Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/9350 E. , 2021/5540 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/9350
Karar No : 2021/5540
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümleri çerçevesinde emekliye ayrılmış olan davacının, 30 yılı aşan hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmemesi sonucunu doğuran yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 25/12/2014 gün ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine oluşan yeni hukuki duruma istinaden, 30 yılı aşan hizmet süresi için emekli ikramiyesinin ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline, davacının 30 yılı aşan hizmet süresinin her tam yılı için hesaplanacak emekli ikramiyesinin, dava açma tarihi olan 05/05/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Onbirinci Dairesinin 09/01/2018 tarih ve E:2017/3173, K:2018/5 sayılı kararıyla; davalı idarenin temyiz istemi hakkında, 5434 sayılı Kanun’a 6770 sayılı Kanun ile eklenen geçici 226. madde uyarınca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; davacının faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz istemi ise kabul edilmiş ve emekli ikramiyesinin, davacının idareye başvurduğu 02/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, idare mahkemesi kararı, yasal faizin başlangıç tarihi yönünden bozulmuştur.
Bunun üzerine, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararıyla; bozma kararına uyulmak suretiyle, idari işlem veya eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin, başvuru yok ise davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda, davacı 02/03/2015 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunmuş ve bu başvurunun reddi üzerine dava açmış olduğundan, eksik ödenmiş olan emekli ikramiyesi tutarının idareye başvurduğu 02/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının 30 hizmet yılının üzerindeki çalışma yılına göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin idareye başvurduğu 02/03/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kurumca yapılan ödemeler doğrultusunda faiz hesaplaması yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali ile tazmin isteminin kabulüne ilişkin verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda, 1.000,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği; anılan kararın, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Onbirinci Dairesinin 09/01/2018 tarih ve E:2017/3173 K:2018/5 sayılı kararı ile, sadece yasal faizin başlangıç tarihi yönünden bozulduğu; İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyiz istemine konu kararda, 30 hizmet yılının üzerindeki çalışma yılına göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin, idareye başvurduğu 02/03/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince verilen ilk kararda davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği, temyiz incelemesi sonucunda anılan kararın iptal ve kabule ilişkin kısmının kesinleştiği dikkate alındığında, bozmaya uyulmak suretiyle yasal faizin başlangıç tarihi yönünden verilen kararda ikinci kez davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılması ve kararın bu şekilde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, hüküm fıkrasında yer alan “Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.090,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.