Danıştay Kararı 12. Daire 2019/157 E. 2022/2374 K. 25.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/157 E.  ,  2022/2374 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/157
Karar No : 2022/2374

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Öğretmen olan davacının, … Ortaokulunda görev yaptığı sırada bir öğrenciye cinsel istismarda bulunduğundan bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; soruşturma kapsamında alınan ifadeler ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının devlet memurluğuyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Soruşturma kapsamında alınan ifadelerin gerçeği yansıtmadığı, mağdur olduğunu iddia eden öğrenci ve tanıkların gerek idari gerekse adli soruşturma sırasında alınan ifadelerinin birbirleriyle çeliştiği, kendisine tatbik edilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Davacının son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; Antalya ili Kepez ilçesi … Ortaokulunda İngilizce Öğretmeni olarak görev yapan davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) altbendi uyarınca “Devlet memurluğundan çıkarma” cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, … tarihli, … sayılı ve “savunma istemi” konulu yazı ile, davacıya isnat edilen fiil yazılarak 657 sayılı Kanun’un 130. maddesi kapsamında 7 gün içinde savunmasını Bakanlığa göndermesi, belirtilen sürede savunmasını yapmadığı takdirde savunma hakkında vazgeçmiş sayılacağının Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı imzalı yazıyla davacıya bildirildiği, davacının da 16/02/2017 tarihli yazıyla savunmasını sunduğu, akabinde dava konusu işlemle 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) altbendi uyarınca davacının “Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 129. maddesinin 2. fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Anayasa’nın 129. maddesinin gerekçesinde, “yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır” ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 129. maddesinde, ”Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin sicil dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, sicil dosyası hariç, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.” hükmüne, 130. maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
130. maddede diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken, 129. maddeyle memuriyetten çıkarma cezası açısından, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu disiplin cezası bakımından ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür
Anayasa ve 657 sayılı Kanun’un yukarıda alıntısı yapılan maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Yüksek Disiplin Kurulunca hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye son savunma hakkı tanınması gerekmektedir.
Olayda; davacıdan 02/02/2017 tarihli ve … sayılı yazı ile 657 sayılı Kanun’un 130. maddesi uyarınca savunmasının istenildiği, davacının da bu isteme yanıt olarak savunmasını verdiği, ancak davacıdan anılan Kanun’un 129. maddesi kapsamında hakları hatırlatılarak son savunması alınmadan Yüksek Disiplin Kurulunca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca, işlediği fiil nedeniyle hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacının 657 sayılı Kanun’un 129. maddesi uyarınca son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, Dairemizin bu kararı uyarınca davacı hakkında, son savunması alındıktan sonra davalı idarece yeniden işlem tesis edilebileceği de açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 25/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.