Danıştay Kararı 12. Daire 2019/6135 E. 2022/3897 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/6135 E.  ,  2022/3897 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6135
Karar No : 2022/3897

DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından;
1. 01/09/2019 tarih ve 30875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28/08/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar Kısmının ‘’Sosyal denge tazminatı’’ başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının; ‘’Sosyal denge tazminatı süre uzatımı’’ başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasının iptali ile;
2. 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile eklenen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesindeki ”yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere’’ ibaresi ile madde kapsamındaki diğer ibarelerin; anılan Kanun’un 30. maddesi ile eklenen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü cümlesindeki ‘’toplu sözleşmede belirlenen tavan’’, ”unvanlar itibarıyla’’ ve ”tavan olarak’’ ibarelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Kamu görevlilerinin sendikal haklarının Anayasa ve uluslararası mevzuat bağlamında güvence altına alındığı, bu hakların; örgütlenme özgürlüğü, toplu sözleşme hakkı ile grev hakkını da kapsadığının açık olduğu, temel hak ve hürriyetler içinde yer alan ve toplu sözleşme hakkını da kapsayan sendikal hakların, yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ancak Kanun’la sınırlanabileceği dikkate alındığında, toplu sözleşme hakkının kanun hükmünde kararname ile sınırlandırılamayacağı, yine yetki kanununa dayanılmadan çıkarılan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesine istinaden, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın ilgili maddelerinde tavan tutarı getirilerek, sosyal denge tazminatı ödenmesinde kriterlere bağlı olarak ayrıma gidilmesine hukuken imkan bulunmadığı, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinde memurlara yapılacak ödemeler bakımından herhangi bir sınırlama, birtakım kriterlere göre tutar belirleme ve tavan uygulamasının getirilmediği, toplu sözleşmelerle ancak toplu sözleşme alanı içinde düzenleme yapılabileceği, yasal dayanaktan yoksun düzenlemenin, kamusal harcamaları sınırlandırmak ve bütçe disiplinini sağlamak amacına uygun bir düzenleme olmadığı ileri sürülmüştür.

DAVALI … BAKANLIĞININ SAVUNMASI:
Anayasa’nın 53. ve 128. maddesindeki düzenlemelerle; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının, kanuni düzenleme dışında toplu sözleşme imzalanması yoluyla veya uzlaşma sağlanamaması durumunda taraflardan en az birinin başvurmasıyla Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafından belirlenmesine imkan sağlandığı, toplu sözleşme sistemine geçilmesi ile birlikte kamu görevlilerinin toplu pazarlık hakkına kavuştuğu, ilgili tarafların anlaşması halinde başka bir onay veya yasal düzenlemeye gerek kalmadan toplu sözleşme yapmak suretiyle kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesi konusunda nihai kararların alınmasının sağlandığı, dava konusu Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın, 4688 sayılı Kanun’da belirtildiği gibi yetkili konfederasyon ve sendika temsilcileri ile diğer birçok kesimden seçilen üyelerin oyçokluğu sonucunda alındığı, yasama organınca 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile sosyal denge tazminatı ödemesine ilişkin düzenleme yapılarak, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye Ek 15. maddenin eklendiği, davacının iddiasının aksine, sosyal denge tazminatına ilişkin düzenlemenin, yetki kanununa dayanmayan bir kanun hükmünde kararname ile değil, bizzat yasama organınca, yasama yetkisi kullanılarak yürürlüğe konulduğu, Ek 15. maddede kanun koyucu tarafından doğrudan sosyal denge tazminatı tavan tutarının belirlenmeyerek, bu yetkinin toplu sözleşmenin taraflarına bırakıldığı, toplu sözleşme sürecinde belirlenen sosyal denge tazminatı tavan tutarının, tarafların toplu sözleşme ve sendikal örgütlenme hakkına bir müdahale içermediği, hatta sendikal özgürlüğe imkan sağlandığı, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesi ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nda yer alan koşul ve sınırlamalar dikkate alındığında, sosyal denge tazminatının kamu görevlilerinin maaşını oluşturan genel, temel ve sürekli unsurlardan biri olmadığı, bütçe disiplinini sağlayabilen mahalli idarelerce ödenebileceği ve yıllar itibarıyla ödenip ödenmeme