Danıştay Kararı 12. Daire 2018/9618 E. 2022/2221 K. 20.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/9618 E.  ,  2022/2221 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/9618
Karar No : 2022/2221

DAVACI : … Birliği Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …

DAVALI : 2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, 28/10/2016 tarih ve 29871 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin;
1. “Genel Esaslar” başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının, “Arama ve kurtarma hizmetlerinin 7/24 kesintisiz yürütülmesinin sağlanması amacıyla ildeki mevcut personel sayısı ve müdahale faaliyetleri gözetilerek kural olarak 12/36 saat esasına göre çalışır. Çalışma saatleri, görev yerlerine bağlı olmaksızın, yürütülen hizmetin özelliklerine ve ihtiyaca göre düzenlenebilir.” şeklindeki (b) bendi ile “ Görevleri ile ilgili olarak yurt içinde veya yurt dışında görevlendirilebilir.” şeklindeki (ç) bendinin,
2.“Görevleri” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresinin,
3. “Sorumluluk” başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasının, “Hafta sonu ve resmi tatillerde şehir dışına çıkışlarında amirlerine yazılı olarak bilgi vermekten,” şeklindeki (g) bendinin,
4. “Aktif Görev İlkeleri” başlıklı 30. maddesinin, “Elli yaşın üzerindeki Arama ve Kurtarma Teknisyenleri, arama ve kurtarma hizmetinde aktif olarak görevine devam edebilmesine sağlık açısından engeli bulunması halinde Başkanlık merkez veya taşra teşkilatında idari, eğitim, izleme gibi görevlerde veya durumuna uygun diğer ilgili hizmetlerde görevlendirilir.” şeklindeki ikinci fıkrasının,
iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin olarak; hali hazırda, il afet ve acil durum müdürlüklerinde 24/72 saat esasına göre çalışıldığı, bu çalışma esasının 24 saat çalışma esasına daha uygun olduğu, 12/36 saat esasına göre çalışılmasının, işleri aksatacağı, uzatacağı ve tamamlanmamış işler bakımından nöbet değişimi sırasında müdahale hizmetinin kesintiye uğrayacağı, hizmetin devamlılığı açısından sorun yaratacağı; bunun yanı sıra, 12/36 saat esasına göre çalışma sistemi nedeniyle, fazla çalışma sürelerinin uzaması ve fazla çalışma nedeniyle verilmesi gereken izinlerin kullanımı esnasında ciddi aksamalar yaşanacağı; Yönetmeliğin 23. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine ilişkin olarak; bu hükmün ucunun açık bırakılması nedeniyle uygulayıcılara çok geniş takdir yetkisinin tanındığı, arama ve kurtarma teknisyeni olarak çalışan personelin haklı sebeplere dayanmadan cezalandırma amacıyla görevlendirilebileceği, görevlendirmenin usul ve esaslarına yer verilmediği, devlet memurları ile ilgili mevzuata atıf yapılmadığı, personelin kişisel mazeretlerinin ne şekilde değerlendirileceğinin düzenlenmediği; Yönetmeliğin 24. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresine ilişkin olarak; bu düzenleme ile taşıt kullanma zorunluluğu getirildiği, 2016/10194 sayılı Taşıtları Sürebilecek Kamu Görevlilerinin Belirlenmesine İlişkin Esas ve Usullere ilişkin Bakanlara Kurulu Kararı ile kamu görevlisinin taşıt kullanabilmesinin esaslarının belirlendiği; bu Karara göre, şoför veya görevli personel haricinde taşıt kullanımının, personel tarafından kabulü şartına bağlı olduğu; taşıt kullanımının zorunlu hale getirilmesinin Anayasa’nın zorla çalıştırma yasağı ile 657 sayılı Kanun’un 45. maddesinde yer alan memurların sınıfı dışında görevlendirilmeyeceği kuralına ve 2016/10194 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olduğu; Yönetmeliğin 25. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine ilişkin olarak; bu düzenleme ile arama ve kurtarma teknisyenlerine, hafta sonu ve resmi tatillerde şehir dışına çıkışlarında yazılı bildirim yükümlülüğü getirdiği, ne 657 sayılı Kanun’da ve ne de 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’da böyle bir düzenlenmeye yer verilmediği, aylıktan kesme cezasını gerektiren izinsiz ikamet edilen il hudutlarını terk etme fiilinin düzenlendiği 657 sayılı Kanun’un 125/C-g maddesinin, 6111 sayılı Kanun’la kaldırıldığı, hafta sonu ve resmi tatillerde şehir dışına çıkışlarında yazılı bildirim yapılmaması halinde bu düzenleme ile disiplin cezasının uygulanabileceği; Yönetmeliğin “Aktif Görev İlkeleri” başlıklı 30. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin olarak; elli yaşın üzerindeki sağlık raporu alamayan arama ve kurtarma teknisyenlerinin rızası olmaksızın, görev yaptığı yer göz önünde bulundurulmadan, sağlık, aile birliği ve diğer mazeretler dikkate alınmadan merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmesinin kabul edilemeyeceği, bu hususta 657 sayılı Kanun’a ve Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına ilişkin Yönetmelik hükümlerine atıf yapılmadığı ileri sürülmüştür.

