Danıştay Kararı 12. Daire 2018/8390 E. 2022/1564 K. 31.03.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/8390 E.  ,  2022/1564 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/8390
Karar No : 2022/1564

DAVACI : …’ ı temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU : Davalı idarede kadro karşılığı sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında uyarma cezası ile cezalandırılması nedeniyle 2016 yılı Haziran ayı teşvik ikramiyesinin ödenmemesi üzerine yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen 04/05/2007 tarihli Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
1- Hazine Müsteşarlığı İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığında kadro karşılığı sözleşmeli personel olarak görev yaptığı, düzenli olarak almış olduğu teşvik ikramiyesinin geçerli bir sebep bulunmamasına rağmen idare tarafından daha önce aldığı uyarı cezası nedeniyle ödenmediği, söz konusu teşvik ikramiyelerinin Müsteşarlıktaki kadro karşılığı sözleşmeli personele düzenli olarak ödendiği, sözleşmeli kadroya geçtiği 1989 yılından itibaren bu ödemelerin sürekli yapıldığı,
2- Teşvik ikramiyesi ödenmesine ilişkin, 4059 sayılı Hazine Müşteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 7. maddesinin (e) bendinde sözleşmeli personelden, üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere Müsteşarın teklifi, ilgili Bakanın onayı ile haziran ve aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi ödenebileceğinin belirtildiği, bu Kanun’da ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun’da, disiplin cezası alanlara teşvik ikramiyesi ödenmeyeceğine dair herhangi bir hususun yer almadığı, söz konusu her iki kanun gereğince yapılan teşvik ikramiyesi ödemelerinin ne şekilde ve kimlere ödeneceği tanımlanmışken, bu hak davalı idareye tanınmadığı halde yasamaya ait olan hakkın gasp edildiği, idare tarafından yetkili olunmadığı halde, bir düzenleyici işlem ile iç düzenleme yapılarak kazanılmış hakkının kısıtlanması yoluna gidilmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olup mağduriyetine yol açtığı,
3- Anayasa’nın “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlığını taşıyan 128. maddesinin ikinci fıkrasındaki “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlendiği ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğu” hükmü dikkate alındığında, kamu personelin aylık ve ödeneklerinin kanunla veya toplu sözleşme ile düzenlenmesi gerektiği, bu durumun idarenin sınırlı da olsa bir takdir yetkisine sahip olduğu realitesini ortadan kaldırmadığı ancak idare bu takdir yetkisini Anayasa ve kanunların kendisine çizmiş olduğu sınırlar içinde kalarak, normlar hiyerarşisindeki üst normlara aykırı bir şekilde değil, bilakis bu normları ancak personel lehine değiştirecek şekilde kullanabileceği hususunun dikkate alınmadığı, bu kurala riayet etmeyen davalı idarenin takdir yetkisini, idare karşısında zayıf durumda bulunan personel aleyhine kullanmış olup söz konusu düzenleyici işlemin başta Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrası olmak üzere hukukun genel ilkeleri ile pozitif hukukla bağdaşmadığı ve hukuka aykırı olduğu,
4- Davalı idarenin, kendisinin uyarma cezası almış olması nedeniyle Haziran ayı teşvik ikramiyesinin ödememesine ilişkin işlemi ve dayanağı olarak gösterilen Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 4. maddesinin (d) bendinin usul ve yasaya aykırı olduğu, teşvik ikramiyesinin ödenmemesinin anayasal ve yasal dayanağının bulunmadığı, Danıştay yerleşik içtihatlarına aykırılık teşkil ettiği,
5- Disiplin suçuna uygulanacak yaptırımın mevzuatta belirlenmiş olduğu, aynı eylemden dolayı gelir mahrumiyetine sebep olan bir düzenlemenin mümkün olmadığı bir eylemden dolayı iki defa cezalandırmanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esasların 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde 657 sayılı Kanun’un 125. maddesine göre disiplin cezası alan personele cezanın ilgiliye bildirildiği tarihten sonraki ilk teşvik ikramiyesinin ödenmeyeceğinin düzenlendiği; davacıya 09/12/2012 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ nun 125. maddesi uyarınca uyarma cezası verildiği, davacının itirazının reddi üzerine cezanın kesinleştiği, teşvik ikramiyesinin üstün gayret ve çalışmalar sonucunda emsallerine göre başarılı olanlara etkin ve verimli çalışma karşılığı ödenen bir meblağ olduğu, bu hususta idarenin taktir yetkisinin bulunduğu, disiplin cezası alan davacının bu haktan yararlandırılmamasına ilişkin işlemin mevzuata uygun olduğu ve 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname kapsamında adı geçenin memurivetine son verildiği, ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davaya konu düzenleyici ve bireysel