durumunun değişebileceği, mahalli idarelerin bütçe gelir ve gider dengesinin elverdiği nispette personelin mali haklarında artışlar yapabilme amacı taşındığı, bu doğrultuda, sosyal denge tazminatı için toplu sözleşme ile belirlenmekte olan tavan tutarın olmaması halinde, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinde belirtildiği gibi ilgili idarenin personel giderleri, en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde otuzunu aşacağı ve mevcut sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz kalacağı, tavan tutar uygulamasının kanuni gereklilik sonucu ortaya çıktığı, öte yandan, 15/03/2012 tarihinden önce imzalanan sözleşmelerin 31/12/2021 tarihinden önce sona ermesi veya mevcut sözleşmelerin söz konusu Geçici 14. maddenin yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden sonra karşılıklı olarak feshedilmesi halinde, sözleşmelerin sona erme veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile 4688 sayılı Kanun’da öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkrada düzenlenen koşul ve sınırlamalara bağlı olmaksızın, Kanun’un 32. maddesi hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabileceğinin geçici madde ile düzenlenerek, 31/12/2021 tarihine kadar uygulanacak sözleşmelerde 11/04/2012 tarihinde uygulanmakta olan sözleşmeler uyarınca yapılan ortalama aylık ödemenin tavan tutar olarak belirleneceğinin belirtildiği, yine de tavan tutarın hiçbir şekilde en yüksek Devlet memuru aylığının %100’ünü aşamayacağı, dolayısıyla 4688 sayılı Kanun’da 2015 yılı olarak öngörülen süre, önceki toplu sözleşmelerde olduğu gibi 2019/1 sayılı Hakem Kurulu Kararı ile de 31/12/2021 tarihine kadar uzatılmış olup, buna ilave olarak bu kapsamdaki sosyal denge sözleşmelerine de tavan tutar uygulamasının getirildiği, 4688 sayılı Kanun’da 2015 yılı olarak öngörülen süreyi toplu sözleşmeler ile 2017, 2019 ve son olarak 2021 yılı şeklinde uzatmak ile bu uygulama için tavan öngörmenin aynı nitelikte olduğu, sonuç olarak dava konusu düzenlemenin, Anayasa’nın açıkça verdiği yetkiye dayanılarak, 4688 sayılı Kanun’da belirtilen usule uygun şekilde sendikaların da dahil olduğu karşılıklı müzakerelerle yürütülen bir sürecin sonucunda üyelerin oy çokluğuyla yapıldığı ve başkaca herhangi bir onaya veya yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmadan yürürlüğe girdiği savunulmuştur.

DAVALI … BAKANLIĞININ SAVUNMASI:
Usul yönünden; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde, süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esas yönünden; 4688 sayılı Kanun uyarınca, 2020/2021 yılları için kamu görevlilerinin geneline ve hizmet kollarına yönelik 01/08/2019-20/08/2019 tarihleri arasında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde taraflar arasında sözleşme imzalanamaması üzerine Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna intikal ettirilen başvuruların incelenmesi neticesinde davaya konu Karar’ın alındığı, iptali istenilen Karar’ın 1. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemenin bütün toplu sözleşmelerde yer aldığı, yapılan sosyal denge sözleşmeleri ile belirlenen sınırın aşılmamasını sağlayan bir hüküm olduğu, ilgili mevzuat uyarınca memurlara toplu sözleşme hakkı verilmekle birlikte, yapılacak sözleşmelerin yine kanunlarla belirlenen usul ve esaslara uyması gerektiği, sosyal denge sözleşmesinin; 4688 sayılı Kanun kapsamında düzenlenebilen, toplu sözleşme niteliği taşımayan, toplu sözleşme güvencesi veya yükümlükleri barındırmayan, kendine özgü dönemsel bir düzenleme olduğu, sözleşmenin, kamu görevlilerinin ekonomik durumlarının daha iyi hale getirilmesi, ekonomik ve sosyal barışı sağlamak ve devam ettirmek, adaletsiz ücret dağılımını önlemek amacıyla, kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak çalışanlar dışındaki kamu görevlilerinin, aylık maaşlarına ek olarak, ödenmesi yasal düzenlemelerle öngörülen sosyal denge tazminatının ödeme şekil ve şartlarına ilişkin kuralları içerdiği, Anayasa’nın 53. maddesinde verilen yetki uyarınca 4688 sayılı Kanun’un Ek 15. maddesinde düzenleme yapıldığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı sendika tarafından, 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı 4. Bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrası hükmü ile “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrası hükmünün iptali ve uyuşmazlığın dayanağı olan 30/06/1989 tarih ve 20211 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 375 sayılı KHK’nin 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunun 33. maddesi ile eklenen Ek 15. maddesinde yer alan “yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere” ibaresinin, “Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibariyle ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir.” düzenlemesine yer verilen Geçici 14. maddesinde yer alan “toplu sözleşmede belirlenen tavan”, “unvanlar itibariyle” ve “tavan olarak” ibarelerinin ve 6289 sayılı Kanunun 33. maddesinin T.C. Anayasasının 152. maddesine istinaden Anayasaya aykırı olması nedeniyle somut norm denetimi yapılmak üzere Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
