Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6442 E. , 2022/1093 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6442
Karar No : 2022/1093
DAVACI : …. Sendikası (…. SEN)
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …,
Av. …, Av. …
Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- …Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (…)
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
DAVANIN KONUSU : 22/03/1995 tarih ve 22235 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün, 07/07/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsünde Değişiklik Yapılmasına Dair Ana Statü’nün 12. maddesi ile değişik 18. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı Sendika tarafından;
Dava konusu 22/03/1995 tarih ve 22235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün değişik 18. maddesinin birinci fıkrası yönünden; 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un 14. maddesi gereğince Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 22/03/1995 tarih ve 235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün “Üyelikler” başlıklı 18. maddesinde, Sandığa kimlerin üye olduğunun 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinde sayıldığı, anılan maddede görevleri ve görev yerleri sayılan üyeliklerin genişletilemeyeceği ve yaygınlaştırılamayacağı hükmünün yer aldığı, sınıf öğretmenliği unvanının eski ilkokul öğretmenliği unvanı anlamına geldiği konusunda herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, yönetmeliklerin üst hukuk normlarına aykırı olamayacağı, ancak kanun ve tüzükle düzenlenmiş alanlardaki ayrıntılara ilişkin düzenleme yapılabileceği, dava konusu edilen Ana Statü hükmüyle, Ana Statü’nün kaynağını ve dayanağını oluşturan 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinde sayılan Sandık üyelerinin genişletildiği, 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinde Sandık üyeleri numeris clausus ilkesi kapsamında tek tek sayılmış iken dava konusu edilen düzenlemeyle sınıf öğretmenleri ile aday/stajyer/sözleşmeli öğretmen statüsünde olan sınıf öğretmenlerinin Kanun’da bu yönde bir hüküm olmamasına rağmen üye sayıldığı, diğer bir ifadeyle Sandık üyelerini tek tek sayan 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesi hükmünü genişletici mahiyette hüküm tesis edildiği, Sandık üyeliği ihtilaflı ve tartışmalı olan 4/B statüsünde istihdam edilen kamu görevlilerini Sandık üyesi kılmak suretiyle zorunlu Sandık üyeliğine ilişkin kanun maddesinin değiştirilmek istenildiği, nitekim Ana Statü’nün dava konusu maddesinin eski halinde bu türden ayrıma gidilmeyip Sandık üyeliği konusunda 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesine atıf yapılmakla yetinildiği, Ana Statü düzenlemesiyle yasa koyucunun yetkilerinin idare tarafından kullanıldığı, nitekim Danıştay Birinci Dairesinin 14/04/1999 tarih ve E:1999/56, K:1999/70 sayılı kararında özetle; “…4357 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca kurulan Sandığa, 4306 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler “ilkokul” ve “ortaokul” ibareleri “ilköğretim okulu” olarak değiştirildiğinden ilkokul kurumu ve ilkokul öğretmenliği kavramlarından söz etmek olanaksız bulunduğundan ve de sınıf öğretmenliği unvanının eski ilkokul öğretmenliği unvanı anlamına geldiği konusunda herhangi yasal bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin Sandığa zorunlu üye yapılmalarına yasal bir olanak bulunmadığı…”nın ifade edildiği, ancak dava konusu düzenleme ile 4357 sayılı Kanun’da sayılmayan ve tanımlanmayan öğretmenlerin, üst hukuk normuna açıkça aykırı bir şekilde Sandık üyesi olarak sayılmaya çalışıldığı, bu suretle hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürülmüştür.