DAVALILARIN SAVUNMASI : Usul yönünden; davanın süresinde açılmadığı ve davacı Sendikanın dava konusu düzenlemelere ilişkin dava açma ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmekte; esas yönünden; Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile ilgili olarak; 657 sayılı Kanun’un 99. 100. ve 101. maddeleri ile personelin çalışma saatlerinin herhangi bir saat mefhumu gözetilmeksizin düzenlenebileceği hususunda idarelere takdir yetkisi verildiği, Danıştay Beşinci Dairesinin 25/02/1987 tarih ve E:1986/1877, K:1987/308 sayılı kararında, 12/24 saat esasına göre çalışılmasının dengeli ve adaletli olduğundan davanın reddine karar verildiği; Yönetmeliğin 8. maddesinin (d) bendine göre, arama kurtarma personeli olmak üzere başvuru yapan adayın her türlü coğrafyada, fiziksel koşulda ve iklim şartında arama ve kurtarma görevi yapmaya, her türlü vasıta ile seyahat etmeye ve fiziksel, ruhsal, görsel ve işitsel herhangi bir engeli olmadığına dair taahhütte bulunduğu, görevlendirmelerin 657 sayılı Kanun ve diğer kanuni mevzuattan bağımsız olarak uygulanmasının mümkün olamayacağı; Yönetmeliğin 24. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresi ile ilgili olarak; Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, sınava katılmak için sürücü belgesine sahip olunması gerektiğinin düzenlendiği; sürücü ehliyete sahip olmayanların başvurularının kabul edilmediği, “arama ve kurtarma” faaliyetleri esnasında personelin gerekli malzemeyi kullanabilmesinin zorunlu olduğu, 2018-2019 yılı Toplu Sözleşmesi’nde de arama ve kurtarma hizmetlerini aynı zamanda araç kullanarak katılan personele ilaveten ek ödeme yapılmasının öngörüldüğü; Yönetmeliğin 25. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile ilgili olarak; Yönetmeliğin 26. maddesinin ikinci fıkrasında, Yönetmelikte belirtilen görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler hakkında 657 sayılı Kanun’un disiplin hükümlerinin uygulanacağı hükmü ile 657 sayılı Kanun’a atıf yapıldığı, bununla birlikte, Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 4. maddesinde arama ve kurtarmanın tarif edildiği, arama ve kurtarma çalışmalarında, müdahale planlamasının, afet ve acil durumların yönetilmesi ve yöneticilerin karşılaşacakları sorunların üstesinde gelinmesinde önemli rol oynadığı, planlamanın ise kaynak, personel nakli, arama ve kurtarmayı ifa edecek birimler arasında bilgi akışının sağlanması ve görev dağılımı gibi unsurları kapsadığı; iptali istenilen bu düzenlemenin cezai müeyyide amacı taşımadığı, planlama için gerekli olduğu, hafta sonu ve resmi tatillerde de personel ihtiyacı olabileceği için bu düzenlemenin hayatın olağan akışına, kamu yararına uygun olduğu; Yönetmeliğin “Aktif Görev İlkeleri” başlıklı 30. maddesinin ikinci fıkrası ile ilgili olarak; arama ve kurtarma faaliyetlerinde görevli personelin her türlü şartta görev yapabilme yeterliğinin bulunması gerektiği, kamu yararı ve hizmet gereği tesis edilen dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı Sendika tarafından, 28/10/2016 tarih ve 29871 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, “Genel Esaslar” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (ç) bentlerinin, “Görevleri” başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresinin, “Sorumluluk” başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ve “Aktif Görev İlkeleri” başlıklı 30. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “(1) Bu Kanunun amacı, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetleri yürütmek üzere, Başbakanlığa bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kurulması, teşkilatı ile görev ve yetkilerini düzenlemektir. Başbakan, Başkanlıkla ilgili yetkilerini bir bakan aracılığı ile kullanabilir. (2) Bu Kanun; … kapsar.”, “Düzenleme yetkisi” başlıklı 17. maddesinde ise, “Başkanlık görev alanına giren konularda düzenleme yapmaya yetkilidir.”, hükümleri yer almıştır.
