Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/2092 E. , 2022/4813 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2092
Karar No : 2022/4813
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası (…Sen)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Sendika ile davalı Belediye arasında 01/04/2016 tarihinde imzalanan ve 15/03/2016 – 31/12/2017 tarihleri arasında yürürlükte bulunan sosyal denge tazminatına ilişkin sözleşmenin iptaline ilişkin Derik Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32. maddesinin üçüncü fıkrasındaki emredici hüküm gereğince, toplam borcu gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde otuzunu aşan belediyelerin, toplu iş sözleşmesi yapamayacağı gibi, yapılmış olsa dahi mevcut sözleşmelerin kendiliğinden hükümsüz kalacağı; davalı belediyenin toplam borcunun ise, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde otuzunu aştığı görüldüğünden, anılan Kanun hükmü uyarınca tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu kararla iptal edilen sözleşme, taraflar arasında daha önce imzalanan sosyal denge sözleşmelerinin devamı niteliğinde olduğundan, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinin üçüncü fıkrasındaki kısıtlamalara tabi olmaksızın yenilenmesine imkân olduğu; dolayısıyla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdarelerinin vadesi gelmiş sigorta ve prim borcunun gerçekleşen gelirin %10’unu aşması, personele ödenmemiş borcunun bulunması ve gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin gerçekleşen en son yıl bütçe gelirine oranının %50,23 olması nedeniyle, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmenin iptal edilmesine karar veren dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek-1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci Dairesi ve Onikinci Dairesince yapılan müşterek heyette Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) – KARŞI OY :
Dava; davacı Sendika ile davalı Belediye arasında 01/04/2016 tarihinde imzalanan ve 15/03/2016 – 31/12/2017 tarihleri arasında yürürlükte bulunan sosyal denge tazminatına ilişkin sözleşmenin iptaline ilişkin Derik Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin beşinci fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Türkiye’nin de taraf olduğu ILO’nun 87 No’lu Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi, 98 No’lu Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi ile 151 No’lu Çalışma İlişkileri (Kamu Hizmeti) Sözleşmesi ile; çalışanların ve işverenlerin örgütlenmeleri hususunda düzenlemeler getirilmiş, çalışanların ve işverenlerin örgütlerinin tüzük ve iç yönetmeliklerini düzenlemek, temsilcilerini serbestçe seçmek, yönetim ve etkinliklerini düzenlemek ve iş programlarını belirlemek hakkına sahip oldukları, Kamu makamlarının bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte müdahalede bulunamayacağı hüküm altına alınmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32. maddesinde ise; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.” kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesi kapsamında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinin kanuna aykırılık nedeniyle idare tarafından tek yanlı olarak iptal edilip edilemeyeceği hususuna ilişkindir.
Anayasa’nın 90. maddesinde, usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı ve usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiş; ülkemizin de taraf olduğu yukarıda belirtilen ILO sözleşmelerinde, çalışan ve işverenlere örgütlenme hakkı tanındığı, bu hak kapsamında belirli yetkiler tanındığı ve Kamu makamlarının bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte müdahalede bulunamayacağı kurala bağlanmıştır.
4688 sayılı Kanunun 32. maddesinin son fıkrasında ise, tahdidi şekilde sayılan sebeplerin bulunması halinde sosyal denge tazminatına ilişkin sözleşme yapılamayacağı, söz konusu sebeplerin sözleşmenin yapılmasından sonra oluşması halinde ise, sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz hale geleceği düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı Sendika ile davalı idare arasında ilk olarak 15/12/2008 tarihinde bir mali yıl süreyle geçerli Toplu İş Sözleşmesi imzalandığı, 2012 yılından sonra imzalanan Toplu İş Sözleşmelerinin iki mali yılla sınırlı olmak kaydıyla imza olunduğu, dava konusu Belediye Meclisi Kararına konu sözleşmenin ise, 01/04/2016 tarihinde imzalanarak, 15/03/2016 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiği, belediye meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla, vadesi gelmiş sigorta ve prim borcunun gerçekleşen gelirinin %10’unu aşması, personele ödenmemiş borcunun bulunması ve gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirine oranının 2015 yılında %50,23 olması gerekçe gösterilmek suretiyle Sözleşme’nin iptaline karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; 4688 sayılı Kanunun 32. maddesinde belirtilen sebeplerin bulunması halinde sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz kalacağı, bunun dışında davalı idareye tek taraflı fesih hakkı tanınmadığı hususu dikkate alındığında, davaya konu uyuşmazlıkta Kanun’da sayılan sebeplerin bulunmaması sebebiyle davalı idarece tek yanlı idari işlemle Sözleşme’nin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.