Dava konusu Ana Statü’nün değişik 18. maddesinin dördüncü fıkrası yönünden; Dava konusu düzenleme ile Sandık üyeliği kapsamında iken, Sandığa en az 120 ay aidat ödemiş olanlardan, herhangi bir nedenle üyeliği sona erenlere talep etmeleri halinde, birikmiş aidatlarının yasal faizi ile birlikte ödeneceği; bu kişilere emekli yardımı ödenmeyeceği; isterlerse Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olacakları tarihe kadar bekleyip, Sandıktaki birikmiş aidatları ve son ödedikleri aidat tutarı esas olmak kaydı ile emekli yardımı alabileceklerinin hüküm altına alındığı, …’ın kamu gücünden kaynaklanan tek yanlı tasarrufu sonucu maaşından Sandığa üyelik aidatı kesilen üyelerin, Sandık üyeliği döneminde ödenen aidatların iadesi konusunun mülkiyet hakkına ilişkin olduğu, nitekim Danıştay Onuncu Dairesinin 29/03/2006 tarih ve E:2004/6077, K:2006/2172 sayılı kararında söz konusu aidatların tasfiye şeklinin mülkiyet haklarıyla ilişkili olduğu hususunun hüküm altına alındığı, …’ın kamu gücünden kaynaklanan tek yanlı tasarruf yetkisiyle 10 yıldan fazla süre ile maaşından Sandığa üyelik aidatı kesilen Sandık üyelerinden, kendi istek ve iradeleri dışında idarenin tek yanlı tasarrufları sonucu Sandık üyeliğinin sona ermesine yol açacak hukuki durumla karşılaşan ve bu şekilde statüsü değişenlerin, Sandık üyesi olarak kalan ve 10 yıllık süreyi dolduran diğer kişilerden farklı bir düzenlemeye tabi tutulması hukuka ve kanuna aykırı olup, aidat iadelerinin emekliye ayrılırken alacağı maddi yardım ölçü alınmak suretiyle hesaplanması ve belirlenen miktarın üyelere ödenmesinin eşitlik ve hakkaniyet kuralları gereği olduğu, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanmasının hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koşulu olduğu, Sandığın Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliği’nin aidat iadesini ve emekli yardımını düzenleyen 10. maddesi çerçevesinde Şubat 2010 tarihinden önce Sandık üyeliğinden ayrılanlar ile bu tarihten sonra ayrılanlar arasında adil ve makul olmayan bir fark oluşturulduğu, böyle bir durumun sosyal bir hukuk devletinde olması gereken istikrar, kazanılmış haklara saygı, hukuki belirlilik ve hukuk güvenliği nitelikleriyle bağdaşmayacağı, dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ve iptallerine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
… BAKANLIĞI İLE … SAĞLIK VE SOSYAL YARDIM SANDIĞI’NIN SAVUNMASI:
Davalı idareler tarafından, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi, Ana Statü değişikliğine ilişkin düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırı unsurlar bulunmadığı, düzenlemelerin hukuka uygun olduğu, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (…)’nın, 1943 yılında, 4357 sayılı Kanun’la kurulmuş bir sağlık ve sosyal yardımlaşma sandığı olduğu, üyelerinden gelen aidatlar karşılığı olarak üyelerine karşılıksız (evlenme, şehit, afet, emekli, cenaze, doğum, sağlık destek ve sağlık ve sosyal muhtevali yardımlar) ve karşılıklı (ikraz) sosyal yardımlar yaptığı, munzam bir sosyal sigorta kuruluşu niteliğindeki …’ın, genel ve katma bütçeden hiçbir pay almadığı ve ayrıca Maliye Hazinesinden de hiçbir şekilde para aktarılmadığı, Devletin zorunlu sigorta kurumu (SGK) yanında ona ilaveten yine yasadan kaynaklanan zorunluluk esasına dayalı ve prim sistemi (aidat) ile çalışan ve niteliği itibarıyla ek bir sosyal sigorta kuruluşu niteliğindeki …’ın amacının, kanuna dayalı olarak, üyelerinin katkılarıyla, yine o üyelerin dayanışma ve yardımlaşmalarını sağlamak ve sosyal güvenlik açısından güçlenmelerini sağlamak olduğu, iptali istenilen … Ana Statüsü’nün 18. maddesinin birinci fıkrasında; kadrolu veya sözleşmeli olduğuna bakılmaksızın Sandık üyesi olacakların düzenlendiği, bu düzenlemede üst norm niteliğindeki Kanun’a aykırılığın söz konusu olmadığı, 4357 sayılı Kanun 1943 tarihli olup, bu tarihten günümüze kadar Milli Eğitim mevzuatında pek çok düzenleme ve değişiklik yapıldığı, örneğin; Kanundaki “İlkokul