28/10/2016 tarih ve 29871 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı teşkilatında bulunan Arama ve Kurtarma Teknisyeni kadrosuna atanacaklarda aranacak nitelikleri, bu kadro için yapılacak sınavın şeklini ve uygulamasını, Arama ve Kurtarma Teknisyenlerinin atama, görev ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.”, “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Yönetmelik, … kapsar.”, “Dayanak” başlıklı 3. maddesinde, “Bu Yönetmelik, 29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 17 nci ve Ek 1 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”, “Genel esaslar” başlıklı 23. maddesinde, “Arama ve Kurtarma Teknisyenleri; a) Başkanlıkça … çalışır. b) Arama ve kurtarma hizmetlerinin 7/24 kesintisiz yürütülmesinin sağlanması amacıyla ildeki mevcut personel sayısı ve müdahale faaliyetleri gözetilerek kural olarak 12/36 saat esasına göre çalışır. Çalışma saatleri, görev yerlerine bağlı olmaksızın, yürütülen hizmetin özelliklerine ve ihtiyaca göre düzenlenebilir. c) Afet ve acil durumlarda, … katılır. ç) Görevleri ile ilgili olarak yurt içinde veya yurt dışında görevlendirilebilir.”, “Görevleri” başlıklı 24. maddesinde, “Arama ve Kurtarma Teknisyenlerinin görevleri şunlardır; a) Yurt … yapmak. b) KBRN … katılmak. c) Kullanım … bulundurmak. ç) Arama ve kurtarma taşıt, araç ve gereçlerini kullanmak. d) Temel … uzmanlaşmak. e) Olay … almak. f) Beden … geliştirmek. g) Eğitim, … katılmak. ğ) Arama … vermek. h) Olay … yapmak. ı) Ulusal … katılmak. i) Görevlere … hazırlamak. j) Başkanlıkça … gerçekleştirmek. k) Amirlerince … yapmak.”, “Sorumluluk” başlıklı 25. maddesinde de, “Arama ve Kurtarma Teknisyenleri; … sorumludur. Bu kapsamda Arama ve Kurtarma Teknisyenleri; a) Yönetmelikte … getirmekten, b) Görev … almaktan, c) Olay … bulunmamaktan, ç) Mesleğine … bulunmamaktan, d) Kendine … göstermekten, e) Arama … bulundurmaktan, f) Afet … gelmekten, g) Hafta sonu ve resmi tatillerde şehir dışına çıkışlarında amirlerine yazılı olarak bilgi vermekten, sorumludur.”, “Aktif görev ilkeleri” başlıklı 30. maddesinde ise, “(1) Elli … edebilir. Bu husustaki itirazlar Başkanlıkça değerlendirilir. (2) Elli yaşın üzerindeki Arama ve Kurtarma Teknisyenleri, arama ve kurtarma hizmetinde aktif olarak görevine devam edebilmesine sağlık açısından engeli bulunması halinde Başkanlık merkez veya taşra teşkilatında idari, eğitim, izleme gibi görevlerde veya durumuna uygun diğer ilgili hizmetlerde görevlendirilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri çerçevesinde, uyuşmazlığa konu Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, “Genel Esaslar” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (ç) bentlerinin, “Görevleri” başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresinin, “Sorumluluk” başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ve “Aktif Görev İlkeleri” başlıklı 30. maddesinin 2. fıkrasının, dayanağı 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ilgili maddesi hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen söz konusu düzenlemelerde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci ve İkinci Dairelerince 2577 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek-1. maddesi uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Sendika tarafından, 28/10/2016 tarih ve 29871 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin “Genel Esaslar” başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki, “Arama ve kurtarma hizmetlerinin 7/24 kesintisiz yürütülmesinin sağlanması amacıyla ildeki mevcut personel sayısı ve müdahale faaliyetleri gözetilerek kural olarak 12/36 saat esasına göre çalışır. Çalışma saatleri, görev yerlerine bağlı olmaksızın, yürütülen