Danıştay Kararı 12. Daire 2019/4457 E. 2021/97 K. 21.01.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/4457 E.  ,  2021/97 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4457
Karar No : 2021/97

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (TARAFLAR) :
1- (DAVACI ) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI ) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şırnak ili, Uludere ilçesi, …nci Jandarma Tugay Komutanlığı emrinde Jandarma uzman çavuş olarak görev yapan davacı tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayırma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesi … Dairesinin kesinleşen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi istemi kabul edilerek kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyası incelenerek, davacının bir yıl içerisinde farklı ve yetkili iki disiplin amiri tarafından verilen disiplin cezalarının toplamının otuz günden fazla olduğu gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işleminin tesis edildiği ve söz konusu fiile ilişkin verilen disiplin cezasının ilam hükmü niteliği taşımadığı görüldüğünden, yargılamanın yenilenmesi isteminin 2577 sayılı Kanun’un 53/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan sebeplerin hiçbirine uymadığı anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu …İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ :
1- Davacı tarafından, sözleşmesinin feshine neden olan hürriyeti bağlayıcı disiplin cezalarının toplamına eklenen ”yalan beyanda bulunmak” suçundan dolayı 5 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığı disiplin cezasına konu olan fiili hakkında ”hizmetten sıyrılmak kastıyla emre itaatsizlik” nitelendirilmesiyle açılan ceza yargılaması sonucunda …. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararıyla beraatine karar verildiği ve anılan kararın Askeri Yargıtay’ın … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğinden yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine hükmedilememesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ :
1- Davacı tarafından, davalı idarenin avukat aracılığıyla takip edilmediği, temsilci vasıtasıyla takip edildiğinden İdare Mahkemesi kararının davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
2- Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi yolunda verilen kararda istinaf kanun yolunun gösterilmesi üzerine davalı idare tarafından İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı yönünden, davacı tarafından ise yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kısım yönünden istinaf dilekçesi verildiği, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince işin esasına girilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine bu karara karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulduğu görülmüştür.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmekte ise de; Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı yalnızca davacının temyiz isteminde bulunmuş olması ve aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince davacı aleyhine bir karar verilmesi mümkün olmadığından bu konuda bir karar verilemeyeceği; yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı yönünden ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 46. maddesi hükmü uyarınca iptali istenilen ve yargılamanın yenilenmesine konu … Mahkemesi Birinci Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı, halkoylamasıyla kabul edilerek 27 Nisan 2017 tarihinde yürürlüğe giren 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla Anayasaya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendi hükmüyle askeri yargının kaldırılmış olması ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan, kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde gönderileceği hükme bağlanmış olması ve anılan Anayasa değişikliği ile ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yürürlükten kaldırılarak, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine gönderileceği düzenlemesi karşısında, söz konusu Anayasa değişikliğinin yürürlük tarihinden sonra idari yargı yerinde açılan ve yürürlükten kaldırılmadan önce Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevinde bulunan davalardan, kanun yolu incelemesi aşamasında olmayan ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu hükümleri uyarınca ilk derece olarak doğrudan Danıştayın görevinde bulunmayan davaların görevli ve yetkili idare mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden, … İdare Mahkemesi’nde görülmüş ve karara bağlanmış, 20/07/2016 tarihi öncesinde verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle, bu karara karşı yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması üzerine yapılan yargılama sonucunda verilen … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının da ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi olması gerektiği sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı kaldırılarak, davacının ve davalı idarenin istinaf dilekçelerinin temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek, dosyadaki belgeler yeniden incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, Şırnak ili, Uludere ilçesi, … Jandarma Tugay Komutanlığı emrinde Jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken, son bir yıl içerisinde farklı ve yetkili iki disiplin amiri tarafından verilen disiplin cezalarının toplamının otuz günden fazla olduğundan bahisle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda … Mahkemesi … Dairesince verilen … tarih ve Gensek No:…, E:…, K:… sayılı kararının; dava konusu işlemin dayanağı olan son 1 yıl içinde aldığı hürriyeti bağlayıcı disiplin cezalarının toplamına eklenen ”yalan beyanda bulunmak” suçundan dolayı 5 gün oda hapsi disiplin cezasına konu olan fiili hakkında ”hizmetten sıyrılmak kastıyla emre itaatsizlik” nitelendirilmesiyle açılan açılan ceza yargılaması sonucunda … Hava Kuvvetleri Komutanlığı … Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla beraatine karar verildiği ve anılan kararın ….’ın … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinin 1. fıkrasında, yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği haller tahdidi olarak sayılmış, “Yargılamanın Yenilenmesi Usulü” başlıklı 55. maddesinde de;
“(….) 2. Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir.
3. Yargılamanın yenilenmesi istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise istemin reddine karar verilir. (….) hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesinde “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının davacı tarafından temyiz istemi yönünden incelemesinden;
Ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğundan kanun koyucu, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki ayrı ve farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte bir düzenleme olan 657 sayılı Kanun’un 131. maddesindeki düzenlemeye yer vermiştir.
Bu durumda, davacının ceza yargılamasına neden olan eylemi nedeniyle ayrıca disiplin cezası hükmedilmesinin usul olarak hukuka aykırı olmadığı, öte yandan davacı tarafından anılan eylemi nedeniyle tesis edilen 5 gün oda hapsi disiplin cezasına karşı dava açılmadığı ve hukuken ayakta olduğu görüldüğünden disiplin cezası işlemine bağlı işlem niteliğinde tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … Mahkemesi Birinci Dairesi’nin kararının ceza mahkemesi ilamına dayanmadığı, davacının hakkındaki ceza yargılaması sonucunda beraat ettği ve hükmün kesinleştiğinden bahisle yaptığı yargılamanın yenilenmesi isteminin İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinin 1/(c) fıkrasında aranan koşula uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
Kararın davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323.maddesinde;
“Yargılama giderleri şunlardır:
……..
ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti (….) hükmüne,
Aynı Kanun’un 326. maddesinde;
“(1) Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(…)” hükmüne yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde; “Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.” hükmüne; 168. maddesinin son fıkrasında ise, “Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır” kuralına yer verilmiştir.
Buna göre, 2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu; 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükümleri yer almaktadır.
Mahkeme kararında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare lehine duruşmasız işler için maktu vekalet ücreti olan … TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekâlet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin reddine, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
2. Kararın vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz istemi yönünden ise, anılan hüküm fıkrasının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, “…TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.