Anayasa’nın 128. maddesinde, “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere toplu sözleşme hakkının konu bakımından kapsamı, mali ve sosyal haklarla sınırlandırılmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı”, 28. maddesinde ise, “Toplu sözleşmenin kapsamı” düzenlenmiştir.
01/09/2019 tarih ve 30875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28/08/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın “Kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “(1) Bu kararın; kamu görevlilerinin geneline ilişkin mali ve sosyal haklarla ilgili bölümü 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının, her bir hizmet kolu kapsamına giren mali ve sosyal haklarla ilgili bölümü ise ilgili hizmet kolu kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlileri hakkında uygulanır. (2) Bu Kararda düzenlenmeyen mali ve sosyal haklar hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.”, “Dayanak” başlıklı 2. maddesinde de, “(1) Bu Kararın dayanağı, 4688 sayılı Kanunun 33 ve 34 üncü maddeleridir.”, aynı Kararın “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı 4. Bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında da, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.”, yine aynı Bölümün 6. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Bu hüküm çerçevesinde yapılacak ödeme tutarı hiçbir şekilde 1 inci maddede yer alan sosyal denge tazminatı oranı ile belirlenecek tutarı aşamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri çerçevesinde, uyuşmazlığa konu 2020 ve 2021 Yıllarını Kapsayan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı 4. Bölümünün, dayanağı 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun ilgili maddesi hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen söz konusu düzenlemede hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 21/04/2021 tarih ve 31461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 73 sayılı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Kurulması ile Kamu Personel İşlemlerinin Yürütülmesine İlişkin Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hasım mevkiine alınarak gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
01/09/2019 tarih ve 30875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28/08/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar Kısmının ‘’Sosyal denge tazminatı’’ başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının; ‘’Sosyal denge tazminatı süre uzatımı’’ başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasının iptali ile 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile eklenen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesindeki ”yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere’’ ibaresi ile madde kapsamındaki diğer ibarelerin; anılan Kanun’un 30. maddesi ile eklenen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü cümlesindeki ‘’toplu sözleşmede belirlenen tavan’’, ”unvanlar itibarıyla’’ ve ”tavan olarak’’ ibarelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacı Sendika tarafından; 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile eklenen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesindeki ”yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere’’ ibaresi ile madde kapsamındaki diğer ibarelerin; anılan Kanun’un 30. maddesi ile eklenen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü cümlesindeki ‘’toplu sözleşmede belirlenen tavan’’, ”unvanlar itibarıyla’’ ve ”tavan olarak’’ ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın ”Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı 53. maddesinde, ”İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
(Ek fıkra: 23/7/1995-4121/4 md.; Mülga üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) (Mülga dördüncü fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.)