hizmetin özelliklerine ve ihtiyaca göre düzenlenebilir.” ve (ç) bendindeki, “ Görevleri ile ilgili olarak yurt içinde veya yurt dışında görevlendirilebilir.” hükmünün, “Görevleri” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresinin, “Sorumluluk” başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki, “Hafta sonu ve resmi tatillerde şehir dışına çıkışlarında amirlerine yazılı olarak bilgi vermekten,” hükmünün, “Aktif Görev İlkeleri” başlıklı 30. maddesinin ikinci fıkrasındaki; “Elli yaşın üzerindeki Arama ve Kurtarma Teknisyenleri, arama ve kurtarma hizmetinde aktif olarak görevine devam edebilmesine sağlık açısından engeli bulunması halinde Başkanlık merkez veya taşra teşkilatında idari, eğitim, izleme gibi görevlerde veya durumuna uygun diğer ilgili hizmetlerde görevlendirilir.” hükmünün iptali isteğiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı tarafından ileri sürülen usule ilişkin itirazlar yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Çalışma saatleri” başlıklı 99. maddesinde, memurların haftalık çalışma süresinin genel olarak 40 saat olduğu; bu sürenin Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenleneceği; ancak özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunacağı; “24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışma saat ve usulünün tesbiti” başlıklı 101. maddesinde, günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekillerinin kurumlarınca düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un davanın açıldığı tarihinde yürürlükte olan “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetleri yürütmek üzere, Başbakanlığa bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kurulması, teşkilatı ile görev ve yetkilerini düzenlemektir. Başbakan, Başkanlıkla ilgili yetkilerini bir bakan aracılığı ile kullanabilir.
Bu Kanun; afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve zarar azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması ve bu konularda politikaların üretilmesi ve uygulanması hususlarını kapsar.” hükmüne yer verilmiş; “Düzenleme yetkisi” başlıklı 17. maddesiyle davalı idarele alanına giren konularda düzenleme yapmaya yetki verilmiştir.
Aynı Kanun’un Ek 1. maddesinde; “Arama ve kurtarma teknisyeni kadrosuna Kamu Personel Seçme Sınavı (B) Grubu puan sırasına göre ilk defa açıktan atanacak personel, alım yapılacak her bir kadro için boş kadro sayısının beş katına kadar çağrılacak adaylar arasından yapılacak sözlü ve uygulamalı sınav sonucu başarı sırasına göre atanır. Arama ve kurtarma teknisyeni kadrosuna atanacakların başvuru tarihi itibarıyla otuz yaşından gün almamış olmaları ve sınav ilanında duyurulacak olan boy ve kilo koşulları ile Başkanlıkça belirlenecek diğer şartları taşımaları şarttır. Arama ve kurtarma teknisyenleri, söz konusu hizmetlerde elli yaşına kadar görev alırlar. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, bunların aktif görev süreleri ile elli yaşın üzerinde aktif görevde bulunacaklara ilişkin şartlar ve diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir. ” hükmü yer almıştır.
5902 sayılı Kanun’a dayanılarak hazırlanan Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Sınava katılma şartları” başlıklı 7. maddesi ile “Başvuruda istenen belgeler ve başvuru şekli” başlıklı 8. maddesinde, sınava katılmak isteyenlerden, her türlü coğrafyada, fiziksel koşulda ve iklim şartında arama ve kurtarma görevi yapmaya, her türlü vasıta ile seyahat etmeye ve fiziksel, ruhsal, görsel ve işitsel herhangi bir engeli olmama şartı aradığı ve buna ilişkin yazılı beyan ile sürücü belgesi isteneceği; 23. maddesinde ise, arama ve kurtarma teknisyenlerinin 24 saat esasına göre çalışılacağı düzenlenmiştir.
