Danıştay Kararı 12. Daire 2018/906 E. 2022/2492 K. 27.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/906 E.  ,  2022/2492 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/906
Karar No : 2022/2492

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DİĞER DAVALI : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Zonguldak… İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde hizmetli olarak görev yapan davacının, görevine son verilmesine ilişkin Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Ek 1. maddesi hükmünden yararlanarak işe yerleştirilmesi için gerekli olan Form A belgesinin düzenlenmesi amacıyla Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumuna başvurduğu, bu başvurusunun reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesinde açılan davada, Mahkemenin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın yürütmenin durdurulması istemli olarak temyiz edilmesi üzerine Danıştay 10. Dairesinin E:2011/6632 sayılı dosyasında 15/06/2011 tarihli kararıyla işlemin yürütmesinin durdurulduğu, yürütmenin durdurulması kararı doğrultusunda davacının, Form-A belgesi düzenlenerek 2012 yılında davalı idarede hizmetli olarak göreve başlatıldığı, ancak … İdare Mahkemesinin anılan ret kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 09/03/2015 tarih ve E:2011/6632, K:2015/863 sayılı kararıyla onandığı, bu defa onama kararı doğrultusunda Form-A belgesi iptal edilerek davacının görevine son verildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, idarelerin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre gecikmeksizin işlem ya da eylemde bulunmak zorunda olmasının, hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan bu ilke karşısında idarenin mahkeme kararlarını “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulamaktan başka bir seçeneğinin bulunmadığı, artık idarenin “takdir yetkisi” değil,“bağlı yetki” içinde olduğu, bu durumda, Danıştay Onuncu Dairesince verilen 15/06/2011 tarihli yürütmenin durdurulması kararı doğrultusunda Form-A belgesi düzenlenerek işe başlatılan davacının, yine aynı Dairenin 09/03/2015 tarihli onama kararı doğrultusunda görevine son verildiği anlaşıldığından, mahkeme kararının yerine getirilmesi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gereçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemin dayanağı olan Danıştay Onuncu Dairesince verilen 09/03/2015 tarihli onama kararının, karar düzeltme aşamasında yine aynı Dairenin 04/04/2017 tarihli kararıyla kaldırılarak Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, Mahkemece de bozma kararına uyularak 23/10/2017 tarihli kararla ilk işlemin iptaline karar verildiği hususları göz önüne alındığında; davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işleme esas alınan yargı kararının ortadan kaldırıldığı, davacı lehine kararlar verildiği ve bu kararlar doğrultusunda davacının yeniden görevine başlatılması gerektiğinin açık olduğu anlaşıldığından, bu aşamada davacının görevine son verilmesine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlem mevzuata ve hukuka uygun olarak tesis edildiğinden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.