Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6068 E. , 2021/6166 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6068
Karar No : 2021/6166
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, … tarihinde 3 yıllık sıhhi izin süresini doldurduğundan bahisle adi malul olarak emekliye sevk edilmesine ilişkin … tarih ve …. sayılı işlemin iptali ile açıkta geçen sürelerde yoksun kaldığı aylık ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 10.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; hastalığından dolayı uzun süreli tedavi gören davacının durumunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesi kapsamında olduğu göz önüne alındığında, anılan maddede öngörülen sürelerin dolmasından sonra hastalığının iyileşmeyeceği yönünde sağlık kurulu raporu düzenlenmesi halinde ancak anılan Kanun maddesi uyarınca malulen emekliye sevk edilebileceği, bu yönde bir rapor alınmadan salt izin süresini doldurduğundan emekliye sevk edilmesinin ise mümkün olmadığı, bu durumda davacının hastalığının düzelmeyeceği yolunda herhangi bir sağlık kurulu raporu bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, verilen bu karar ile davacının doğrudan göreve başlamasının söz konusu olmadığı, yasal mevzuat uyarınca görevine devam edip edemeyeceğine dair hastane raporuna göre işlem yapılacağından ötürü dava konusu işlem nedeniyle uğranılan parasal haklar hakkında şu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı, davacının dava konusu işlem nedeniyle uğradığı iddia olunan 10.000,00-TL manevi tazminat talebi yönünden ise; manevi zararın, kişinin şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme olup, kişinin kendisinin veya yakınlarının şan, şeref, kişilik hakları ve vücut bütünlüğüne yönelik eylem ve işlemler nedeniyle duyduğu derin ruhsal ve bedensel acı, üzüntü olarak tanımlandığı, idarenin mali sorumluluğuna gidilmesi suretiyle, duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa maddi edimlerle telafi edilmesi olan manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığının da tartışmasız olduğu, kişilerin manevi varlıklarında oluşan eksilmeyi ifade eden manevi zararın tazmin edilebilmesi için varlığı gerekli olan; şeref, haysiyet, kişilik hakları veya vücut bütünlüğüne yönelmiş bir saldırı niteliğinde eylem ya da işlem somut uyuşmazlıkta söz konusu olmadığından manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : …. Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesince düzenlenen … tarih ve …. sayılı sağlık kurulu raporunun Sağlık Kurullarınca 24/12/2014 tarihinde incelenerek; davacının üç (3) yıllık sıhhi izin süresini 19/02/2014 tarihinde doldurduğuna ve bu tarihten itibaren adi malul olduğuna karar verildiği ve davacıya tebliğ edildiği, davacının itirazı üzerine durumunun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca da incelenerek 3 (üç) yıllık izin süresini doldurduğundan adi malul olduğuna karar verildiği, 5434 sayılı Kanun’un malullükle ilgili hükümlerin uygulanmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, her türlü vergi ve harçtan muaf oldukları halde aleyhlerine harca hükmedilmesi yönünden de Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklar yönünden karar verilmesine yer olmadığı, manevi tazminat talebinin ise reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.