237 sayılı Taşıt Kanunu’na dayanılarak hazırlanan 17/03/2006 tarih ve 2006/10194 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Taşıtları Sürebilecek Kamu Görevlilerinin Belirlemesine İlişkin Esas ve Usuller’in “Genel Esaslar” başlıklı 5. maddesinde, “Taşıtların kamu görevlilerince sürülebilmesinin genel esasları şunlardır: a) Kamu görevlisi, toplantı, keşif, sağlık hizmetleri, tahsilat, tebligat, arazide yürütülecek hizmet ve benzeri bir görev için görevlendirilmiş olmalıdır. b) Bu görevlendirmede taşıt kullanımı zorunlu olmalıdır. c) Kamu görevlisi, taşıtı sürmeyi kabul etmiş olmalıdır. ç) Kamu görevlisi gerekli ve geçerli sürücü belgesine sahip bulunmalıdır.” hükmüne; “Diğer hükümler” başlıklı 8. maddesinde de; “Taşıtları sürebilecek kamu görevlilerinin taşıtları bizzat kullanması ile ilgili olarak; a) Taşıtın hangi makamın izni ile, b) Kim tarafından, c) Hangi görevlerde, ç) Hangi tarihte ve ne kadar süreyle, d) Nerede, e) Nasıl kullanılacağı, f) Bunlara ilişkin kayıtlar ile benzeri iç düzenlemeler kurumlar tarafından belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Genel Esaslar” başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının, “Arama ve kurtarma hizmetlerinin 7/24 kesintisiz yürütülmesinin sağlanması amacıyla ildeki mevcut personel sayısı ve müdahale faaliyetleri gözetilerek kural olarak 12/36 saat esasına göre çalışır. Çalışma saatleri, görev yerlerine bağlı olmaksızın, yürütülen hizmetin özelliklerine ve ihtiyaca göre düzenlenebilir.” kuralını içeren (b) bendi yönünden incelendiğinde;
Yukarıda anılan mevzuat uyarınca, davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına, görev alanına giren konularda, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve zarar azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması ve bu konularda politikaların üretilmesi ve uygulanması hususlarında düzenleme yetkisi verildiği görülmüştür.
Arama ve kurtarma teknisyenlerinin hizmetin kesintisiz yürütülmesini sağlamak amacıyla, 24 saat esasına göre görev yapmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında; bu görevin personel sayısı ve müdahale şartları gözetilerek, 12/36 saat esasına göre yerine getirilmesinin, 24/72 saat esasına göre çalışmayla karşılaştırıldığında, hizmetin etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesi amacına yönelik, daha dengeli ve adaletli bir düzenleme olduğu ve dayanağı üst hukuk normlarına aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava, Yönetmeliğin “Genel Esaslar” başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının, “Görevleri ile ilgili olarak yurt içinde veya yurt dışında görevlendirilebilir.” kuralını içeren (ç) bendi yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Kanun’da aynı kurum içinde geçici görevlendirme konusu düzenlenmemiş olmakla birlikte, bir kamu kurumunun mevzuatla belirlenmiş olan görev alanı içinde yer alan “geçici” nitelikteki bir hizmeti ya da değişen ve gelişen sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sonucu olarak ortaya çıkan, henüz örgütsel altyapısı oluşturulmamış ve bir kadro ile ilgilendirilmemiş olan “yeni bir kamu hizmeti”ni yürütmek amacı ile durumu uygun olan kamu görevlilerinin, “kadrolarıyla hukuki bağlarını sürdürmek ve belli bir süre ile sınırlı olmak üzere” atamaya yetkili amir tarafından geçici olarak görevlendirilmeleri olanaklıdır.
Uyuşmazlık bu açıdan değerlendirildiğinde, Yönetmeliğin iptali talep edilen bu maddesi uyarınca yapılacak olan görevlendirmenin, görevin gereklerini yerine getirmek amaçlı, personel ihtiyacıyla sınırlı olarak anlaşılması gerektiği ve atama suretiyle devamlı biçimde karşılama imkânı olmayan hizmet ihtiyacının, geçici süreyle bu yolla giderilmesine yönelik düzenleme olduğu; yürütülen faaliyetin özelliklerinden dolayı, arama kurtarma teknisyenleri, atandığı görev yeri dışında görevlendirilebileceğinden, bu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava, Yönetmeliğin “Görevleri” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresi yönünden incelendiğinde;
Yukarıda yer verilen 17/03/2006 tarih ve 2006/10194 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Usul ve Esaslar uyarınca, 237 sayılı Taşıt Kanunu’na tabi olan kurumlarda şoför veya görevli personel haricindeki personelin taşıt kullanabilmesi; görevlendirmede taşıt kullanımının zorunlu olması, kamu görevlisince taşıtı sürmenin kabul edilmiş olması ve kamu görevlisinin sürücü belgesine sahip bulunması şartlarına bağlıdır.