Öğretmeni” kavramının zaman içerisinde sınıf öğretmeni olarak düzenlendiği, benzer şekilde daha önceleri uygulamada olmamasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığında sözleşmeli sınıf öğretmenlerinin istihdam edilmeye başlandığı, sözleşmeli veya kadrolu veya stajyer olan sınıf öğretmenlerinin tamamının Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş aldıkları, dolayısıyla Ana Statü’nün 18. maddenin birinci fıkrasının, 4357 sayılı Kanun’u genişletici mahiyette olmadığı, aksine, Kanun’la belirlenmiş olan görev unvanlarında zaman içinde meydana gelen değişikliklerin Kanun’un uygulanmasına yarayacak olan Ana Statü’de düzenlendiği, Kanun’da sadece sınıf öğretmeni tabiri yer almasına rağmen Bakanlık bütçesinden maaş alan stajyer sınıf öğretmenleri, aday sınıf öğretmenleri ve sözleşmeli sınıf öğretmenlerinin görev yaptığı ve bunların tamamının sınıf öğretmeni olması sebebiyle …’ın doğal üyesi kabul edilerek Ana Statü’nün 18. maddesinin birinci fıkrasında düzenlendiği, kimlerin … üyesi olduğunun Kanun’da belirlendiği şekilde devam ettiği, Kanun’a aykırı olmayan dava konusu düzenleme ile sadece hukuksal durumun uygulamaya esas şekilde netleştirilmeye çalışıldığı, sınıf öğretmenlerinin …’ın, yasa gereği doğal üyesi oldukları, dolayısıyla aday/stajyer, sözleşmeli sınıf öğretmenlerinin de …’ın üyesi oldukları, dava konusu Ana Statü hükmü ile 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinin günümüzdeki uygulanabilirliğinin sağlandığı, Kanun hükmünün yürürlüğünü sürdürürken milli eğitim mevzuatında yapılmış olan değişiklikler sebebiyle Kanun’un uygulanmasını sağlayabilmek için dava konusu düzenlemenin yapıldığı belirtilmiştir.
… Ana Statüsü’nün 18. maddesinin dördüncü fıkrasına göre üyeliği sona eren … üyelerine seçimlik bir hak sunulduğu ve talep etmeleri halinde birikmiş aidatları yasal faiziyle ödenebileceği gibi emekli oldukları takdirde Sandıktaki aidatlarını emekli yardımı esasları çerçevesinde geri alabildikleri, dolayısıyla üyelerin aidatları üzerindeki mülkiyet hakkına hiçbir zarar verilmediği ve bu hakların korunmaya çalışıldığı, çalışma hayatına devam edenlere aidatlarının faizi ile birlikte iade edilip, aidat iadesi almayıp çalışma hayatının sonuna gelenlere Sandıktaki aidatlarının emekli yardımı esasları uyarınca tasfiye edilerek ödendiği, bu sebeple Ana Statü’nün bu hükmünün Kanun’a aykırı olmadığı, aynı şekilde aidat iadelerini almayıp emekli olanların alacakları tutarın emekliye ayrılırken alacağı maddi yardım ölçü alınmak suretiyle hesaplanması ve ödenmesinin eşitlik ve hakkaniyet kuralları gereği olduğu, bu sebeple eşitlik ve hakkaniyet kurallarına aykırılık içermeyen, Anayasa’da yer alan temel hak ve hürriyetlere ve özellikle mülkiyet hakkına zarar vermeyen Ana Statü’nün 18. maddesinin dördüncü fıkrasının iptali isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu 22/03/1995 tarih ve 22235 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün değişik 18. maddesinin birinci fıkrası yönünden; dava konusu düzenlemenin Milli Eğitim mevzuatında yapılan değişiklik ve düzenlemeler sonucunda Kanun’un uygulanmasını ve yürürlüğünü sağlamak amacıyla yapıldığı, 4357 sayılı Kanun’u genişletici mahiyette olmadığı gibi, normlar hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı; aynı maddenin dördüncü fıkrası yönünden ise, anılan düzenlemenin, Sandığa zorunlu üyeliği sona erenlere, talep etmeleri halinde ödedikleri aidatları hemen yasal faizi ile birlikte geri alma hakkı tanıdığı, emekli yardımından yararlanmak istemeleri durumunda ise, Sandık üyeliği devam edenler gibi, emekli olmayı beklemeleri gerektiğine ilişkin düzenlemenin eşitlik ilkesine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı Sendika tarafından, 07/07/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Anastatü’nün 12. maddesi ile değiştirilen, 22/03/1995 tarih ve 22235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü’nün 18. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır.