işlemlerin iptali, tazminat istemi hakkında ise, karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Başbakanlık Hazine Müsteşarlığında kadro karşılığı sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında uyarma cezası ile tecziye edilmesi nedeniyle 2016 yılı Haziran ayı teşvik ikramiyesinin ödenmemesi üzerine yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem ile anılan işlemin dayanağı olarak gösterilen “Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ın 4. maddesinin (d) fıkrasının iptali ve yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilatı ve Görevleri Hakkında Kanun’un 7. maddesinin (e) bendinde, “Müsteşarlığın merkez teşkilatında bilgisayar, kütüphane, teknik, sağlık ve eğitim işlerinde çalıştırılmak üzere ilgili Bakanın onayı ile yurt içinden veya yurt dışından sözleşmeli olarak yerli ve yabancı kişiler çalıştırılabilir. (Ek cümle: 22/12/1997 – 4315/1 md.) Sözleşmeli olarak çalışan personele, bu Kanuna ekli cetvellerde unvanlar itibariyle yeralan taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere, Müsteşarlığın bağlı olduğu Bakan tarafından belirlenecek tutarda aylık ücret ödenir. Başbakanlık merkez teşkilatında sözleşmeli olarak çalıştırılan emsali personelin yararlandığı ücret artışlarından Müsteşarlıkta çalışan sözleşmeli personel de aynen yararlandırılır. Sözkonusu personele, çalıştıkları günlerle orantılı olarak (hastalık ve yıllık izinleri dahil) ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarında ikramiye ödenir. Bunlardan üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere Müsteşarın teklifi, ilgili Bakanın onayı ile haziran ve aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi ödenebilir. (Mülga yedinci cümle: 11/10/2011-KHK-666/1 md.) Müsteşarlığın merkez teşkilatında fiilen çalışan personel Başbakanlığın yararlandığı tazminat ve benzeri tüm mali ve sosyal haklardan aynı usul ve esaslara göre yararlanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal hükmü uyarınca Hazine Müsteşarlığı’nda 4059 sayılı Kanuna göre kadro karşılığı sözleşmeli, 506 ve 933 sayılı Kanunlara göre sözleşmeli personeli kapsayan “Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar” düzenlenmiş, bu Usul ve Esasların 4. maddesinin (d) fıkrasında, “657 sayılı Kanun’un 125. Maddesine göre disiplin cezası alan personele cezanın ilgiliye bildirildiği tarihten sonraki ilk teşvik ikramiyesi ödenmez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, işlediği bir fiil nedeniyle disiplin amirince 09.12.2015 sayılı yazı ile uyarma cezası verildiği, cezaya yapılan itirazın Disiplin Kurulunun 04.01.2016 tarih ve 2016/1 sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği, verilen bu ceza nedeniyle Haziran 2016 teşvik ikramiyesinin ödenmediği, davacı tarafından bu döneme ilişkin teşvik ikramiyesinin ödenmesi için yapılan başvurunun Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ın 4. maddesinin (d) fıkrası gerekçe gösterilerek reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Teşvik ikramiyesi, etkin ve verimli çalışmanın teşvik edilmesi amacına yönelik üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere yapılan bir ödeme olup, sözleşme ücreti gibi her çalışana verilmesi zorunlu

parasal bir hak olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Söz konusu düzenleme, disiplin cezasına dayanak alınan eylemin niteliği ve ağırlığı, bu eylemin etkin ve verimli çalışma ölçütünü kaldırıcı nitelikte olup olmadığı, ilgilinin doğrudan performansına ilişkin bir olumsuzluğu içerip içermediği hususlarının değerlendirilmesine olanak vermeden, ilgili personelin sadece disiplin cezası almış olması nedeniyle teşvik ikramiyesinden yoksun bırakılması sonucunu doğurduğundan, dava konusu düzenlemede ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Davanın yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemine ilişkin kısmına gelince;
Disiplin cezası almış olanlara teşvik ikramiyesi ödenmemesine ilişkin düzenlemede ve tesis edilen bireysel işlemde, hukuka uyarlık bulunmamakta ise de, davacının disiplin cezası almasına neden olan fiilinin, teşvik ikramiyesinin ödenip ödenmemesini etkileyip etkilemeyeceği yeniden yapılacak değerlendirme sonucuna göre netlik kazanacağından bu aşamada tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle davaya konu düzenleyici ve bireysel işlemlerin iptali, tazminat istemi hakkında ise, karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yerine Hazine ve Maliye Bakanlığı hasım mevkiine alınmak suretiyle, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığında kadro karşılığı sözleşmeli personel olarak görev yapan davacıya, işlediği bir fiil nedeniyle disiplin amirince 09/12/2015 tarihli işlem ile uyarma cezası verilmiş, cezaya