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” kuralına; ”Genel ilkeler” başlıklı 128. maddesinin ikinci fıkrasında, ”Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” kuralına yer verilmiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ”Amaç” başlıklı 1. maddesinde, ”Bu Kanunun amacı, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” hükmü; ”Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, ”Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ya da bunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.” hükmü; ”Toplu sözleşmenin kapsamı” başlıklı 28. maddesinde, ”Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar. Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz. Toplu sözleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir…” hükmü; ”Mahalli idarelerle sözleşme imzalanması” başlıklı 32. maddesinde, ”27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz. Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmü; ”Uyuşmazlık hali” başlıklı 33. maddesinde, ”Toplu sözleşme görüşme süreci sonunda toplu sözleşme imzalanamaması halinde, üzerinde uzlaşılan ve uzlaşılamayan konuları içeren toplantı tutanağı, tutanağın kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri ilgili sendika temsilcisi ile Kamu İşveren Heyeti Başkanı tarafından imzalanır. Toplu sözleşme görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanması ve toplantı tutanağı imzalanamaması halinde Devlet Personel Başkanlığı tarafından görüşmelerin uzlaşmazlıkla sonuçlandığına dair tespit tutanağı tutulur. Toplantı tutanağı imzalanmasından veya görüşmelerin uzlaşmazlıkla sonuçlandığının tespit tutanağı ile belirlenmesinden itibaren üç işgünü içerisinde sözleşmenin ilgili bölümlerini imzalamaya yetkili olanlar tarafından imzalamaya yetkili oldukları bölümler için Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulabilir. Toplu sözleşme kapsamına girmeyen konulara ilişkin olarak Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.” hükmü; ”Kamu Görevlileri Hakem Kurulu” başlıklı 34. maddesinde, ”Kamu Görevlileri Hakem Kurulu her toplu sözleşme dönemi için;
a) Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay Başkan, Başkanvekili, Başkan Yardımcısı veya Daire Başkanları arasından Cumhurbaşkanınca Başkan olarak seçilecek bir üye,(3)
b) (Değişik: 2/7/2018-KHK-703/197 md.) Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından dört üye,
c) Bağlı sendikaların üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip konfederasyon tarafından belirlenecek iki, bağlı sendikaların üye sayısı açısından ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlardan birer üye,
d) Üniversitelerin kamu yönetimi, iş hukuku, kamu maliyesi, çalışma ekonomisi, iktisat ve işletme bilim dallarından en az Doçent unvanını taşıyanlar arasından Cumhurbaşkanınca seçilecek bir üye,
e) Bağlı sendikaların üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip konfederasyon tarafından üç, bağlı sendikaların üye sayısı açısından ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından ikişer olmak üzere (d) bendinde belirtilen bilim dallarından en az Doçent unvanını taşımak kaydıyla, önerilecek toplam yedi öğretim üyesi arasından Cumhurbaşkanınca seçilecek bir üye, olmak üzere onbir üyeden oluşur.
Birinci fırkanın (b) bendi gereğince belirlenen üyeler, konfederasyonlarca belirlenen üyeler ile öğretim üyeleri, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından iki hafta önce Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun Başkan ve diğer üyeleri, toplu sözleşme görüşmeleri başlamadan önce belirlenir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanı ve her bir üyesi için aynı usul ve esaslar çerçevesinde birer yedek üye görevlendirilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, Başkanın çağrısı üzerine Başkan dahil en az sekiz üyenin katılımı ile toplanır. Mazereti nedeniyle toplantıya katılamayacak üyelerin yerine yedekleri çağrılır. Çalışma programı, toplantı gündemi, toplantı veya tespit tutanağının inceleme usul ve esasları ile toplantıya ilişkin diğer hususlar Başkan tarafından belirlenir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, tarafların başvuru tarihinden itibaren beş gün içinde kararını verir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar alır. Kurul üyeleri çekimser oy kullanamazlar. Oyların eşitliği halinde Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Karara katılmayan üyeler, ayrı ayrı veya birlikte, karşı oy şerhini ve gerekçesini tutanağa yazdırır. Kurul kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Kurul kararları taraflara üç gün içerisinde yazılı olarak bildirilir ve Resmî Gazetede yayımlanır. Her toplantı günü için toplantıya katılan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanına (5000), üyelere (4500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda toplantı ücreti ödenir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun sekretarya hizmetleri Devlet Personel Başkanlığınca yürütülür. Toplu sözleşme görüşmeleri ile Kamu Görevlileri Hakem Kurulu çalışmalarına katılacak olanların ağırlama, konaklama, yolluk ve gündelikleri ile diğer her türlü giderleri Devlet Personel Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.” hükmü; 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile eklenen Geçici 14. maddesinde, ”15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz…’’ hükmü getirilmiştir.
