Danıştay Kararı 12. Daire 2019/3730 E. 2022/4019 K. 21.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/3730 E.  ,  2022/4019 K.

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2019/3730

Karar No : 2022/4019

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Yalvaç Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli personel statüsünde “… olarak görev yapan davacının hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile, yetkili makam tarafından tesis edilmediği gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine, yeniden tesis edilen … tarih ve … sayılı sözleşme feshi işleminin iptali ile sözleşmenin feshedildiği 27/04/2009 tarihinden itibaren yoksun kalınan tüm maaş ve yan ödemelerin hesaplanarak, ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle tazmini, bu alacaklara hasren fazlaya ve ıslaha ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.000,00 TL anapara, 1.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.000,00 TL’nin ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, sözleşmenin feshi konusunda belediye başkanı tarafından işlem tesis edilmesi gerektiği ve davacının sözleşmesinin feshi konusunda yetkisi bulunmayan Disiplin Kurulunca tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; ayrıca, karar içeriğinde yetkili makam tarafından yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğunun belirtildiğinin görüldüğü; Danıştay Onikinci Dairesi’nin 29/05/2014 tarih ve E:2010/4575, K:2014/4424 sayılı bozma kararında da yetkili makam tarafından yeniden işlem tesis edilebileceğinin belirtildiği; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, fotoğraflar, CD kayıtları ile soruşturma raporu ve eklerinin birlikte incelenmesinden, davacının elinde siyasi partiye ait bayrakla seçim propagandası faaliyeti amacıyla yapılan yürüyüşe katıldığı, 29/03/2009 yerel seçiminde kendisini parti müşahidi olarak tanıttığının tespit edildiği, davacının bu eylemlerinin siyasi faaliyet kapsamında kaldığı ve üzerine atılı ”bir siyasi partinin seçim faaliyetlerinde aktif rol aldığı, seçim yürüyüşleri ve toplantılara katıldığı; ayrıca, 29 Mart 2009 tarihinde yapılan mahalli seçimlerde bir siyasi partinin temsilcisi olarak sandık başında müşahit olarak görev yaptığı” şeklindeki eyleminin sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının Hizmet Sözleşmesi’nin 10. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 7. maddesine aykırılık teşkil eden bu eylemleri nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradıkları zararın tazmininin Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca zorunlu olduğu, ancak, yerleşik yargı içtihatlarına göre idarenin her hukuka aykırı işleminin ilgilisine tazminat ödenmesi sonucunu doğurmayacağı; bu durumda, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin 27/04/2009 tarihli işlemin, işin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadan usul yönünden (yetkisiz makam tarafından tesis edilmesi) hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden ve yetkili makamca tesis edilen işlem üzerine uyuşmazlığın esası değerlendirilerek sözleşmenin feshine ilişkin işlem hukuka uygun bulunduğundan, ayrıca davacının 27/04/2009 tarihinden sonra davalı idare nezdinde fiili çalışması olmadığından, toplam 10.000,00-TL tutarındaki parasal hak isteminin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Suç ile ceza arasında adil bir denge bulunması gerektiği, işlemde bu ilkeye aykırı hareket edildiği, yargı kararının idare tarafından uygulanmamasının Anayasa ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğu, herhangi bir siyasi partide aktif rol almadığı, seçim yürüyüşlerine ve toplantılara katılmadığı, davalı idarenin hukuki dayanaktan yoksun, subjektif iddialarını ispat edemediği, mahkemece herhangi bir partinin müşahidi olarak görev alıp almadığı hususu tespit edilmeksizin ve sunulan belgeler değerlendirilmeksizin karar verildiği, Yalvaç İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 08/03/2010 tarihli yazısında ilçe seçim kurulunca müşahit olarak görev yaptığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının belirtildiği, hakkında bu hususta adli yargıda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği; öte yandan, bir memurun bir siyasi partinin yarar veya zararına faaliyette bulunmasının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirdiği, olayda suç ile verilen ceza arasında orantılılık da bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Yalvaç Belediyesinde sözleşmeli … olarak görev yapan davacı hakkında bir siyasi partinin seçim faaliyetlerinde aktif olarak rol aldığı, yürüyüşlere ve toplantılara katıldığı, 29/03/2009 tarihinde yapılan yerel yönetim seçimlerinde parti temsilcisi sıfatıyla sandık başında müşahit olarak görev yaptığından bahisle yürütülen soruşturma sonucunda Yalvaç Belediyesi Disiplin Kurulunun 24/04/2009 tarihli kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 7., 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (b) alt bentleri ile Hizmet Sözleşmesi’nin 10. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshine karar verilmiştir.

Bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda verilen… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 29/05/2014 tarih ve E:2010/4575, K:2014/4424 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, aynı Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, 01/01/2009-31/12/2009 tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesinin, davacı ile atamaya yetkili Yalvaç Belediye Başkanı arasında imzalandığı, Danıştay içtihatları ile getirilen yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca sözleşmenin feshi işleminin de yine belediye başkanı tarafından tesis edilmesi gerektiği anlaşıldığından belediye disiplin kurulunca tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, kararda belirtilen yetkili makam tarafından yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bu karar üzerine, davacı tarafından 02/10/2017 tarihinde yeniden göreve başlatılma talebiyle başvuruda bulunulmuş ise de, Yalvaç Belediye Başkanlığınca davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı işlem tesis edilmiş ve bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun, “Tarafsızlık ve devlete bağlılık” başlıklı 7. maddesinde, “Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayrım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar. Devlet memurları her durumda Devlet menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyetin Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler.” hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının “Sözleşmeli Personel” başlıklı (B) bendi uyarınca hazırlanan ve 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın “Sözleşmenin feshi” başlıklı Ek 6. maddesinde de, “Personelin;

a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,

b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,

c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,

ç) …

d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması,

e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması,

f) (Ek: 20/2/2017-2017/9949) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması,

hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Davacı ile davalı idare arasında imzalanan ve 01/01/2009-31/12/2009 tarihleri arasında geçerli olan 2009 yılı Tam Zamanlı Hizmet Sözleşmesi’nin 10. maddesinde ise, “Sözleşmeli personel… herhangi bir siyasi partiye üye olamaz ve siyasi faaliyetlere katılamaz…” kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personelin hak ve yükümlüklerinin belirlenmesine ilişkin temel norm Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar olmakla birlikte, sözleşmeli personelin de, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurların uyması gereken “sadakat”, “tarafsızlık ve Devlete bağlılık” gibi temel yükümlülüklere uyması gerektiği kuşkusuz olduğundan, bu konuda anılan Esaslar’da düzenleme yapılmamış olsa dahi, 657 sayılı Kanun’da memurlar açısından yükümlülük olarak belirlenen ana ilkelerin, referans norm olması itibarıyla sözleşmeli personel hakkında da uygulanması gerekmektedir.

Bu itibarla, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personelin, kamu görevini yürütmekte iken, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ve 657 sayılı Kanun’da belirtilen temel yükümlülüklere uyması gerektiğinden, sözü edilen temel düzenlemelerde yer almayan hususların “Tip Sözleşme” niteliğindeki sözleşme hükümleriyle düzenlenerek yükümlülüklerin genişletilmesi ya da hakların daraltılmasının hukuken mümkün olmadığı, ancak anılan Esaslar’da fesih sebepleri arasında sayılmayan, buna karşın üst norm olan Kanun’la getirilen bir yükümlülüğün tip sözleşmede düzenlenebileceği ve bu yükümlülüğün ihlali niteliğindeki eylemler nedeniyle, hizmet sözleşmesinin feshedilebileceği sonucuna varılmıştır.

Bakılan uyuşmazlıkta, Yalvaç Belediyesi ile davacı arasında imzalanan 2009 yılı Tam Zamanlı Hizmet Sözleşmesi’nin 10. maddesinde, “Sözleşmeli personel… Herhangi bir siyasi partiye üye olamaz ve siyasi faaliyetlere katılamaz..” hükmüne yer verilmiş olup, davacının bu düzenlemedeki kurala uymakla yükümlü olduğu; bir başka ifadeyle, anılan sözleşmenin 10. maddesinde öngörülen siyasi faaliyette bulunma yasağına aykırı davranışın tespiti halinde hizmet sözleşmesinin feshedileceğini bildiği; hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen soruşturma raporu ile; bir siyasi partinin seçim faaliyetlerinde aktif olarak rol aldığı, yürüyüşlere ve toplantılara katıldığı, 29/03/2009 tarihinde yapılan yerel yönetim seçimlerinde parti temsilcisi sıfatıyla sandık başında müşahit olarak görev yaptığının tespit edildiği; bunun üzerine, Yalvaç Belediyesi Disiplin Kurulunun 24/04/2009 tarihli kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 7., 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (b) alt bentleri ile Hizmet Sözleşmesi’nin 10. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshinin teklif edildiği ve dava konusu işlemle hizmet sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; dosyada mevcut olan soruşturma raporu ve eki belgeler karşısında, siyasi faaliyetlere katıldığı ve kamu görevlilerinin uyması gereken siyaset yasağını ihlal ettiği sabit olan davacının hizmet sözleşmesinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 7. maddesi referans alınarak, Tam Zamanlı Hizmet Sözleşmesi’nin 10. maddesi uyarınca feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.