yapılan 15/12/2015 tarihli itiraz Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla reddedilerek ceza kesinleşmiş, verilen bu ceza nedeniyle Haziran 2016 teşvik ikramiyesi ödenmemiş, davacı tarafından bu döneme ilişkin teşvik ikramiyesinin ödenmesi için 06/06/2016 tarihinde yapılan başvurunun 22/06/2016 tarihli dava konusu işlemle reddedilmesi üzerine, bahse konu işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen 04/05/2007 tarihli Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7. maddesinin (e) bendinde, “Müsteşarlığın merkez teşkilatında bilgisayar, kütüphane, teknik, sağlık ve eğitim işlerinde çalıştırılmak üzere ilgili Bakanın onayı ile yurt içinden veya yurt dışından sözleşmeli olarak yerli ve yabancı kişiler çalıştırılabilir. (Ek cümle: 22/12/1997-4315/1md.) Sözleşmeli olarak çalışan personele, bu Kanuna ekli cetvellerde unvanlar itibariyle yer alan taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere, Müsteşarlığın bağlı olduğu Bakan tarafından belirlenecek tutarda aylık ücret ödenir. Başbakanlık merkez teşkilatında sözleşmeli olarak çalıştırılan emsali personelin yararlandığı ücret artışlarından Müsteşarlıkta çalışan sözleşmeli personel de aynen yararlandırılır. Söz konusu personele, çalıştıkları günlerle orantılı olarak (hastalık ve yıllık izinleri dahil) ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarında ikramiye ödenir. Bunlardan üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere Müsteşarın teklifi, ilgili Bakanın onayı ile haziran ve aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi ödenebilir. (Mülga yedinci cümle: 11/10/2011-KHK-666/1 md.) Müsteşarlığın merkez teşkilatında fiilen çalışan personel Başbakanlığın yararlandığı tazminat ve benzeri tüm mali ve sosyal haklardan aynı usul ve esaslara göre yararlanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasa hükmü uyarınca Hazine Müsteşarlığında 4059 sayılı Kanun’a göre kadro karşılığı sözleşmeli, 506 ve 933 sayılı Kanunlara göre sözleşmeli olarak çalışan personeli kapsayan “Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar” düzenlenmiş, bu Usul ve Esaslar’ın 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, “657 sayılı Kanun’un 125. maddesine göre disiplin cezası alan personele cezanın ilgiliye bildirildiği tarihten sonraki ilk teşvik ikramiyesi ödenmez.” kuralı getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
4059 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7. maddesinin (e) bendi uyarınca ödenen teşvik ikramiyesinin, maaş ve sözleşme ücreti gibi olağan ve mutlak bir şekilde düzenli olarak yapılan bir ödeme olmadığı, olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine nazaran başarılı olanlara, etkin ve verimli çalışmaları karşılığında ödenen bir meblağ olduğu hususu göz önüne alındığında, disiplin cezası alanlara disiplin cezasına dayanak alınan eylemin niteliği ve ağırlığı, bu eylemin etkin ve verimli çalışma ölçütünü ortadan kaldırıcı nitelikte olup olmadığı, ilgilinin doğrudan performansına ilişkin bir olumsuzluğu içerip içermediği hususları değerlendirilmeksizin, salt disiplin cezası almış olması nedeniyle teşvik ikramiyesi ödenmemesi yolunda hüküm içeren Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esasların 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının disiplin cezası ile cezalandırıldığından bahisle teşvik ikramiyesinin ödenmemesine ilişkin işlemin hukuki dayanağı olan genel düzenleyici işlemin hukuka aykırı bulunması karşısında, uygulama işleminde de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Davacının yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemine ilişkin kısmına gelince; davacının almış olduğu disiplin cezası nedeniyle 2006 yılı Haziran ayı teşvik ikramiyesinin ödenmemesine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmamakla birlikte, 4059 sayılı Kanun’un 7. maddesinin (e) bendi uyarınca, ancak nesnel ölçütlere göre yapılacak değerlendirme sonucunda olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları tespit edilenlere teşvik ikramiyesi ödenebileceğinden, idarece davacı hakkında bir değerlendirme yapılıp, teşvik ikramiyesinin ödenip ödenmeyeceği hususunda yeniden bir işlem tesis edilmesi gerektiğinden, tazminat istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Hazine Müsteşarlığında Teşvik İkramiyesi Ödenmesine İlişkin Usul ve Esasların 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile davalı idarenin … tarih ve … sayılı işleminin İPTALİNE,
2. Davacının yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemi yönünden KARAR VERİMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen … -TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen … -TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.