Danıştay Kararı 12. Daire 2019/4649 E. 2022/3349 K. 07.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/4649 E.  ,  2022/3349 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4649
Karar No : 2022/3349

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı – …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Türk Silahlı Kuvvetlerinde öğretmen üsteğmen olarak görev yapan davacı tarafından; 12/04/2006 tarihli MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölümünün “Konuttan Çıkma” başlıklı 1. maddesinde (17/05/2019 tarihli Yönergeyle değişik) yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istenilmiştir.

DAVACININ İDDİALARI : Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nde 17/05/2019 tarihinde yapılan değişiklikle, “anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin” kamu konutundan çıkarılmasının öngörüldüğü; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 140. ve 141. maddeleri ile 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 65. maddesinde, görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan personelin lojmandan yararlanmaya devam etmelerinin kurala bağlandığı, dava konusu Yönergenin anılan Kanun hükümlerine aykırı olduğu; ayrıca 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 7. maddesinde konuttan çıkma sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı ve Yönerge ile buna ek sebepler getirilemeyeceği; diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesinin (B) bendi kapsamında bulunan askeri personelin, görevlerine son verilmesi halinde, kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edileceklerinin düzenlendiği, bununla birlikte görevden uzaklaştırılan veya haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin kamu konutundan tahliye edilmelerine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği; bu nedenle dava konusu düzenlemenin hukuka ve üst hukuk normlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Kamu konutlarının kamu personeline tahsisine ilişkin usul, esas ve şartların Kamu Konutları Yönetmeliği ile belirlendiği; öte yandan, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyesindeki personele tahsis edilecek kamu konutlarının puanlama, tahsis, konuttan çıkarılma ve konutların yönetimine dair esasların ise söz konusu Yönetmelik esas alınarak hazırlanan MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’yle düzenlendiği, anılan Yönerge’de 17/05/2019 tarihinde dava konusu değişikliğin yapıldığı; her çeşit güvenlik önlem ve tertiplerin baş unsurunun personel olduğu, Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı; 15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde hain darbe girişiminde bulunulduğu, anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, darbe teşebbüsünün tamamamen sonlandırılması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince bir takım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla bir takım tedbirlerin alınması gerektiği, darbe girişiminin mahiyeti itibarıyla hızlı, etkili ve sonuç alıcı adımlar atılmasının kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu, bu durumun bir gereği olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde FETÖ/PDY ile mücadeleye en küçük şüpheye mahal vermeyecek şekilde her platformda devam edildiği, bu kapsamda TSK’nın güvenlik ihtiyaçları ve Kurumun özel durumu dikkate alınarak Konut Yönergesi’ne dava konusu ilavenin yapılarak Bakan oluru ile yürürlüğe konulduğu, OHAL ve sonrasındaki süreç birlikte değerlendirildiğinde, Yönerge’de yapılan değişikliğin mevzuata uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında, askeri personelin lojmandan tahliyesi için, görevine son verilmesi koşulunun arandığı; ayrıca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesinde, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nda ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nda görevden uzaklaştırılan veya ceza mahkemelerinde yargılaması devam eden personelin lojmandan tahliyesine yönelik bir kurala yer verilmediği dikkate alındığında; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin lojmandan tahliyesini öngören Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölümünün “Konuttan Çıkma” başlıklı 1. maddesinde (17/05/2019 tarihli Yönergeyle değişik) yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinde üst hukuk normlarına uygunluk görülmediğinden, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Türk Silahlı Kuvvetlerinde öğretmen üsteğmen olarak görev yapan davacı tarafından, MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölüm, 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan; “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 140. maddesinde; “Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.”; 141. maddesinde; “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler… ” hükümleri öngörülmüştür.
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:” başlıklı 65. maddesinde ise; “Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askerî memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır: …
f) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler…” hükmü yer almıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin “Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi” başlıklı 4. Bölümünün 1.maddesinin (l) bendinde; “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanununun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2019)” kuralına yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 25/07/2018 tarih ve 7145 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddesinin ilgili kısmı ise;
“A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. …
B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. …
Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz. …” şeklindedir.
657 sayılı Yasanın anılan hükümlerinden; görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurların sosyal haklardan yararlanmaya devam edeceği, benzer mahiyette 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na göre, açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların da lojmandan faydalanmaya devam edecekleri anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesinin (B) bendinde de 926 sayılı Kanun’a tabî personelden yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Oysa aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde; (A) bendi kapsamında kalan kamu görevlileri bakımından, göreve son verilme şartı aranmamış, görevden uzaklaştırılanların da kamu konutlarından tahliye edileceği ivedi bir tedbir olarak düzenleme altına alınmıştır.
