Danıştay Kararı 12. Daire 2018/6072 E. 2021/5379 K. 27.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/6072 E.  ,  2021/5379 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6072
Karar No : 2021/5379

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …Sigara Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğüne bağlı …Başmüdürlüğü, …İdare Müdürlüğünde sayman veznedarı olarak görev yapmakta iken 10/09/1984 tarihinden itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi gereğince görevinden çekilmiş sayılan davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin 18/06/2013 tarih ve E:2012/147, K:2013/78 sayılı kararı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 23/05/2002 tarih ve 4759 sayılı Kanun’la değişik Geçici 206. maddesinde yer alan ”08/09/1999 tarihinde Sandık iştirakçisi olanlardan…” ibaresinin iptali ve yürürlük tarihinin de 18/01/2015 olarak belirlendiğinden bahisle, ilgili karar uyarınca emekli aylığı bağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ile aylık ve ikramiye tutarının güncel katsayılar üzerinden yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; ilgili mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 50 yaşın üzerinde olup 10 yıl fiili hizmette bulunduktan sonra re’sen emekliye ayrılan ilgililere aylık bağlanabileceği, ancak 5434 sayılı Kanun’un Geçici 206. maddesindeki istisnai düzenlemenin fiili hizmet süresine ilişkin olduğu, Kanun’da yer alan yaşa ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında, aylığın davacının 61 yaşını doldurmasından sonra bağlanabileceği sonucuna ulaşıldığı, diğer bir ifadeyle, 08/09/1999 tarihinden önce 5434 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışma (fiilen görevde bulunma) şartı aranmayacağı, ancak bu tarihte ilgililerden 50 ve daha yukarı yaşta olanlardan emekli olmak için yine 61 yaş ve 10 yıllık hizmete ilişkin koşulların aranmaya devam edileceği, bu durumda, 5434 sayılı Kanun’un Geçici 206. maddesi uyarınca, 08/09/1999 tarihinde istirakçi olan ve 50 yaşın üzerinde bulunanlardan, görevde bulunmakta iken 61 yaşını doldurması nedeniyle istek üzerine veya 65 yaşını doldurması nedeniyle re’sen görevine son verilenlerden 10 yıl hizmeti bulunanlara emekli aylığı bağlanacağı açık olduğundan, anılan Kanun’a tabi toplam 10 yıl hizmeti bulunan davacının, 28/07/1952 doğum tarihine göre 08/09/1999 tarihinde 50 yaşını doldurmadığı anlaşılmakla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anayasa Mahkemesi kararı gereğince 5434 sayılı Kanun’un Geçici 206. maddesinde yer alan ibarenin iptali nedeniyle, emeklilik için gerekli olan toplam 10 yıllık hizmet süresi ve 61 yaşını doldurduğundan bahisle, bu yöndeki talebinin reddinin hukuka aykırılık teşkil ettiği, öte yandan, sigortalı olarak çalışanların 08/09/1999 tarihinde 50 yaşında olma koşulu aranmadan emekli olabildikleri, bu kapsamda, kazanılmış hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın gerekçe eklenmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 28/07/1952 doğum tarihli olan davacının, 02/09/1974 – 10/09/1984 tarihleri arasında Emekli Sandığına tabi olarak görev yaptıktan sonra 10/09/1984 tarihinde görevinden çekilmiş sayıldığı, açıkta iken 5434 sayılı Kanun’un Geçici 206. maddesi uyarınca emekli aylığı bağlanması talebiyle yaptığı 12/03/2015 tarihli başvurusunun reddi üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, her ne kadar İdare Mahkemesince, davacının 28/07/1952 olan doğum tarihine göre 08/09/1999 tarihinde 50 yaşını doldurmadığı anlaşılmakla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, görevinden çekilmiş sayılarak ayrılan ve açıkta iken emekli aylığı bağlanması talebinde bulunan, dolayısıyla görevde bulunmakta iken yaş haddi nedeniyle istek üzerine veya re’sen görevine son verilenlerden olma koşulunu taşımayan davacının, 5434 sayılı Kanun’un Geçici 206. maddesi hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.