Danıştay Kararı 12. Daire 2018/9665 E. 2022/3315 K. 02.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/9665 E.  ,  2022/3315 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/9665
Karar No : 2022/3315

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İşletmesi … Bölge … Müdürlüğünde sözleşmeli … olarak görev yapan davacının, TCDD Personel Yönetmeliği’nin 101., 102. ve 107. maddeleri ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 45. maddesi uyarınca memuriyetten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına (sözleşmesinin feshine) ilişkin … Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih … sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin … Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; kamu görevlisinin suç oluşturduğu iddia edilen fiili ile ilgili olarak idarece açılan disiplin soruşturmasında, soruşturma emri verilmesi, bağımsız, üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, soruşturmacı olarak atananların ve cezayı verecek olan disiplin amirlerinin veya disiplin kurulu üyelerinin soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenebilecek konumda bulunmayan kişilerden olması gerektiği, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olan bu hususun hukuki güvenliğin de gereği olduğu; dava konusu uyuşmazlıkta, davacı tarafından verilen ifade bilgileri ve bu ifadenin eki listelerde isnatta bulunulan kişiler arasında teftiş kurulu başkanı ve genel müdürün de isimleri bulunmasına ve disiplin soruşturmasının özünü de davacının kurumda görev yapan personele yönelik ileri sürdüğü isnatlarını ortaya koyup koyamaması hususu oluşturmasına rağmen, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin yüksek disiplin kurulu kararı ile bunun onaylanmasına ilişkin yönetim kurulu kararlarında anılan kişilerin de imzalarının bulunduğunun görüldüğü; bu durumda, cezayı verecek olan disiplin amirlerinin veya disiplin kurulu üyelerinin soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya olayın mağdurlarından etkilenebilecek konumda bulunmayan kişilerden olmaları gerektiğine dair disiplin hukuku ve hukuk güvenliği ilkelerine aykırı olarak tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Teşebbüs yönetim kurulunun toplantı ve karar yeter sayısının “dört” olduğu, bir başkan ve beş üyeden oluşan yönetim kurulunun, dava konusu kararın alındığı tarihte, öncesinde ve sonrasında uzun süre iki üye atanmaması nedeniyle, bir başkan ve üç üye olarak dört kişiden oluştuğu, genel müdürün ve diğer yönetim kurulu üyelerinden birinin katılmaması durumunda üç üye ile yönetim kurulunun toplanabilmesi ve karar verebilmesinin mümkün olmadığı, davacının, genel müdür dahil pek çok üst yönetim kadrosunu da kapsayan ve herhangi bir somut delile dayanmayan soyut iddialarının, teşebbüsün itibarının kamuoyu nezdinde zedelenmesine ve personelin moral ve motivasyonunun olumsuz yönde etkilenmesine sebebiyet verdiği, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.