4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı İle Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un 11. maddesinin 1. fıkrasında, “Hükmi şahsiyeti haiz ve Maarif Vekaletine bağlı olmak üzere (İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı) adı ile bir sandık kurulur.”, 2. fıkrasında, “Maarif Vekaleti bütçesinden maaş alan ilkokul öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri, Maarif müdürleri, ilkögretmen müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve maarif müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlar Sandığa azadırlar.”, 3. fıkrasında, “Sandık azası iken emekliye ayrılanlar, isterlerse azalıklarını devam ettirebilirler.”, 5. fıkrasında da, “Sandığın, azalarına hangi hallerde ve ne miktarda karşılıksız veya karşılıklı yardım yapacağı 14. maddede yazılı “Ana statü” de belirtilir.”, 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığının tediyeleri Divanı Muhasebat vizesine tabi değildir. Sandığın idaresi, işleyiş tarzı ve esasları Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan bir “Ana Statü” ile tespit olunur.” düzenlemesi yer almıştır.
İLKSAN, Devletin zorunlu sigorta kurumu (SGK) yanında ona ilaveten yine yasadan kaynaklanan zorunluluk esasına dayalı ve prim sistemi (aidat) ile çalışan ek bir sosyal sigorta kuruluşu niteliğindedir.
Anılan Kanun’un 14. maddesine istinaden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün 15. maddesinde Sandık üyelerine yapılacak yardımlar sayılmış; karşılıklı yardımlar kapsamında emeklilik ödemelerine yer verilmiş; karşılıklı ve karşılıksız yardımlara nasıl hak kazanılacağı, yardımların miktarı ve müracaat şekli ile Sandığa ibrazı gereken belgelerin yönetmelikle tespit olunacağı belirtilmiştir.
Anılan Ana Statü’nün 18. maddesinin 1. fıkrasında, (Değişik:RG-7/7/2018-30471) “Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan kadrolu ve sözleşmeli, a) Sınıf öğretmenleri, b) Aday/stajyer olarak çalışan sınıf öğretmenleri, c) Özel eğitim kurumlarında ilk tahsili veren öğretmenler, ç) İl/İlçe Milli Eğitim Müdürleri, d) Maarif müfettişleri, e) İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde görevli memurlar, f) Sandık işlerinde çalışanlar, sandık üyesidir.”, 4. fıkrasında da, “(Değişik:RG-7/7/2018-30471) Üyelik kapsamında iken, Sandığa en az 120 ay aidat ödemiş olanlardan, herhangi bir nedenle üyeliği sona erenlere talep etmeleri halinde, birikmiş aidatları yasal faizi ile birlikte ödenir. Bu kişilere emekli yardımı ödenmez. Ancak bu kişiler, isterlerse Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olacakları tarihe kadar bekleyip, Sandıktaki birikmiş aidatları ve son ödedikleri aidat tutarı esas olmak kaydı ile Emekli Yardımı alabilirler.” kuralına yer verilmiştir.
İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü ve 4357 sayılı Kanun’un 14. maddesine istinaden hazırlanan ve dava tarihinde yürürlükte olan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliği’nin “Emekli Yardımı” başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında; “emekli yardımı hesaplama kalemleri; a) Üyenin Sandığa ödemiş olduğu aidat toplamının yüzde yüz elli fazlası tutarı, b) Üyenin ödediği son aidat tutarının yüz ile çarpımının tutarı, c) Üyenin son aidat tutarının dört katının aidat ödenen toplam yılla çarpımının tutarı, toplamları olarak sayılmıştır.
Yukarıda yer verilen düzenlemelere göre, 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığının kurulduğu ve üyelerinin kanunda sayma yoluyla belirlendiği, bu maddede sayılan görevlere atananların iradelerine bakılmaksızın, zorunlu olarak Sandığa üye oldukları ve maaşlarından üyelik aidatı kesildiği, üyelere yapılacak yardımların anılan kanuna istinaden yürürlüğe konulan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün 15. maddesinde sayma yoluyla belirlendiği ve üyelere yapılacak yardımlar arasında “emekli ödemesine” de yer verildiği, anılan Ana Statüsü’nün 18. maddesinde de, Sandık üyesi iken en az 120 ay aidat ödeyip emekliye ayrılanlara emekli yardımı ödenmesinin öngörüldüğü, buna göre emekli yardımından yararlanılabilmesi için “en az 120 ay aidat ödenmesinin” ve “emekliye ayrılmanın” temel koşul olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte Ana Statü’nün 18. maddesinin 4. fıkrasıyla, üyelik kapsamında iken 120 ay aidat ödeyip üyelik kapsamı dışına çıkanlara emekli yardımı ödenmeyeceği, aidat iadelerini almayanlara talep etmeleri halinde ise ileride Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olacakları tarihte emekli yardımı ödenmesi kurala bağlanarak, bunlara “emekli olmadan” emekli yardımı yapılmamasının amaçlandığı; ayrıca üyeliği sona ermekle birlikte aidatlarını iade almayıp ileride emekli olanlara yapılacak emekli yardımının tespitinde, “ödenen son aidat tutarı” esas alınarak hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu düzenlemenin, Sandığa zorunlu üyeliği sona erenlere, isterlerse ödedikleri aidatları hemen yasal faizi ile birlikte geri alma hakkını da tanıdığı dikkate alındığında, emekli yardımı alabilmek için Devlet memurluğundan emekli olmayı beklemek zorunda olan mevcut üyeler yönünden de eşitlik ilkesine uygun bulunması karşısında, anılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
07/07/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsünde Değişiklik Yapılmasına Dair Ana Statü’nün 12. maddesi ile, 22/03/1995 tarih ve 22235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün 18. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında değişiklikler yapılmıştır.