Anılan Kanun’un 33. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 15. maddesinde, ”Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.’’ hükmüne yer verilmiştir.
4688 sayılı Kanun’un 33. ve 34. maddeleri dayanak alınarak hazırlanan ve 01/09/2019 tarih ve 30875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28/08/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın ”Kapsam” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, ”Bu Kararın; kamu görevlilerinin geneline ilişkin mali ve sosyal haklarla ilgili bölümü 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının, her bir hizmet kolu kapsamına giren mali ve sosyal haklarla ilgili bölümü ise ilgili hizmet kolu kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlileri hakkında uygulanır.” kuralına; ”Yürürlük süresi ve tereddütlerin giderilmesi” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında, ”Bu Karar, 01/01/2020-31/12/2021 tarihleri arasında uygulanır.” kuralına; Karar’ın Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar Kısmının ‘’Sosyal denge tazminatı’’ başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, ”Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.’’ kuralına; ”Sosyal denge tazminatı süre uzatımı’’ başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasında, ”Bu hüküm çerçevesinde yapılacak ödeme tutarı hiçbir şekilde 1. maddede yer alan sosyal denge tazminatı oranı ile belirlenecek tutarı aşamaz.’’ kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar Kısmının ”Sosyal denge tazminatı’’ başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrası yönünden incelendiğinde;
Anayasa’nın 53. maddesi ile memurlar ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınmış olup; toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususların Kanun’la düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin, 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile eklenen Ek 15. maddesinde; belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, ödenebilecek aylık tutarın, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanun’da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği kuralına yer verilmiştir.
4688 sayılı Kanun kapsamında ise toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenerek, Kanun’un genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler de dahil olmak üzere kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilerek, toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda mutabık kalınması durumunda taraflarca imzalanan sözleşme şeklinde tanımlanmıştır.
Kanun’da toplu sözleşmenin; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ile diğer mali ve sosyal hakları kapsayacağı, devamında ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesi çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceği, bu Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayan sözleşme hakkında, Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamayacağı belirtilerek, mahalli idarelerle sözleşme imzalanmasına ayrı bir başlık altında yer verilmiştir. Yine mahalli idarenin, vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının bütçe gelirlerinin belli bir yüzdesini aşması, ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya personel giderinin bütçe gelirlerinin belli bir yüzdesini aşması halinde sözleşme yapılamayacağı, sayılan koşulların oluşması halinde mevcut sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz kalacağı düzenlenmiştir.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesinin, mahalli idareler tarafından yapılan sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin kanuni dayanağını oluşturduğu açık olup; anılan Kanun’la değişik 4688 sayılı Kanun’un mahalli idarelerle sözleşme imzalanmasına ilişkin hususların düzenlendiği 32. maddesiyle de, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesi çerçevesinde, madde kapsamındaki koşulların sağlanması suretiyle sosyal denge tazminatına ilişkin sözleşme yapılması yönünde taraflara olanak sağlanmıştır.
Mahalli idarelerce yapılan sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin dayanağını teşkil eden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesinde, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ibaresiyle, toplu sözleşmenin taraflarının, tavan tutarın belirlenmesi açısından yetkilendirildiği görülmekle, bu şekilde toplu sözleşmeyle belirlenen tavan tutarın geçilmemesi koşuluyla, ilgili mahalli idareler ile sendikalar tarafından sosyal denge tazminatının aylık tutarının belirlenebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu çerçevede, anılan Kanun Hükmünde Kararname ile verilen yetki uyarınca dava konusu 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının sosyal denge tazminatına ilişkin kısmında, sosyal denge tazminatı ödemelerinde, en yüksek Devlet memuru aylığının %100’ünü geçmeyecek şekilde tavan tutar uygulaması yer almıştır. Bu tavan tutarın aşılmayarak, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre miktarın belirlenmesi husunda sözleşme tarafları yetkilendirilmiştir.