Dava konusu Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nde ise yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin 15 gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, mevzuatta Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için göreve son verilme şartının öngörüldüğü, bu personel hakkında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilmesinin, açığa alınmanın ya da tutuklanmanın kamu konutlarında tahliye için yeterli görülmediği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, duruşma için önceden belirlenen 07/06/2022 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili Av. …’ın ve Danıştay Savcısı …’in katılımıyla açık duruşmaya başlanıldı. Taraflara usulüne uygun ikişer defa söz verildikten, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan ve taraflara son kez söz verildikten sonra, duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) öğretmen üsteğmen olarak görev yapmakta olan davacı, 2016 yılından bu yana TSK’ya ait …lojmanlarında ikamet etmektedir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 65. maddesi kapsamında 09/05/2019 tarihinde açığa alınmış olup; …Ağır Ceza Mahkemesinde (E: …) yargılaması devam etmektedir.
12/04/2006 tarihli MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölümünün “Konuttan Çıkma” başlıklı 1. maddesinde (17/05/2019 tarihli Yönergeyle yapılan değişiklikle), anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin kamu konutundan tahliye edilmesi düzenlenmiştir.
Bunun üzerine, bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, işbu dava açıldıktan sonra, davalı idare tarafından, dava konusu Yönerge’ye istinaden, 06/11/2019 tarihinde davacının konuttan tahliyesi istenilmiştir. Davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu da …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 140. maddesinde, “Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.” kuralı; 141. maddesinde, “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler…” kuralına yer verilmiştir.
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 65. maddesinde; “Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askerî memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır: …
f) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler…” hükmü öngörülmüştür.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun “Konuttan çıkma” başlıklı 7. maddesinde; “Bu Kanun kapsamına giren;
a) Özel tahsisli, görev tahsisli ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar.
b) Sıra tahsisli konutlarda oturanlar; beş yıllık oturma süresinin bitiminden itibaren onbeş gün veya yararlanacak başka biri olmaması nedeniyle oturmaya devam etmesine izin verilmiş ise çıkması için idarece yapılan tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde, emeklilik, istifa, başka bir yere nakil ve her ne sebeple olursa olsun memuriyet sıfatı kalkanlar ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar….” kuralı yer almıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin, 25/07/2018 tarih ve 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle eklenen, Geçici 35. maddesinde; “A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. …
B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. …
Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz. …” denilmiştir.
12/04/2006 tarihli MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölümünün dava konusu edilen “Konuttan Çıkma” başlıklı 1. maddesinde, “…Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanununun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2019)” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 141. maddesinde; görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurların sosyal haklardan yararlanmaya devam etmeleri kurala bağlanmış; benzer mahiyetteki 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 65. maddesinde de, açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların lojmandan faydalanmaya devam etmeleri öngörülmüştür.
Ayrıca, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 7. maddesinde, kamu görevlilerinin lojmandan çıkarılmasının genel koşulları ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiş olup; söz konusu maddede, “görevden uzaklaştırılan” veya “anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilen” kamu görevlilerinin lojmandan tahliye edilmesine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında da, 926 sayılı Kanun’a tabî personelden yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği belirtilmiştir. Oysa aynı maddenin (A) fıkrası incelendiğinde; bu fıkra kapsamında kalan kamu görevlileri (Anayasa Mahkemesi üyeleri, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları ve üyeleri hâkim ve savcılar, Sayıştay meslek mensupları) bakımından, göreve son verilme şartı aranmamış, görevden uzaklaştırılanların da kamu konutlarından tahliye edileceği ivedi bir tedbir olarak düzenleme altına alınmıştır.
Bu itibarla, mevzuatta Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için göreve son verilme şartının öngörüldüğü, bu konuda açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmediği, dolayısıyla görevden uzaklaştırılan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin bu gerekçe ile kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Ancak dava konusu edilen Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nde, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin 15 gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiğinin düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda, Anayasa’nın 124. maddesi uyarınca, kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla, düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, üst hukuk normlarına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar davalı idarenin savunmasında; “Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, 15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde gerçekleşen hain bir darbe girişiminde bulunulduğu, anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla birtakım tedbirler alması gerektiği” ifade edilerek, bu hususi durumun işlemin gerekçesi olduğu belirtilmekte ise de; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesinde; idarenin savlarında belirtilen olağanüstü süreçle bağlantılı birtakım tedbirler düzenlenirken, kanun koyucu tarafından TSK personeli bakımından açığa alınmanın yeterli görülmemesi ve yukarıda metinlerine yer verilen 657 sayılı Kanun, 926 sayılı Kanun ve 2946 sayılı Kanun hükümlerine istisna getirir nitelikte bir düzenleme yapılmaması karşısında, bu savunmaya itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 12/04/2006 tarihli MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölümünün “Konuttan Çıkma” başlıklı 1. maddesinde (17/05/2019 tarihli Yönergeyle değişik) yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.