Davacı Sendika tarafından yapılan söz konusu değişikliklerin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un 11. maddesinde;
“Hükmi Şahsiyeti haiz ve Maarif Vekaletine bağlı olmak üzere (İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı) adı ile bir sandık kurulur.
Maarif Vekaleti bütçesinden maaş alan İlkokul Öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri; Maarif Müdürleri, ilköğretmen müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve Maarif Müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlar Sandığa azadırlar.
Sandık azası iken emekliye ayrılanlar, isterlerse azalıklarını devam ettirebilirler.
Sandığın gelirleri şunlardır.
1- Azalardan umumi heyetçe tespit edilecek miktarda her ay kesilecek aidat
2- Teberrular ve Devlet bütçesinden yapılacak yardımlar
3- Sandık gelirlerinin nemalandırılmasından hasıl olan kârlar
4- Sandığın maksatlarını tahakkuk ettirmeye elverişli prevantoryum ve kaplıca gibi tesisler satın alarak veya yaptırılarak bunların kiralanmasından veya işletilmesinden elde edilecek kazançlar.
Sandığın azalarına hangi hallerde ve miktarda karşılıksız veya karşılıklı yardım yapılacağı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığının tediyeleri Divanı Muhasebat vizesine tabi değildir. Sandığın İdaresi, İşleyiş tarzı ve esasları Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan bir “anastatü” ile tespit olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
4357 sayılı Kanun’un 14. maddesine istinaden hazırlanan ve dava tarihinde yürürlükte olan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün “Üyelikler” başlıklı 18. maddesinin birinci fıkrasında; (Değişik:RG-7/7/2018-30471) “Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan kadrolu ve sözleşmeli,
a) Sınıf öğretmenleri,
b) Aday/stajyer olarak çalışan sınıf öğretmenleri,
c) Özel eğitim kurumlarında ilk tahsili veren öğretmenler,
ç) İl/İlçe Milli Eğitim Müdürleri,
d) Maarif müfettişleri,
e) İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde görevli memurlar,
f) Sandık işlerinde çalışanlar, sandık üyesidir.” kuralına, aynı maddenin üçüncü fıkrasında; “Emekli yardımı;
a) Üyelik kapsamında Sandığa en az 120 ay aidat ödeyip, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli edilenlere,
b) Sandık üyesi iken, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından malûlen emekli edilenlere, üyelik sürelerine bakılmaksızın,
c) Sandık üyesi iken vefat edenlerin, üyelik sürelerine bakılmaksızın, kanuni vârislerine,
ç) Üyelik kapsamında iken, Sandığa en az 120 ay aidat ödemiş olanlardan, herhangi bir nedenle üyeliği sona erip, aidat iadelerini almayanların vefatı halinde bu üyelerin kanuni vârislerine, bir defaya mahsus olmak üzere, ilgili mevzuata göre belirlenecek usul ve esaslara göre ödenir.” kuralına, dördüncü fıkrasında; (Değişik:RG-7/7/2018-30471) “Üyelik kapsamında iken, Sandığa en az 120 ay aidat ödemiş olanlardan, herhangi bir nedenle üyeliği sona erenlere talep etmeleri halinde, birikmiş aidatları yasal faizi ile birlikte ödenir. Bu kişilere emekli yardımı ödenmez. Ancak bu kişiler, isterlerse Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olacakları tarihe kadar bekleyip, Sandıktaki birikmiş aidatları ve son ödedikleri aidat tutarı esas olmak kaydı ile Emekli Yardımı alabilirler.” kuralına yer verilmiştir.