Arama ve kurtarma faaliyetlerinin özelliklerinden dolayı taşıt kullanımının zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Diğer taraftan, ifa edilen görevin doğal bir sonucu olarak acil ve beklenmeyen durumlarda önceden planlanamayan ihtiyaçların ortaya çıkabileceği gerçeği karşısında, işe girişlerinde sürücü belgesine sahip olma şartının arandığı da dikkate alındığında, arama ve kurtarma teknisyenlerinin taşıt kullanması zorunluluğunun doğabileceğinin kabulü gerektiğinden, bu düzenlemede mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava, Yönetmeliğin “Sorumluluk” başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasının, “Hafta sonu ve resmi tatillerde şehir dışına çıkışlarında amirlerine yazılı olarak bilgi vermekten,” kuralını içeren (g) bendi yönünden incelendiğinde;
Arama ve kurtarma teknisyenlerinin, öncesinden planlanmış ve organize edilmiş bir yapının içinde görev yapmaları gerekmekle birlikte, arama ve kurtarma faaliyetlerinin özelliklerinden dolayı, her an acil durumların meydana gelebileceği, görevdeki personel sayısının yetersiz kalması halinde izindeki personele ihtiyaç duyulabileceği, öte yandan, şehir dışına çıkışlarda amire yazılı olarak bilgi verileceği kuralının bildirim mahiyetinde olduğu da dikkate alındığında, bu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Dava, Yönetmeliğin “Aktif Görev İlkeleri” başlıklı 30. maddesinin; “Elli yaşın üzerindeki Arama ve Kurtarma Teknisyenleri, arama ve kurtarma hizmetinde aktif olarak görevine devam edebilmesine sağlık açısından engeli bulunması halinde Başkanlık merkez veya taşra teşkilatında idari, eğitim, izleme gibi görevlerde veya durumuna uygun diğer ilgili hizmetlerde görevlendirilir.” kuralını içeren ikinci fıkrası yönünden incelendiğinde;
Yukarıda yer verilen 5902 sayılı Kanun’un Ek1. maddesinde, aktif görev sürelerine ilişkin genel esaslar belirlenmiş, arama ve kurtarma teknisyenlerinin arama ve kurtarma hizmetlerindeki aktif görevlerinin yaş, fiziksel özellikler ve Başkanlıkça belirlenecek diğer şartlarla sınırlandırılacağı, aktif görevin elli yaşına kadar devam edeceği, elli yaşın üzerinde aktif görevde bulunacaklara ilişkin şartların yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir.
Anılan hüküm uyarınca, dava konusu düzenleme ile elli yaş üzeri arama ve kurtarma teknisyenlerinin aktif göreve devamı, sağlık açısından bir engelin bulunmaması şartına bağlanmış, sağlık açısından bir engel bulunması halinde aktif görevin dışında bir alanda görevlendirilmelerinin amaçlandığı anlaşılmıştır.
Dolasıyla; bu düzenlemenin, davacının iddiasının aksine yer değişikliğini amaçlayan bir düzenleme olmayıp, görev değişikliğine ilişkin olduğu ve herhangi bir hak kaybına da yol açmadığından, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, yer değişikliğine ilişkin yapılacak işlemlerin 657 sayılı Kanun’a uygun olup olmadığının yargı denetimine tabi olacağı da kuşkusuzdur.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Genel Esaslar” başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ç) bentleri; “Sorumluluk” başlıklı 25.maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi; “Aktif Görev İlkeleri” başlıklı 30. maddesinin ikinci fıkrası yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,
2. Yönetmeliğin “Görevleri” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresi yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/04/2022 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Taşıtları Sürebilecek Kamu Görevlilerinin Belirlemesine İlişkin Esas ve Usuller’in yürürlüğe konulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın “Genel Esaslar” başlıklı 5. maddesinde; taşıtların kamu görevlilerince sürülebilmesinin, kamu görevlisinin taşıtı sürmeyi kabul etmesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Asli görevi şoför olanlar dışında, bir kamu görevi yürüten personelin, kamu taşıtını şoför olarak kullanabilmesi, bu görevlinin kabulüne bağlı olduğu açıktır.
5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’a göre verilen kadrolarda “şoför” ve “teknisyen”lerin ayrı ayrı yer aldığı; Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin arama ve kurtarma teknisyenlerinin görevlerinin düzenlendiği 24. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, “Arama ve kurtarma taşıt, araç ve gereçlerini kullanmak.” kuralına yer verildiği görülmektedir. İptali istenilen düzenlemede, taşıt kullanımının zorunlu bir görev olarak belirlendiği; arama ve kurtarma teknisyenlerinin görevleri dikkate alındığında, asli olarak arama ve kurtarma taşıtı kullanımının zorunlu tutulmasının, mevzuat ve kamu hizmetine uygun olmadığı; arama ve kurtarma teknisyenlerinin sürücü belgesine sahip olmalarının, taşıtları kullanma konusunda istekli olmaları anlamına gelmeyeceği açıktır.
Bu nedenlerle, Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin “Görevleri” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresinin iptali gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.