davacıya dul-yetim aylığı bağlanmıştır.
Bu defa, bakiye borcun davacının aylıklarından kesinti yapılmak suretiyle tahsiline başlanılmıştır.
Davacının bilâ tarihli dilekçesi ile kesinti tutarının iadesini istemesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminde, eşinin emekli aylıklarının, 5434 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre kesildiği, göreve başladığı kurum tarafından 15/01/1998 yılı şahıs emeklilik kesenekleri icmal bordrosunda adının geçmesi nedeniyle, zamanında bildirim yapıldığı tespit edildiğinden, 5437 sayılı Kanun’un 31. maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle talebinin reddedildiği bildirilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 11. maddesinde; T.C. Emekli Sandığı Kanunu’na tabi daire, kurum ve ortaklıklar ile bunların Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi işyerlerinde emekliliğe tabi olmayan ücretli, geçici kadrolu veya yevmiyeli hizmetlere tayin edilen emeklilerin, buralarda çalıştıkları sürece emekli aylıklarının kesileceği, 121. maddesinde de; herhangi bir nedenle Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarlarının tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.
27/04/2005 tarih ve 25798 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30. maddesinde ise; ”Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.
Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar.
Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 11. maddesine göre 01/01/2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları uygulanmaz…” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 27/12/2005 tarih ve 5437 sayılı 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Tahsil edilmeyecek alacaklar” başlıklı 31. maddesinin (a) fıkrasında; ”08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde emeklilik aylığı almakta iken, 21/04/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrasında sayılan kamu kurum ve kuruluşlarında 01/01/2005 tarihinden önce yeniden çalışmaya başlayan ve bu nedenle 5434 sayılı Kanun’un 99 veya Ek 11. maddesi uyarınca T.C. Emekli Sandığı tarafından bağlanmış emekli aylıkları kesilen veya kesilmesi gerekenlerden yeniden çalışmaya başladıklarına dair kurumları tarafından zamanında Sandığa bildirim yapılmamış olanlara, 01/01/2005 tarihinden önceki dönem için borç çıkarılmaz; aynı dönem için çıkarılmış borçlar tahsil edilmez ve bu durumda olanlardan 01/01/2005 tarihinden sonra tahsil edilmiş tutarlar, bir yıl içinde talepleri halinde ilgililere faizsiz olarak iade edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5754 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 4. maddesinde, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Emekli Sandığı iştirakçisi olanlar hakkında, 5510 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılan ilgili hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı; 5434 sayılı Kanun’un 121. maddesinde ise, herhangi bir nedenle Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarlarının tahsil edileceği kuralına yer verilmiştir.
Yine, 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile getirilen ikinci görev yasağına ilişkin düzenlemeye istinaden, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalışanların emeklilik veya yaşlılık aylıklarının kesilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 5437 sayılı 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun 31. maddesinin (a) bendi, emekli olduktan sonra tekrar çalışmaya başlayanların sehven kesilmeyen emekli aylıkları nedeniyle doğan kişi borçlarının takip ve tahsilinden vazgeçilmesine ilişkin bir düzenleme içermekte olup, bu durumda olan kişilere ödenmiş bulunan emekli aylıklarının tahsili için takibinden vazgeçilmesinin temel şartı, yeniden çalışmaya başlayan emeklilerin, çalışmaya başladıkları kurumca, Sandığa zamanında ve açıkça bildirim yapılmamış olmasıdır. Dolayısıyla emekli statüsündeki bir kimsenin Sandığa tabi bir görevde tekrar çalışmaya başlaması hakkında, çalıştığı kurumca Emekli Sandığına açık bir bildirim yapılması halinde, ödenmiş olan emekli aylıklarının takip ve tahsilinden vazgeçilmesi anılan düzenleme uyarınca hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Yukarıda ayrıntılarına yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca bakılan dosya incelendiğinde, davacının eşinin, emekli aylığı almakta iken 5335 sayılı Kanun’da belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarında 06/01/1998 tarihi itibarıyla tekrar çalışmaya başlaması nedeniyle, 15/01/1998 – 30/04/2007 tarihleri arasında çıkarılan borç tutarının 5437 sayılı 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından, emekli aylığı almakta iken yeniden çalışmaya başlanıldığı hakkında, müteveffanın çalıştığı kurum tarafından gönderilen 15/01/1998 yılı şahıs emeklilik kesenekleri icmal bordrosunda davacının eşinin adının geçmesi nedeniyle, zamanında Sandığa bildirim yapıldığı ileri sürülmüş ise de, bu durumun, ilgili Kanun metninde amaçlanan şekilde bir bildirim olarak kabul edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, vefat eden eşin yeniden çalışmaya başladığı konusunda kurumunca Emekli Sandığına zamanında bildirim yapılmadığı dikkate alındığında, 5437 sayılı 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Tahsil edilmeyecek alacaklar” başlıklı 31. maddesi ile getirilen, 01/01/2005 tarihinden önceki dönem için borç çıkarılmayacağı, aynı dönem için çıkarılmış borçların tahsil edilmeyeceği ve bu durumda olanlardan 01/01/2005 tarihinden sonra tahsil edilmiş tutarların, bir yıl içinde talepleri halinde ilgililere faizsiz olarak iade edileceği kuralı uyarınca, 01/01/2005 tarihinden önce çıkarılan borcun anılan Kanun kapsamında bulunduğunun kabulü ile 15/01/1998 – 01/01/2005 tarihleri arasında yersiz ödenen emekli aylıklarının borç çıkarılmasında hukuka uygunluk, 01/01/2005 – 30/04/2007 arası dönem için ise hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava konusu kesinti yapılması ve kesilen tutarın iadesine ilişkin işlemin dayanağını, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 29/03/2007 tarihli, 15/01/1998 – 30/04/2007 arası dönem için 54.059,41-TL tutarın borç çıkarılmasına ilişkin işlemi teşkil ettiğinden, açıklanan hususlar dikkate alınarak, davacının dul aylığından yapılan kesintinin hangi döneme ilişkin olduğunun incelenmesi suretiyle dava konusu işlem hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, davacının eşinin 28/09/2010 tarihinde vefatı üzerine davacıya 01/10/2010 tarihinde bağlanan dul aylıklarından kesinti yapılmak suretiyle borcun tahsiline devam edildiğinden, davanın açıldığı 08/07/2015 tarihi itibarıyla davacının aylıklarından ne kadar kesinti yapıldığı hususunun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Her ne kadar davalı idare tarafından, davanın kısmen reddine karar verildiği gerekçesiyle vekalet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunulmuş ise de, bozma üzerine yeniden verilecek kararda bu hususun değerlendirileceği tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, 30/04/2002 tarihinden önce ödenen emekli ikramiye tutarı ve ek ödemelere ilişkin borç çıkartılarak davacının aylığından kesinti yapılan tutarın davacıya ödenmesi, kalan kısım yönünden tazminat isteminin reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 20/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.