Aynı şekilde 4357 sayılı Kanun ve İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’ne dayanılarak hazırlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliği’nin “Emekli Yardımı” başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında; “Emekli yardımı hesaplama kalemleri şunlardır;
a) Üyenin Sandığa ödemiş olduğu aidat toplamının yüzde yüz elli fazlası tutarı,
b) Üyenin ödediği son aidat tutarının yüz ile çarpımının tutarı,
c) Üyenin son aidat tutarının dört katının aidat ödenen toplam yılla çarpımının tutarı, toplamlarıdır.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava, iptali istenilen 22/03/1995 tarih ve 22235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün değişik 18. maddesinin birinci fıkrası yönünden incelendiğinden;
İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığının kuruluş kanunu olan 4357 sayılı Kanun’un 19/01/1943 tarih ve 5308 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan Kanun’un yürürlük tarihinden günümüze kadar Milli Eğitim mevzuatında birçok değişiklik ve yeni düzenlemelerin yapıldığı, “ilkokul öğretmeni” kavramının “sınıf öğretmeni” olarak yeniden düzenlendiği, benzer şekilde daha önce olmamasına rağmen Bakanlık bünyesinde sözleşmeli personel istihdam edilmeye başlandığı, sözleşmeli veya kadrolu veya aday/stajyer olan sınıf öğretmenlerinin Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş aldıkları göz önüne alındığında dava konusu düzenlemenin 4357 sayılı Kanun’u genişletici mahiyette olmadığı, Kanun’da ve Ana Statü’de olmayan ve sonradan yürürlüğe giren değişiklikler sonucunda Kanun’un uygulanmasını ve yürütülmesini kolaylaştırmak amacıyla yapıldığı ve düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava, iptali istenilen Ana Statü’nün değişik 18. maddesinin dördüncü fıkrası yönünden incelendiğinden;
İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün anılan maddesi uyarınca emekli yardımından yararlanabilmek için, kural olarak Sandık üyesi iken “en az 120 ay aidat ödenmesinin” ve “emekliye ayrılmanın” temel koşul olarak belirlenmiş, bunun istisnası olarak, Sandık üyesi iken malülen emekli edilenlerin ve vefat edenlerin üyelik sürelerine bakılmayacağı düzenlemesine yer verilerek, dava konusu düzenleme ile de; üyelik kapsamında iken, Sandığa en az 120 ay aidat ödemiş olanlardan, herhangi bir nedenle üyeliği sona erenlere, iki seçimlik hak tanınmak suretiyle, talep etmeleri halinde ödedikleri aidatların yasal faizi ile birlikte ödeneceği, emekli yardımından yararlanmak istemeleri durumunda ise, Sandık üyeliği devam edenler gibi, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olacakları tarihe kadar bekleyerek Sandıktaki birikmiş aidatları ve son ödedikleri aidat tutarı esas olmak kaydı ile emekli yardımı alabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Bu durumda; üyelikleri sona erenlerin, Sandığa en az 120 ay aidat ödemiş olma koşulu yeterli görülerek sona erme tarihi itibarıyla emekli yardımına hak kazanacağı şeklindeki düzenlemenin, üyeliği devam edenlerin emekli yardımından yararlanabilmeleri için emekli olacakları tarihe kadar beklemeleri gerektiği göz önüne alındığında, bu üyeler yönünden eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olacağından dolayı, dava konusu düzenleme ile, üyelik kapsamında iken, Sandığa en az 120 ay aidat ödemiş olanlardan, herhangi bir nedenle üyeliği sona erenlere, talep etmeleri halinde ödedikleri aidatları hemen yasal faizi ile birlikte geri alma hakkı tanındığı, emekli yardımından yararlanmak istemeleri durumunda ise, Sandık üyeliği devam edenler gibi, emekli olacakları tarihe kadar beklemek zorunda olacaklarına ilişkin dava konusu düzenlemede eşitlik ilkesine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 22/03/1995 tarih ve 22235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’nün, 07/07/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsünde Değişiklik Yapılmasına Dair Ana Statü’nün 12. maddesi ile değişik 18. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.