Danıştay Kararı 12. Daire 2018/9519 E. 2022/3309 K. 02.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/9519 E.  ,  2022/3309 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/9519
Karar No : 2022/3309

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İskenderun Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli “programcı” olarak görev yapan davacının, hizmet sözleşmesinin 13. maddesinin (a) bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; sözleşmeli personelin mesleğe bağlılığı, iş görme kabiliyeti, çalışma derecesinin, iş sahiplerine karşı muamelelerinin yetersiz olması ve kadroda hizmetine ihtiyaç duyulmaması gibi nedenlerin varlığı halinde, idarece sözleşmenin tek taraflı olarak feshi ya da sözleşme süresinin sonunda sözleşmenin yenilenmemesinin mümkün olduğu, ancak idarelerin bu konudaki takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu ve bu yönüyle de yargı denetimine tabi bulunduğu; nitekim, idareye sözleşmeyi sebepsiz olarak fesih yetkisi veren sözleşme hükmünün iptali istemiyle sendikalar tarafından Danıştay Onikinci Dairesinde açılan davalarda, “Hizmet sözleşmesine, bireyin çalışma güven ve huzurunu her zaman bozabilecek nitelikte sebepsiz yere sözleşmenin feshedileceğine ilişkin kural konulmasının, kamu hizmetinin niteliği ile bağdaşmayacağı gibi çalışma barışını ve güvenini bozup çalışanları sürekli olarak işten çıkarılma tehdidi altında bırakarak, çalışma verimini olumsuz etkileyecek nitelikte olması nedeniyle, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı” gerekçesiyle sözleşme hükmünün iptaline karar verildiği; sözleşmeli personelin, “İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması” halinde sözleşmesinin idarece tek taraflı olarak feshedilmesi mümkün olmakla birlikte, işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden kastın, işe alınacak kişinin örneğin diplomasının sahte olduğunun sonradan anlaşılması gibi somut hallerde geçerli olabileceği; uyuşmazlık konusu olayda, davalı idarece davacının verilen bir görevi yerine getirmemesi üzerine, hizmet sözleşmesinin 13. maddesinin (a) bendinde belirtilen, “İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması” hükmü uyarınca sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği, ancak personelin verilen bir görevi yerine getirmemesi, işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması şeklinde değerlendirilemeyeceğinden, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlandığından, hukuka aykırı olduğu tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın davalı idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların hizmet sözleşmesinin feshedildiği 13/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a ekli 4 sayılı Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir Cetvel’de, çözümleyici, sistem programcısı için, ilgilinin yükseköğretim kurumlarından en az lisans düzeyinde mezun olması, istihdam edileceği bilgi işlem birimlerindeki programlama dili ve diğer programlama dillerinden en az iki tanesini bildiğini belgelemesi ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olması gerektiğinin belirtildiği, davacının bu koşulları taşımadığı, sertifikasının usulsüz hazırlandığı ve en az D düzeyinde KPDS ve dengi yabancı dil bilgisine sahip olduğuna ilişkin bir belgenin de dosyasında bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: Mesut ÖZDEMİR
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, İskenderun Belediyesinde sözleşmeli “programcı” olarak 22/04/2015 tarihinde göreve başlamış, sözleşmesi 2016 yılı için yenilenmiştir.
Davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile davacıya, “Belediyenin web sitesinin tasarımının yenilenmesi, birimlerin gelen evraklarını konularına göre arşivleyen ve arama yapılarak bulunmasını sağlayan Excel formatında bir program ile taşeron personelin özlük dosyalarının takibi amacıyla yeni bir program yapması” görevi verilmiş ise de, davacı bu uygulamanın doğru olmadığını beyan ederek görevlendirme yazısını teslim almayı kabul etmemiş ve bu durum 07/06/2016 tarihinde tutanak tutularak imza altına alınmıştır.
Davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile, davacının verilen görevi kabul etmediği belirtilmek suretiyle hizmet sözleşmesinin 13. maddesinin (a) bendi uyarınca hizmet sözleşmesi feshedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin 3. fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…” hükmüne yer verilmiş; 5. fıkrasında, 3. ve 4. fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personel hakkında, bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda, vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) bendinde ise; sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali ve istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 1. maddesinde; bu Esasların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtildikten sonra, 22/11/2010 tarih ve 2010/1169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 15. maddesinde; bu Esaslara eklenen Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir (4) sayılı Cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonları kullanılamayacağı ve talepte bulunulamayacağı, kurumların, söz konusu Cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilecekleri kurala bağlanmış; Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları İle Asgari Nitelikleri Gösterir 4 Sayılı Cetvelin “Programcı” ünvanına ilişkin kısmında da, “Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az önlisans düzeyinde mezun olmak veya en az önlisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların “Sözleşmenin feshi” başlıklı Ek 6. maddesinin (a) bendinde ise, “İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması” halinde, personelin sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiştir.
Aynı düzenleme, davacının İskenderun Belediye Başkanlığı ile imzaladığı hizmet sözleşmesinin 13. maddesinin (a) bendinde de yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, Ankara İli Çankaya İlçesi … Bilgisayar ve Mesleki Eğitim Kursuna katıldığı ve 200 saatlik teorik, 200 saatlik uygulama eğitimini tamamlayarak … tarih ve … belge numaralı kurs bitirme belgesini aldığı, 22/04/2015 tarihinde de davalı idare ile “programcı” pozisyonunda çalışmak üzere sözleşme imzalayarak göreve başladığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda metnine yer verilen ve davacının göreve başladığı 22/04/2015 tarihinde yürürlükte bulunan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a ekli 4 sayılı Cetvel’de “Programcı” pozisyonu için “…bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az (D) düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak” şartının arandığı, davacının kurs bitirme belgesine sahip olmakla birlikte, gerekli yabancı dil bilgisine sahip olduğuna ilişkin özlük dosyasında herhangi bir belge bulunmadığının davalı idare tarafından bildirildiği ve davacı tarafından da dosyaya böyle bir belge sunulmadığı görülmektedir.
Bu durumda; her ne kadar dava konusu işlemde, davacının kendisine verilen görevi kabul etmediği belirtilmiş ise de, işlemin, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın “Sözleşme feshi” başlıklı Ek 6. maddesinin (a) bendi doğrultusunda düzenlenmiş olan hizmet sözleşmesinin 13. maddesinin (a) bendinde yer alan “İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması” şeklindeki fesih sebebine dayanılarak tesis edildiği, davacının göreve başladığı 22/04/2015 tarihinde yabancı dil bilgisine sahip olduğuna ilişkin bir belgenin bulunmadığı, dolayısıyla işe alınma açısından gerekli olan niteliklere göreve başladığı tarihte sahip olmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların hizmet sözleşmesinin feshedildiği 13/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/06/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.