Bu durumda, üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmeyen düzenleme açısından hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Dava, ”Sosyal denge tazminatı süre uzatımı’’ başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrası yönünden incelendiğinde;
Yukarıda da yer verildiği üzere, mahalli idarelerce yapılan sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin dayanağını, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin, 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile eklenen Ek 15. maddesi oluşturmaktadır. Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan sözleşmelerin hukuki durumu ise, anılan Kanun maddesinin 30. maddesiyle 4688 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 14. maddede düzenlenmiştir.
Anılan geçici maddeyle; 15/03/2012 tarihinden önce idareler ile ilgili sendikalar arasında imzalanmış olan toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlardaki sözleşmelerin uygulanmasına, sözleşmelerde öngörülen sürenin sonuna kadar devam edilebileceği, bu sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği sürece, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesi hükümleri uyarınca ayrıca sözleşme yapılamayacağı; ancak, sözleşmeleri, 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya maddenin yürürlük tarihi olan 11/04/2012 tarihinden sonra karşılıklı olarak feshedilen idarelerin, sözleşmelerinin sona erme veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmenin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile Kanun’da öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadar ki dönemle sınırlı olmak üzere 32. madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabileceği, bu durumda toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla personele önceki sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde, 31/12/2015 tarihine kadar uygulanacak sözleşmelerde, maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 11/04/2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla personele ödenen ortalama aylık tutarın tavan olarak esas alınabileceği, bu şekildeki ödemelerin kazanılmış hak sayılmayacağı kuralına yer verilmiştir.
Dolayısıyla 15/03/2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, sözleşmelerde öngörülen süre sonuna kadar uygulanmasına devam edileceği, yine sözleşmenin 31/12/2015 tarihinden önce sona ermesi veya 11/04/2012 tarihinden sonra feshi durumunda 32. madde uyarınca yeni bir sözleşme yapılabileceği; ancak, bu dönemlere ilişkin olarak, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutara istisna getirilerek, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla önceki sözleşmelerde belirlenen ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde, ortalama aylık tutarın tavan olarak alınabileceği düzenlenmiştir. Kanun’da yer alan 31/12/2015 ibaresi; toplu sözleşmelerle 31/12/2017, 31/12/2019 şeklinde uzatılmıştır.
Dava konusu 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar Bölümünün, ”Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasıyla, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14. maddesinde yer alan 31/12/2015 ibaresinin, 31/12/2021 şeklinde uygulanacağı; ayrıca bu hüküm çerçevesinde yapılacak ödeme tutarının hiçbir şekilde 1. maddede yer alan sosyal denge tazminatı oranı ile belirlenecek tutarı aşamayacağı ifade edilmiştir. Böylece Kanun’un Geçici 14. maddesindeki düzenleme açısından, 15/03/2012 tarihinden önce veya sonra imzalanan sözleşmelerle ilgili olarak, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın aşılamayacağı toplu sözleşme hükmü olarak yer almıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesinde sosyal denge tazminatının aylık tutarının, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçemeyeceğine yönelik düzenleme uyarınca, dava konusu Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nda, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesi çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarının, en yüksek Devlet memuru aylığının %100’ü olduğu şeklinde belirleme yapılarak, devamında ise bu maddeye atıfla Geçici 14. madde uyarınca yapılacak ödeme tutarı açısından, aylık tavan tutarın yine en yüksek Devlet memuru aylığının %100’ünü geçemeyeceği kuralı getirilmiştir.
Bu durumda, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesindeki düzenleme uyarınca sosyal denge sözleşmelerinde tavan tutarın belirlenmesi hususunda toplu sözleşmenin tarafları yetkilendirildiğinden, aylık tavan tutar açısından, anılan Karar’ın 1. maddesine yapılan atıfla, en yüksek Devlet memuru aylığının %100’ü şeklindeki kriterin uygulanmasında, üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.